Konya Ticaret Odası Konferans Salonu'nda düzenlenen programa; Vali İbrahim Akın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Demiralp, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, il protokolü, üniversitelerin rektör ve rektör yardımcıları, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, meslek odalarının yöneticileri ile çok sayıda davetli katıldı.
İklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir mesele olmadığını, insanlığın ortak geleceğini doğrudan ilgilendiren küresel bir sorumluluk olduğunu ifade eden Vali Akın, bu toplantıda çocuklara bırakılacak mirasın ve Türkiye'nin tarım ve sanayi üssü konumundaki Konya'nın yarınlarının konuşulduğunu söyledi.
Konya'nın tarih boyunca karşılaştığı zorlukları birlik ve beraberlik içerisinde aşmış köklü bir medeniyet şehri olduğunu belirten Vali Akın, “Ancak bugün toprağımızın ve suyumuzun her bir damlasını korumak, her zamankinden daha büyük bir stratejik zorunluluk haline gelmiştir.” İfadelerini kullandı.
Küresel iklim değişikliğinin artık geleceğe ilişkin bir tehdit olmaktan çıkıp etkileri her geçen gün daha derinden hissedilen bir gerçeklik hâline geldiğini kaydeden Vali Akın,” sıcaklık artışları, düzensiz yağış rejimi ve bunun doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan kuraklık riski, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en çok Anadolu’nun tahıl ambarı olan Konya Havzası’nı etkilemektedir” dedi.
Konya'nın sahip olduğu üretim gücüyle ülkemizin tarımsal üretiminde lokomotif şehirlerden biri olduğuna dikkat çeken Vali Akın, “Stratejik öneme sahip on dört tarım ürününde Türkiye’de ilk sıralarda yer alan ilimiz; sadece milletimizin sofrasına değil, aynı zamanda dünyanın gıda arzına ve gıda güvenliğine de katkı sunan güçlü bir üretim merkezidir. Dolayısıyla Konya’da iklim değişikliğine karşı atılan her adım, yalnızca şehrimizin değil, ülkemizin ve küresel gıda güvenliğinin geleceği açısından da büyük bir kıymet taşımaktadır.” şeklinde konuştu.
Su kaynaklarının korunmasının ve verimli kullanılmasının iklim değişikliğiyle mücadelenin en önemli başlıklarından biri olduğunu ifade eden Vali Akın; “Bu gerçekten hareketle Konya olarak bir taraftan suyun tek bir damlasını dahi israf etmeyecek modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, su kaynaklarının verimli kullanılması ve su tasarrufu konusunda farkındalığın artırılması için çalışırken; iklim değişikliğine dayanıklı ürün desenlerinin yaygınlaştırılması için de gayret göstermek durumundayız” dedi. Konya'nın güçlü tarımsal yapısının yanında önemli bir sanayi şehri olduğuna da işaret eden Vali Akın, Konya sanayisinin, küresel pazarda rekabet gücünü koruyabilmesi adına yeşil mutabakat standartlarına uyum sağlaması, karbon ayak izinin azaltılması ve enerji verimliliği artık bir zarurettir. Yine şehrimizin sahip olduğu yenilenebilir enerji potansiyelini en üst düzeyde değerlendirerek, Konya’mızı temiz enerjinin de merkezi konumuna taşımak durumundayız. Çünkü inanıyoruz ki doğal kaynaklarımızı koruyan, suyu verimli kullanan, enerjiyi etkin tüketen ve çevreyle uyumlu üretim anlayışını benimseyen bir kalkınma modeli hem bugünümüzü hem de gelecek nesillerimizin emanetini güvence altına alacaktır.
Konya, sahip olduğu tarımsal potansiyeli, güçlü sanayi altyapısı ve çevre odaklı yatırımlarıyla Türkiye Yüzyıl’ının sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sunmaya devam edecektir.” İfadelerini kullandı.
Vali Akın, konuşmasının sonunda programın düzenlenmesinde emeği geçen başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlara, ticaret ve sanayi odalarına ve basın mensuplarına teşekkür ederek, COP31 Türkiye Buluşmalarının ülkemiz ve Konya'mız adına hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni etti.
Program, COP31 hazırlık sürecine ilişkin sunumların gerçekleştirilmesinin ardından sona erdi.