Bayramların Mana İklimine Vakıf Olabilmek
CÜNEYT DİLER

Bayramların Mana İklimine Vakıf Olabilmek

Bu içerik 1775 kez okundu.

Bayramların Mana İklimine Vakıf Olabilmek

 

"Onbir ayın sultanına veda ettik şimdilik. Bedenlerimizin bayram ettiği şu günde yüreklerimiz çoktan dokunuyor birbirine. Kimimiz kötülüğe, ihanete, vurdum duymazlığa, haksızlığa, adaletsizliğe oruç tutarken kimimiz sevgiyle, kardeşlikle, onurla, erdemle iftar ettik. Sessiz bir karanlığın ortasında gözyaşı döktük sahura, Filistin’deki çocuğa, Doğu Türkistan’daki genç kıza, Afrika’daki kadına, Myammar’daki babaya, Mısır’daki demokrasi savunucularına...

 

Kimisi aç kaldı riyakarca, kan şekeri düştü. Şimdi bol bol şeker yeme vakti. Aç kalmanın karşılığı onlara Şeker Bayramı. Kutlu olsun.

 

Kimisi terbiye etti ruhunu, bencil olmamak için, kardeşlik duygusundan vazgeçmemek için, sosyal adalet, sosyal nezaket duygusundan kopmamak için. Sosyal yardımın bir parçası olmak için, komşusu açken tok yatmamak için, bir yetimin başını okşamak için, bir öksüze gülümsemek için mahrum bıraktı zevklerinden bedenini bir ay boyunca. Çünkü bildi ki Ramazan demek, sonbaharda esip, ortalığı silip süpürüp pislikten arındıran rüzgar demek. Ramazan demek; çivisi çıkmış dünyaya mihenk taşı demek, ölmüş vicdanlara hayat soluğu demek...

İşte onlara da RAMAZAN BAYRAMI...

Mübarek olsun.

Şimdi dilediğimizce kutlayalım.

 

Yeryüzünde fitne ve fesattan eser kalmayıncaya ve dinde yalnız Allah'ın dini oluncaya kadar akıncı olalım, alperen olalım. Oğuz Kağan olalım, Kültigin olalım, Bilge kağan olalım, yazılalım Orhun abidelerine. Alp Arslan olalım, Alplere, yedilere, kırklara karışalım... Korku salalım vicdansızlara, rahmet olalım toprağa, yağalım çorak yüreklere. Osman Gazi olalım çığ gibi akın edelim Anadolu'ya. Şeyh Edebali olalım, öğüt olalım bilgisizlere. Yıldırım olalım, aksak bedenlere, eksik beyinlere şimşekler çaktıralım. Yavuz olalım, yavuz hırsızlara, Kanuni olalım adaletsizlere. Muhteşem kadrosu olalım 5000 yıllık tarihin. Sinan olalım mimariye, Piri Reis olalım gönül deryasına, Barbaros olalım ahlak denizine... Zembilli olalım terbiyeye...

Fatih olalım, yürekleri fethe kadar.

 

Bir selam verelim... Peygamber gülümsesin bize...

Bir gönül rızası alalım...Çocuklar bayram etsin...

Bir Yunus çağıralım... Sevgi ağaçları diksin bahçemize...

Bir gül yetiştirelim... Hacı Bektaş-ı Veliye uzatalım...

Bir gece olalım ... Mevlana, Şems gibi doğsun üzerimize...

Bir gündüz çağıralım... Gündüz Alp, Alperenlerle girsin Anadolu’ya yeniden...

Bir mum ışığı olalım... Anadolu aydınlansın..

Bir düş kuralım... Atinin medeniyet ufkunda güneş gibi doğalım...

Bir mecnun çağıralım, yüreğimiz şerha şerha sevgi olsun, aşk olsun, sevelim birbirimizi.

Bir Bilal olalım... Ve göğsümüzde taş yeşertelim... Taş yürekliler bile gülümsesin kararlılığımıza.

Bir Sümeyye olalım... Ve kalbimizde ağırlayalım, acımasız mızrakları... Mızraklar ümidimize saplansa da...

Bir Doğu Türkistanlı olalım...Bir tankın altına yatalım... Tanklar dört nala özgürlüğümüze...

Bir Çeçen olalım... Sevdamıza koşalım... Sevdamız ülkemize... Sevgimiz ölümüne...

 

Ve ölümü sevelim...

Öyle bir sevelim ki, altından ırmaklar akan o mekana girdiğimizde kocaman kanatlı melekler selam versin bize. Muştularla karşılasın.

''Dünyada en sevdiğin şeylerden bile vazgeçtin doğruları yaşatmak uğruna. Başkaları alay ederken imanınla, ısrarla gülümsedin, sevdin. Düşmanın için bile Allahım onları affet onlar bilmiyorlar diye dua ettin. İman ettin, mücadele ettin. İşte gerçek zafer senin artık. Ve hizmet sırası bizde. Muhakkak sen bizden daha üstünsün'' deyip ağırlasınlar bizi.

İşte o zaman BAYRAM O BAYRAM OLA!...

Bayramlar Bayram Ola.

Kutlu ola

Mübarek ola.

 

Dini bayramlar, günümüzde her ne kadar tatil olarak algılansa da hakikatteki manası çok derin ve anlamlıdır..

 

RAMAZAN BAYRAMI

Şükür bayramıdır.

Şükür; insanın bulunduğu halden memnuniyet duyması ve  hayattan tatmin olma duygusudur.

 

Ağız tadıyla bir yaşam algısı olduğu için şükür, Şeker Bayramı olarak dönüşmüştür.

(Mutmain nefse geçiş)

 

KURBAN BAYRAMI

Benliğinden, yani zanlarından kurtulanın yakine ermesiyle kurbiyetin başlamasıdır.

 

(Kurbiyet; "yakin'e ermek...)

 

Benliğini kurban etmek de denebilir.

 

BAYRAM:

Kişinin kendi hakikatine erişmesi ve kendisiyle barışıp dost olması akabinde yaptığı bir çeşit kutlamadır.

 

Herkesin kendi bayramı içsel zamanlamasına göre değişir.

 

Toplu yaşanan bayramlar ise birer semboldür.

 

BAYRAM:

Kişinin tüm isim ve sıfatlarından soyunup hakikatin ışığıyla kendi sırrına erişmesi, özüne dönmesi ve ikilikten kurtulmasıdır.

 

Zan'na ram olmaktan kurtulup, B'a ya ram etmesidir.

 

Yani "B" sırrıyla Allah'a iman etmesidir.

 

B SIRRI:

Senden BEN diyenin aşikar olmasıdır...

 

İnsanın içinde bulunduğu sistemi fark edip ve sistemi oluşturan kendi içindeki öz gerçeğinin idrakine ulaşmasıdır.

 

Yani B sırrı ile iman etmektir.

 

*B sırrı ile* iman edip, kendi hakikatine erişen kişi "Hakk" olduğu bilinciyle her varlıkta kendi özüne görür..

 

Bayramlarda yapılan sembolik uygulamaların manaları hakikate ışık tutar niteliktedir...

 

Örneğin Bayramlarda:

Yeni kıyafetlerin alınması,

Temiz giyinilmesi,

Dost, akraba ve kabir ziyaretleri,

Herkesle bayramlaşma geleneği,

Küslerin barışması,

İhtiyacı olanlara yardım eli uzatılması, Misafirlerin ağırlanması,

İkramlar yapılması,

Büyüklerin ellerinden öpülmesi...

...

Vb. uygulamaların hepsinin hakikatte batini manaları vardır.

 

Bayramlarda yeni ve temiz kıyafet giyilmesi:

Bayram yapmaya hak kazanan uyanmış kişinin eski bilincinden arınması ve yepyeni bir bilince adım atmasını sembolize eder...

 

*   *   *

 

*Eski bilinç;* atalarımızdan öğrendiğimiz çaresizliklerimizle birlikte kendimiz zannettiğimiz benlik kayıtlarımızdır.

 

Bu bilinç kişinin azabını yaratır...

 

Kişi hakikat bilincine erdikçe;

Eski bilinci değiştirmeye başlar...

Ve bu durum kişiyi içsel bir savaşa sürükler.

 

Zaman zaman eski bilinç zaman zaman yeni bilinç devreye girer ve kişinin bir anı bir anına uymaz hale gelir.

 

Yaşanan bu duruma MÜLHİME GİRDABI denir.

 

Bayram yapmaya hak kazanan kişi

Mülhime nefsin girdabından kurtulmuş, iç savaşını bitirmiş ve hakikat bilincine bürünmüştür.

 

O kişi artık adeta yeni doğmuş bebekler kadar saf ve temizdir...

 

Bayramda kabir ziyaretlerinin manası:

Mezarlıkların ziyaret edilmesi değil, henüz uyanmamış, kendini bedenden ibaret zanneden, beden kabrinde yaşayan ve uyanması yakın olan bilincimize yakın olan kişilerin ziyaret edilmesidir...

 

KUTLU ve MUTLU bol, şeker değil irfan tadında bir bayram diledim islâm alemine

 

Taleb ettiğimiz kadar nasiplendiğimize inanıyorum cümle sebeplerin sahibine hamdolsun.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Oyununuzu gördük, meydan okuyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Oyununuzu gördük, meydan okuyoruz”
Bakan Çavuşoğlu:
Bakan Çavuşoğlu: "Artık Türkiye sahada olduğu kadar masada da güçlü"