Tarımda, kendimize yeten ülke olmalıyız
DURAN ÇÖLCÜ

Tarımda, kendimize yeten ülke olmalıyız

Bu içerik 332 kez okundu.

Ülkemiz geçmişte tarımda kendi kendine yeten ender ülkelerden birisiyken, gelinen noktada birçok tarımsal ürünü ithal eder duruma geldik.

Bunun sebeplerine bakarsak, yanlış tarım politikaları, tarımsal girdilerin yüksekliği, bunun sonucunda üreticilerin kazançlarının giderek azalması ve tarımsal alanlardan kente hızlanan göç gibi birçok sebepleri sıralayabiliriz.

 En önemlisi de milli bir politika takip edilmeyişinin yanında, mera alanlarının giderek daralması da olumsuz olarak etkiliyor.

Bütün bunlara rağmen henüz geç kalınmış değildir. Dünyanın geleceği tarıma ve tarımsal ürünlere bağlı ise, ülkemizin de tarımı ve tarıma dayalı sanayiyi stratejik olarak ele alması ve şimdiden gerekenleri yapması acil ve şarttır.

 

Ülkemiz bir seçim gidiyor. 24 Haziran gerçekleştirilecek olan seçimlerde partiler Türkiye’nin dört bir yanında çalışıyor.

Yapacakları hizmetleri, ülkemizin sorunlarına dair çözüm yollarını ve her alanda uygulayacakları politikaları ve tarımda yapacakları vaatleri anlatıyor.

Seçim beyannamelerinde tarımda yapacaklarını sıralayarak, iktidara geleceklerinde yapacakları için vaatler veriyor.

Bu vaatlerdeki tarıma dayalı genel politika ise, ‘Kendine Yeterliliği’ odaklanılırken, ihracata da özel bir önem veriliyor.

Bu durum güzel bir gelişme olup, umarım iktidara gelecek olan parti bu amaç doğrultusunda gerekenleri yapar.

Ülkemiz eskisi gibi tarımda kendi kendisine yeten yapısına kavuşur. Tarımsal ürünlerde dünyanın sayılı ihracatçı ülkeleri içinde haklı olarak yerini alır.  

 

Gelelim partilerin tarım alanındaki vaatlerine ve yapacaklarına, sizlere özetlemeye çalışacağım.

AK Parti Hedef, 40 Milyar dolar ihracat diyor. Bunun yanında, Tarım ürünlerinde net ihracatçı konumu geliştirilecek. Hayvancılıkta kendine yeterli hale gelinecek, bitkisel üretimde verimlilik ve rekabet gücü üst düzeye çıkacak.

2023 yılında Tarımsal GZYİH 150 milyar dolara, tarımsal ihracat 40 milyar dolara çıkacak.

Arazi toplulaştırmada kümülatif 8,5 milyon hektara çıkılacak.

Tarımsal destekler asgari 3 yıllık dönem için açıklanacak. 81 il ve 250 köyde Birlikte Üretim Modelini hayata geçirilecek.

TİGEM ile Sudan Hükümeti ortaklığında kurulan şirket aracılığıyla Sudan’da kiralanan 780 bin hektar tarım arazisini Türk girişimcilerin yatırımına açılacak.

Hayvan varlığını artırılarak, kırmızı ette kendine yeterli konuma gelinecek.

Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri hayata geçirilecek.  KOBİ’ler gıda üretiminde markalaşmaya yönelik desteklenecek gibi sıralıyor.

CHP ise, Tarımsal desteklerin artırılacağını söylüyor.

Türkiye tarımda ithalatçı olmaktan çıkarıp, ihracatçı haline getirilecek.

Tarımsal destek Gayrisafi Milli Hasılanın(GSYH) yüzde 2’sine çıkarılacak, tarımsal girdilerin verileri düşürülecek.

Çiftçilerin tarımsal kredi borçlarının faizleri silinecek. Tüm tarımsal ve hayvansal üretimi kayıt altına alan, Üretici Kayıt Sistemi oluşturularak, Tarımsal destekler 1 yıl önce açıklanacak.

Tüm tarımsal KİT’lerin özelleştirme süreçleri durdurulacak, şeker fabrikaları özelleştirmesi iptal edilecek.

Biyoyakıtlar ÖTV ve KDV’den muaf olacak.  Arazi Edindirme Ofisi ile arazi toplulaştırma faaliyetleri 5 yıl içinde tamamlanacak. Karadeniz’de fındık borsası kurulacak, çay kotası kalacak. Hayvan varlığını artırmak için KOBİ’ler yaygınlaştırılacaktır diyor.

MHP’de Tarımsal ihracata odaklanılmalı diyerek, Tarım sanayi entegrasyonunun sağlanarak tarım kentleri kurulacak, Tohum, fide, fidanda dışa bağımlılık önlenecek.

Tarım ürünleri piyasasında denetim etkinleştirilecek, Tarımsal üretimde ihracatçılığa odaklanılacak.

Tarım sektörü, ülke insanını besleyebilen ve ihracat kapasitesi yüksek düzeye getirilecek.

Hububat, tütün, et, şeker ve süt piyasalarında denetim etkinleştirilmeli, gıda güvenliği çağdaş normlara ulaştırılacak. Yüksek verim ve kalitede tohum, fide ve fidan üretimi desteklenerek dışa bağımlılığa son verilecek.

Tarımsal üreticilerin en kısa zincir ile pazara ulaşımı sağlanacak. Vadeli işlem borsaları etkinleştirilerek, ürün borsaları geliştirilerek, lisanslı depo kullanımı yaygınlaştırılacaktır.

Özellikle Stratejik öneme sahip buğday, mısır, pamuk, soya, ayçiçeği, fındık, üzüm, incir, kayısı, zeytin, yer fıstığı ve enerji bitkileri gibi ürünler için özel destekleme programları ve fiyat garanti sistemi getirileceğini vatediyor.

 

Sonuçta partilerin tarıma dair vaatleri son derece önemli olup, uygulanması halinde ülkemize, ekonomimize, istihdama çok büyük katkılar yapacaktır.

Ancak bütün bu vaatler sadece seçim meydanlarında kalmamalı, seçim sonrası iktidara hangi parti gelirse gelsin. Uygulanmalıdır. Diğer partilerin önerilerinden de faydalanmalıdır.

Tarımda ihracatçı ülkeler arasına girmemiz için ülkemizin önünde hiçbir engelde yoktur. Her yönüyle bunu gerçekleştirecek potansiyele sahip olduğu gibi, fazlası da vardır.

Yeter ki, bu vaatler seçim meydanlarında kalmasın. Biran önce hayata geçirilsin. Ne dersiniz sizce de öyle değil mi?

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
 Başkan Demirhan : ‘’Gazilerimizin yazdığı cesaret ve kahramanlık destanları hafızamızdan çıkmayacaktır’’
Başkan Demirhan : ‘’Gazilerimizin yazdığı cesaret ve kahramanlık destanları hafızamızdan çıkmayacaktır’’
Ahilik Haftası’nda Esnafların Sorunları Masaya Yatırıldı
Ahilik Haftası’nda Esnafların Sorunları Masaya Yatırıldı