Advert
GÖLGE ADAM
GÖLGE ADAM

Şekerin Hikâyesi

Osmanlı ülkesinde şeker kamışı yetiştirilirdi. Çok sayıda şeker fabrikasında da şekere dönüştürülür; hatta ihraç edilirdi. Pahalıydı, ama vardı. Demek ki “Şeker bile üretemeyen Osmanlı’yla övünüyorlar” sözü gerçek değildir.

 


Bilen bilmeyen, üç beyaz adını taktığı, un, tuz ve şekerden uzak durmayı tavsiye ediyor. Haklı oldukları taraf var elbette. Ama bunlarsız da hayat geçer mi? Şeker ve şekerden mamul yiyecekler her zaman bolluk ve statü sembolü olmuştur. Fıkıh kitaplarında nafaka anlatılırken, kocanın zevcesine haftada en az bir defa tatlı yedirmesi şart koşulmuştur.

Arısız Bal Veren Kamış

Şeker, evvelce şeker kamışı adlı tropik bitkiden elde edilirdi. 10 metreye varan boyuyla, %20-25 şeker ihtiva eder. İlk defa Polinezya’dan Hindistan’a geldiği düşünülen şekeri, ME 510’da Hindistan’ı işgal eden Pers hükümdarı Dara keşfetti. “Arısız bal veren kamış” çok tutuldu. İran’ı fetheden Araplar, şekerin tadını aldılar; yetiştirdiler; büyük ölçekli bir sanayiye dönüştürdüler.
Garblılar, şekeri de başka çok şey gibi Şark’tan öğrendiler. Evlerine dönen Haçlılar, Mısır ve Kıbrıs’ta yetişen bu lezzetli baharatı anlata anlata bitiremediler. Kıbrıs, Batı’nın şekerle tanışmasında santral vazifesi yaptı. Sicilya ve Endülüs kanalıyla Avrupa’ya, buradan Kanarya Adaları yoluyla Amerika’ya ulaştı. XVI. asırda artık ticarî meta hâline geldi.
Şeker kelimesinin aslı Arapça sükker, Sanskritçe çakıl taşı manasına gelen ve şeker için de kullanılan sarkara’dan gelir. Arapça’dan Avrupa dillerine geçmiştir. (Fr. sucre, İng. sugar, İt. zucchero, Alm. zucker vs). Farsça’da daha ziyade kesme şeker için kullanılan kand kelimesi de Avrupa dillerinde yerini almıştır (İng. Candy) Bizde içine şeker ve limon dilimi atılan sıcak suya da kand denir.
 
 
Beyaz Altın
 
1309’da Londra’da 1 pound 2 şilinlik şeker fiyatı, bir işçi maaşına denkti. Bu sebeple ancak güç toplasınlar diye hastalara verilirdi. Zengin sofralarının dekoru idi. Fransa Kralı III. Henri Venedik’e geldiğinde, şerefine verilen partide tüm tabaklar ve masalar şekerle doluydu. Venedik, rafine şekerin de merkezi idi. Vasco de Gama Hindistan’a gidip şeker ticaretine başlayınca, 1498’de Venedik’in şeker inhisarı kırıldı.
Kolombus, iklimi müsait Karaib Adaları’nda yanında götürdüğü şeker kamışını yetiştirdi. Adalar, şeker kamışı tarlalarına dönüştürüldü. Avrupa’nın ihtiyacı buradan karşılanır oldu. Burada çalışmak üzere dünyanın dört bir yanından işçiler getirildi ki köle ticaretinin menşei de budur.
XVII. asrın ortalarında artık bütün dünyada tanınmıştı. Şekerin, kahve ve kakaoyla beraber pişirilerek içilmesi Avrupa zenginleri arasında moda olmuştu. Ticaretini yapanlara o kadar para kazandırıyordu ki, Beyaz Altın adını taktılar.
Fransa İmparatoru I. Napoléon Avrupa kıtasını abluka edip, şeker yollarını kapayınca, yeni şeker kaynakları arama yoluna gittiler. Marggraf adında bir Alman bilginin keşfi imdada yetişti. Beyaz pancardaki tatlı maddenin kristal hâlinde elde edildiğini ve bunun şeker kamışındaki şekere denk olduğunu keşfetti. Talebesi Achard da bunu sanayiye tatbik etti; ilk şeker fabrikasını 1802’de Aşağı Silezya’da kurdu. Marggraf, pancardan %1, Achard &4,5 şeker elde edebilirken; şimdi bu nisbet %15-24 arasındadır.  Yine de dünya şeker ihtiyacının 2/3’si şeker kamışındandır.
 
 
Şekerim
 
Halk, sevdiğine "şekerim" der. İyi adam şeker gibidir. Ara bozuksa, şeker-renk denir. Kan şekerinin yükselmesi sebebiyle, diyabete şeker hastalığı derler. Şeker, kıymetlidir. Çaya üç şeker atan misafirine Erzurumlu sormuş; “Kıtlama niye içmiirsin?”. Misafir “Ele beni yakıyir” deyince, ev sahibi demiş “Bele de beni yakıyir”...
Şeker hep refahın sembolü olmuştur. Yugoslavya diktatörü Tito, Üsküp’te dolaşırken, yaşlı bir adama, “Söyle bakalım, benim zamanım mı daha iyi; öncesi mi?” diye sormuş. Açık sözlü ve zeki adamcağız, “Çar Hamid zamanında alırdık şekeri kelleyle. Kral Aleksandır geldi; satıldı okkayla. Senin zamanında bulamiyız bir dirhem bile!” cevabını yapıştırmıştı.
 
 
Osmanlı Şekeri
 
Osmanlılar şekeri Venediklilerin elindeki Kıbrıs’tan getirtirdi. Yıldırım Sultan Bayezid’in 1382’deki düğününde saçılan şekerlerden bahsedilir. Mısır ve Kıbrıs’ın fethi ile Osmanlılar şeker ithal eder değil, imal, hatta ihraç eder vaziyete geldi. İskenderiye, Girit, Trablusşam, Şam, Sayda, Beyrut, Haleb, Alanya, Silifke, Tarsus, Adana ve Antakya’da şeker yetişirdi.
Burada şeker kamışından şekerhanelerde (şeker fabrikalarında) su ve hayvan gücünden istifade ile kelle, toz veya ağda şeklinde şeker imal edilirdi. Demek ki neymiş, meşhur politikacımızın “Bir kilo bile şeker üretemeyen Osmanlıyla övünüyorlar” sözü yanlışmış. Osmanlılar devrinde hem de çok sayıda şeker fabrikası varmış. Şeker pahalıydı, ama bulunuyordu.
Kıbrıs şekeri, sadece saraya yeter; diğerleri memlekete dağılırdı. Evliya Çelebi, Mısır’da 40 kadarı resmî olmak üzere 200 şekerhaneden bahseder. Artık Osmanlı ülkesi kârlı şeker ticaretinin mühim merkezlerinden biridir. Mısır şekeri, Kırım yoluyla Rusya’ya ihraç edilirdi. Halkın ihtiyacını âdilâne karşılamak ve suiistimallerin önüne geçmek maksadıyla bir de şeker emini tayin edildi. Artık zaruri ihtiyaçlar arasına giren şekere narh kondu. Bu arada şeker kaçakçıları ile uğraşmak derdi çıktı.
Ancak zamanla Avrupa ve Amerika, şeker imalatı cihetiyle öne geçti. Zira şeker imali için yakacak elzemdi. Mısır ve Kıbrıs ise suyu bol olmakla beraber, ormanlardan mahrumdu. Üstelik Osmanlı çiftçisi, daha karlı pamuk, zeytin vs ekmeyi tercih ediyordu. Bu sebeple hem artan ihtiyacın karşılanması, hem de karaborsacılığa yol vermemek adına Avrupa ve Amerika’dan şeker ithali başladı. Bu daha ucuza geliyordu.
Mısır Çarşısı, şeker borsası gibiydi. Sadece İstanbul’da 70 şekerci dükkânı vardı. Şeker aynı zamanda ilaç sayıldığı için, eczacı ve aktarlar da satardı.
Şeker sadece yiyecek değildi; merasimlerde ve kutlamalarda da sembolik bir yeri vardı. Kız istemeye lokumla gidilir; kız verilince şerbet içilir; nikâhta tatlı dağıtılır; düğünde şeker saçılır; milletlerarası münasebetlerde bile şeker hediye edilirdi.
Cumhuriyet devrinin ilk şeker fabrikası 1926’da Alpullu’da Nuri Şeker’in teşebbüsüyle kuruldu. Bunu Uşak, Eskişehir (1933) ve Turhal (1934) takip etti. 1935’te Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. kuruldu ve fabrikalar buna devredildi. Yine de Tek Parti devrinde 1950’ye kadar şeker hem kolay bulunmazdı, hem de pahalıydı. Halk çayını kuru üzümle içer; tatlıyı pekmezle yapardı. Belki öylesi daha sıhhatiydi, o başka.
 

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci

NELER SÖYLENDİ?
@
GÖLGE ADAM

GÖLGE ADAM

DİĞER YAZILARI Oğuzların Kınık boyundan Selçuklu Türkmenleriz.(TURGUTOĞULLARI) 05-09-2019 21:31 Karamanoğulları Kadınhanı ve Turgutoğulları 05-06-2019 09:50 Suud bir sülalenin adıdır. 28-04-2019 18:29 Atatürk’ün Gözü İle TÜRK Kimdir? 23-10-2018 22:36 Herkes Ben Bilirim Havasında 08-08-2018 21:41 Şekerin Hikâyesi 24-02-2018 21:39 Zamana Meydan Okuyan Selçuklu’nun Mirası Kündekari 04-02-2018 22:46 Dünden Bu Güne Ecdadımın Türk İslam Davası 22-12-2017 21:52 Binlerce yıl geçti Türk töresi bozulmadı. 20-11-2017 10:32 Kut'ül Amare'de Neler Oldu 15-11-2017 13:54 Kurulan Şehir Hastaneleri ? 12-09-2017 12:12 TÜRK’ÜN YASAK KİTABI KIZIL ELMA 20-08-2017 13:32 Sultan Abdülhamid Han 29-06-2017 20:59 İSTİHBARÂT-I MECZÛBİYE 10-06-2017 15:16 Konya Tarihi 15-05-2017 21:34 Kut'ül Ammare'de neler oldu 29-04-2017 14:31 İhanetin belgeleri Suriye 26-04-2017 09:09 Bizim memlekette birçok yürüyen mayın var. 13-04-2017 10:43 Hoş Görü Şehri Konya’ daki Suriyeliler ve Ermeniler 02-03-2017 18:25 TÜRKLEŞMİŞ RUMLAR 18-02-2017 00:20 2019 YENİ BİR YOL AYRIMI OLACAK 07-02-2017 22:34 Başkanlık Sistemi Deyince Neden Korkutuluyoruz? 22-01-2017 18:05 MAKAMLARDA BEKTAŞİLİK ve KULLUK 06-01-2017 20:45 Bütün Bu Olan bitenlerin Anlamı Bu Olsa Gerek 19-12-2016 21:21 Çingeneler 03-12-2016 22:45 KULELİ VAKASI 20-11-2016 15:28 Söz Konusu Vatan Sevdası Olunca 13-11-2016 00:56 Darbe İle Ömrü Geçen Vatanım 03-11-2016 18:20 Bedirahanoğulları gizli belgeleri 22-10-2016 02:03 BEDİRHANOĞULLARI Günümüze Kadar Neden Nasıl Geldi? 06-10-2016 00:06 Hac'lıların (CİA) Türkiye üzerinden oynadığı oyunlar. 24-09-2016 22:40 Hristiyan Türkler ve Konya Ulemasının Yapamadıkları 18-09-2016 23:40 ZEKİYYE SULTAN 15-09-2016 16:04 Ermenistan ASALA / PKK / PYD / YPK'NİN TARİHÇESİ 03-09-2016 18:07 Esir Düşen Yunan Başkumandanı Trikopis: 29-08-2016 18:50 FETÖ=PYD/YPG, PKK terör örgütünün bir koludur 27-08-2016 22:20 KAN BAĞI OLAN İKİZ KARDEŞLER ASALA / PKK / FETÖ /PDY 23-08-2016 12:41 Konya ve Rumeli Toprakları 15-08-2016 02:29 ŞEMDİNLİ’NİN ÖTEKİ YÜZÜ 05-08-2016 23:01 Jön Türk'ün Günlüğü 26-07-2016 14:32 SÜRGÜNDEKİ ORTODOKS TÜRKLER 20-07-2016 14:41
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Alanyaspor 17 8
  • 2 Trabzonspor 15 8
  • 3 Fenerbahçe 14 8
  • 4 İstanbul Başakşehir 14 8
  • 5 Galatasaray 13 8
  • 6 Sivasspor 12 8
  • 7 Konyaspor 12 7
  • 8 Gaziantep FK 11 8
  • 9 Antalyaspor 11 8
  • 10 Yeni Malatyaspor 10 7
  • 11 Göztepe 9 8
  • 12 Beşiktaş 9 8
  • 13 MKE Ankaragücü 9 8
  • 14 Denizlispor 8 8
  • 15 Kasımpaşa 8 8
  • 16 Çaykur Rizespor 8 8
  • 17 Gençlerbirliği 6 8
  • 18 Kayserispor 4 8
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA