izmir escort escort izmir porno bursa escort alsancak escort antalya escort
Advert
Advert
Geleceğimiz İçin Tarımı Sahiplenmeliyiz
DURAN ÇÖLCÜ

Geleceğimiz İçin Tarımı Sahiplenmeliyiz

Bu içerik 1020 kez okundu.

Dünyanın en strateji sektörü olan Tarım, aynı zamanda beslenmemizin temelini oluşturuyor.

Günümüzde ekonomideki etkin güçlerden birisi olan tarım, ihmal edilmeyip, her yönüyle sahiplenilmesi gereklidir.

Eğer tarıma gereken önemi veremezsek, sorunlarını çözemezsek dışa bağımlılığımız artacaktır.

En büyük zararı da bizler ve devletimiz görecektir.  

Onun içinde şimdiden tarım sektöründe var olan sorunlar çözülmeli ve sürekli değişen bir tarımsal politika uygulanmamalıdır.

Mili bir tarım politikası uygulanarak, üretime yönelik destekler yeterince sağlanmalıdır. 

Günümüzde devletlerin güçlerini belirleyen unsurlardan en önemlisi de tarım ve tarımsal sanayidir.

Hatta bu alanda kendine yeten ve tarımsal ürünlerini ihraç ederek ekonomisini güçlendiren ülkeler sanayide olduğu gibi, bu alanda da söz sahibi oluyor.

Bundan dolayı da tarım ve tarımsal sanayi ihmal edilmeyecek kadar hayati bir öneme sahiptir.

 

TOBB Ticaret Borsaları Konseyi ve Konya Ticaret Borsası Başkanı Hüseyin Çevik’in önemli gördüğüm değerlendirmesini sizlerle paylaşmak istedim.

Hüseyin Çevik, "Tarım sektöründe köklü dönüşümlerin yapılması kaçınılmazdır. Tedbir almazsak, sadece gıda değil, milli güvenliğimiz de tehlikeye girer, dışa bağımlı hale geliriz. Tarım sektörü de aynen sanayi sektörü gibi, rekabete kendisini hazırlamak zorundadır. Bunun için yeni politikaların geliştirilmesi, tarım sektöründe köklü dönüşümlerin yapılması kaçınılmazdır. Sektörü; üretimiyle, ticaretiyle sürdürülebilir ve yönetilebilir bir duruma getirmek için paydaşlar arası etkileşim ve iletişim sağlam temellerde yeniden inşa edilmelidir.”

Tarımsal alanda köklü değişimin şart olduğuna dikkat çeken Hüseyin Çevik, sektörün bütünsel ele alınması sayesinde sorunların çözüleceğini hatırlatıyor.

 

Konya denilince Türkiye’nin tahıl ambarı olmasının yanında, buğday üretimi ve buğdaya dayılı un üretiminde söz sahibi olmamız aklımıza geliyor.

Buna rağmen buğday ekim alanının 1 milyon hektardan 800 bin hektara kadar gerilediği görülüyor. İyi bir tablo değildir.

Bu olumsuz tablodan kurtulmamız için öncelikle buğday ekim alanlarını koruyacak tedbirler vakit geçirmeden alınmalıdır.

Buğday ekimi yapan üreticilerin fiyat anlamında rahatlatılması sağlanmalıdır. Bu fiyat yüksek olan girdi maliyetlerine göre makul olmalıdır.

Tarımsal sulamanın var olan sorunları da çözülmelidir.

 

Sonuç olarak ülkemizdeki ve şehrimizdeki tarım sektörü AB ülkelerindeki yapıya kavuşturularak, geleceği daha sağlıklı bir hale getirilmelidir.

Eğer gelecekte yeniden tarımda kendi kendine yeten bir ülke konumuna gelmek istiyorsak, tarıma ve tarımsal sanayimize sahip çıkmalıyız.

Ülkemiz ve Konya tarımda hak ettiği yere gelmesi için tarım her zaman öncelikle ele alınmalıdır.

Günü birlik ve geçici değil, kalıcı olan her şey yapılmalıdır.

Ne dersiniz sizce de öyle yapılması gerekmez mi?

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Afrin'de 1 askerimiz şehit oldu
Afrin'de 1 askerimiz şehit oldu
Bahçeli'den Ankara'daki tren kazasıyla ilgili açıklama
Bahçeli'den Ankara'daki tren kazasıyla ilgili açıklama
maltepe escort alanya escort kartal escort manavgat escort