Advert
Hazır Yiyici Topluma Dönüştürüldük
İMDAT YAYLA

Hazır Yiyici Topluma Dönüştürüldük

Bu içerik 1053 kez okundu.

Üreten toplumdan çıkıp  hazır yiyici beleşçi bedava gelsin nerden gelirse gelsin diyen, Alın teri dökmeden kazanmanın  çabuk köşeyi dönmenin hesabını yapan topluluk haline getirildik..

Şeytan; Kıyamete kadar  biz insanların  peşini, izini, zaaflarını, takiple memur, gölge varlıktır. Her türlü kılığa girerek, kötülükleri, günahları ve türlü kepazelikleri allayıp süsleyerek insanı yanıltan azgın yaratık. Öfke, kin, haksızlık, zulüm, tembellik, bedavacılık, rehavet, dedikodu, yalan, gıybet, haset, gayri meşru şehvet, Hep onun eseri, onun dürtüsüdür. Olumsuz her tabloda, negatif her duygu ve düşüncede, ahlâksız her teklifte, hırsızlık, yolsuzluk, karaborsacılık gibi haksız her kazançta, yıkıcı-bölücü her eylemde, her türlü cinnet ve cinayette, yeryüzündeki sömürgeciliğin ve emperyalizmin temelinde onun etkisi vardır.

Cenab-ı Allah ayetinde şöyle buyuruyor;’’O, insanı aldatmak için boş vaatler de bulunur, haksız uygulamalara ve kuruntulara sürükler’ (Nisa, 4/ 120)

Her hangi bir televizyonda  bir yarışma düzenleniyor  üç beş değil, yüzlerce, binlerce kızlı-erkekli genç, yarışmaya katılmak için uzun kuyruk oluşturuyor. Amaç, kısa yoldan şöhret olup çok para kazanmak için mücadele edip karşısındaki insanlara hakaret derecesini kadar gide  biliyor.

Daha akla hayale gelmedik nice yarışmalar... Kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim bile maalesef yarışma konusu yapılıyor. Ekranda, şarkı türkü okur gibi Kur'an-ı Kerim okuma yarışması düzenleniyor. Daha da acı olanı Diyanet TV bile bu yarışmayı yayınlıyor. Ucuzluk maalesef kanımıza işlemiş. Adam namazında niyazında. Belki hacca da gitmiş. Piyango, sayısal loto, toto ,İddaa ve buna benzer daha ne tür şans oyunu varsa, hepsinin haram olduğu konusundaki Cuma hutbesini dinlemiş. Bir bakıyorsunuz,  En ön safta namaz kılan hacı emmi hemen aynı gün, cami çıkışında sayısal loto veya yılbaşı ikramiyesini kapabilmek için bilet kuyruğunda. Amaç yine aynı kısa yoldan zengin olmak. Para nereden gelirse gelsin, önemli değil. Onun için haram helal ver Allah’ım, garip kulun yer Allah’ım , özü hacı emmiye  cuk kadar oturan bir deyim oldu.

İnsanlar yaratılışları itibarıyla aile, okul, arkadaş çevresi gibi fiziki ve sosyal çevrelerinden etkilenirler. Özellikle de devamlı görüşüp konuştukları, sohbetlerini dinledikleri kimselerin sözlerinden etkilenirler. Bunu Devlet eliyle yapıyorsan  diyanet çık bir çift laf etmiyorsa vay halimize . Bunun  üzerine  atalarımızın söylemediği sözleri yani  Yahudi sözünü atlarımıza mal edip  kemiklerini sızlatmaktan da geri kalmıyoruz kendi günahlarımıza  kılıf arıyoruz.

 Mesela bu uyduruk sözlerden birkaç tanesi  Devletin malı deniz, yemeyen keriz... Bana dokunmayan yılan bir yaşasın... Her koyun kendi bacağından asılır... Üzümü ye, bağını sorma... Ve daha nice "yoldan çıkaran" ucuz sözler... Sadece insanımızı değil, atalarımızın  sözleri diyerek çarpık yoldan çıkaran sözler.

 

Kime kızmalı bilmiyorum ki... Reyting için, insanlarımızın maddi imkânsızlıklarını ve duygusallıklarını kullanarak, onları sömüren ve kısa süreli, ucuz şöhret uğruna, gençlerimize her türlü şaklabanlıkları yaptıran  devlet büyüklerimize mi? Çocuklarına maddi ve manevi değerleri öğretecekleri, ahlâklı, dürüst, memleketine ve milletine faydalı birey olmaları için yetiştirecekleri yerde, "Ya topçu ol, ya popçu" diye kısa yoldan zengin olmak için teşvik eden anne babalara mı?.

Okulları, hastaneleri, devlet dairelerini, hatta camileri bile ticarethaneye çeviren, "Ver kurtul, sat kurtul, vergi al kurtul, zam yap kurtul, kredi bul kurtul" propagandasıyla milli, manevi ve ahlâkı değer adına ne varsa hepsini reddeden siyasi düşünce yapımıza mı?

Maalesef ucuzluk, bedavacılık ve kısa yoldan köşeyi dönmek ilkemiz oldu. Siyasetçilerde ve devlet büyüklerimiz buna çanak tutmaktadır.

Ey Müslümanım diyen güzel insanlar sizler Sabırlı olun ve inancınızı kaybetmeyin . Göreceksiniz  çalışarak emek harcayarak alın teri dökerek kazandığınız   vallahi   hazır kazanmanızdan daha bereketli ve hayatınızda yarınlar dündenler den  daha güzel olacaktır. Hayat zengine değil, yaşamasını bilene güzeldir. İnsan, ancak imana, irfana, özüne dönmek suretiyle şeytanın sanal nüfuzundan kurtulabilir. Elbette Yüce Yaratıcının yardımı ve inayeti olmadan bu kurtuluşun gerçekleşmesi mümkün değildir. O halde, “Âyetül-kürsi”, “Felak” ve “Nâs” surelerini daimi bir dua olarak dilimizden eksik etmeyelim.

Son duamız şöyle olsun

“De ki: Yarattığı şeylerin kötülüğünden; karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden; düğümlere üfleyen üfürükçülerin kötülüğünden; haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının (bütün yaratıkların) Rabbine sığınırım.” (Felak, 113/1-6)

 

Kalp deniz, dil kıyıdır. Denizde ne varsa, kıyıya o vurur.

Hz. Mevlana

Saygı ve Hürmetlerimle Allah’a emanet olun  Hayırlı Bayramlar

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
15 Temmuz’un yıl dönümünde Konya Muhteşemdi
15 Temmuz’un yıl dönümünde Konya Muhteşemdi
Konya’da 15 Temmuz Anma Programları başladı
Konya’da 15 Temmuz Anma Programları başladı