Advert
GÖLGE ADAM
GÖLGE ADAM
Giriş Tarihi : 22-12-2017 21:52

Dünden Bu Güne Ecdadımın Türk İslam Davası

Bu gün çok sevdiğim ve değer verdiğim hocamı ziyaretimizde konuştuğumuz İslam dünyasında neler oluyor mevzusunda Dünyada Türkler olmaz ise İslam’a hizmet edecek yok deyip ecdadımın İslam’a hizmetini araştırdığım ve okuduğum kadarını yayınlamak istedim .

 

Tarih, Türkleri İslâm ruhundan ayırarak Türk kimliğini parçalamayı ve böylece hem Müslümanlığı ve hem de Türkleri zayıflatmayı gaye edinen çok sayıda girişimlere sahne olmuştur. Ne var ki, İslâmi inanç ve ahlak sistemi ile yoğrulmuş Türk-İslâm milliyetçiliği ayrılmaz bir bütündür ve insanlık tarihini şekillendiren Türkleri ruhundan ayırmak, yani İslâmsızlaştırmak hiçbir şekilde mümkün olamamıştır.

Nitekim Fransız Şair Lamartine’nin: “Türk’ün (Müslümanın) fazileti; ilahi iradeye daima boyun eğmesindedir.Her şeyi tabiattan çıkardıktan sonra, Allah’a döndürür. Daima, Allah, onun fikrinde ve zikrindedir. Kısır bir fikir şeklinde değil, adeta elle tutulabilecek, açık, belli biçimde ve ameli bir hakikattir.” Şeklindeki sözleri de Türkün Müslümanlığının Batılılar tarafından itirafından başka bir anlam ifade etmemektedir.

 Türklerle Arapların 8. Yüzyılda gerçekleşen tarihi buluşması, İslam’ın geleceği için bir dönüm noktası olmuştur. Öyle ki, aynı anda doğuya doğru ilerleyen Araplarla, batı yönünde hareket eden Türkler, ters istikamette esen iki sert rüzgârın birbirleri ile karşılaşması misali çarpışmışlar ve bu çarpışma neticesinde İslâmiyet Türklere bir din ve uygarlık, Türkler de bu dine güçlü ordularını vermişlerdir.

Binlerce  yıllık medeniyet tarihine sahip olan Türkler, kendi inanç ve yaşayışlarına zaten çok yakın olan Müslümanlığı kitleler halinde kabul etmelerinin ardından, asırlar boyunca İslâmiyetin en güçlü savunucusu olmuşlar, 11.ci yüzyılda başlayıp yüzyıllarca süren Hristiyan Haçlı Saldırılarına karşı da göğüslerini siper etmekten geri kalmayarak, kurdukları Türk-İslâm medeniyetini günümüze kadar taşımayı başarmışlardır. Bu yüzdendir ki İslam aleminde, Türk Milletine “Seyf-ül İslâm” adı verilmiştir.

Bir yandan İslâm’ın kılıcı ve kalkanı olarak önemli hizmetler veren Türkler, bir yandan da, tarih boyunca kurdukları devletlerle, egemenlikleri altına aldıkları halklara din ve vicdan özgürlüğü tanıyarak, bunların birlikte, barış içinde yaşamalarını temin etmiş barışa büyük katkılar sağlamışlardır. Binlerce yıllık tarihi boyunca Dünyada adaleti hakim kılmak arzusuyla hareket eden Türkler, bir nevi bütün insanlığın sorumluluğunu üzerinde taşımıştır. Tarih sayfalarını, İslâm adına verdikleri hizmetler ve kahramanlıklarla dolduran Türklerin, aynı zamanda Müslümanlığın yayılmasına da en büyük katkıyı sağlayan, İslâm’a en güzel eserleri bırakan ve İslâm uygarlığını zirveye çıkaran bir Milletin mensubu oldukları unutulmamalıdır.

 Öyle ki bilhassa Selçuklular döneminde kendi kültürlerini İslâm dünyasıyla buluşturan Türkler, nihayet İslâm medeniyetini Türk-İslâm medeniyetine dönüştürmüş ve böylece İslâm dünyası ve medeniyetine, yeni bir  hayat kazandırmıştır.Türkler, Müslüman olmaları sayesinde birliğe kavuşmuş ve eriyip yok olmaktan kurtulmuşlardır. Bugün yeryüzünde Müslüman olmayan Türk olmadığı gibi, Müslüman olduktan sonra milli şuurunu kaybedip tarihte yok olan bir Türk Topluluğu da olmamıştır. Diğer taraftan, İslâm alemi de Türklerin katılımıyla taze bir kan ve can bulmuş, Türkler İslâm’ı kendileri için bir milli din haline getirerek, bütün benlik ve samimiyetleriyle bu dine sarılmışlardır. Merhum Prof. Dr. Erol Güngör’ün ifadesiyle İslâm, adeta Türk Milletinin yolunu aydınlatan bir ışık olmuş, Türk Milleti bu ışığı takip ettikçe hep yükselmiştir. Zira İslamiyeti kabul etmelerinden itibaren Türkler, Müslüman kimliklerini hep ön plana çıkarmışlar ve hep bu isimle anılmışlardır. Günümüzde Türkiye’yi Avrupa Birliği dışında bırakma gayretleri, esasen, Avrupalıların, Türkleri daima Müslüman olarak algılamış olmalarından mütevellit bir tavırdan başka bir şey değildir.Kısaca bir kültür ve kimlik duyarlılığı olarak nitelendirebileceğimiz milliyetçilik düşüncesi, tarih boyunca Türklerin en ziyade hassasiyetlerinin başında yer almıştır. Zira 1300 yıl önce, Göktürk Alfabesiyle Orhun Kitabelerine kazınan Türk kültürü ve kimliği, Yusuf Has Hacib’in 1069 tarihli, Türk-İslam edebiyatının ilk yazılı eseri sayılan Kutadgu Bilig adlı eserinde, İslami düşünce ve bakış açısıyla yeniden vücud bulmuştur.

Anadolu topraklarını Müslüman Türk’e yurt yapan Büyük Selçuklu Sultanı Alp Arslan, 26 Ağustos 1071’de, Malazgirt Meydanında Ordusuyla birlikte kıldığı Cuma namazını müteakip, askerlerine dönerek  “Ey mücahitler! Düşman ne kadar çok görünürse görünsün! Biz onlardan daha güçlüyüz. Çünkü biz Allah’a inanıyoruz. dedikten sonra, atından inip toprak üzerinde secde ederek şöyle dua etmiştir; “Ya Rabbi! Sana tevekkül ettim. Hazreti Peygamberimiz aşkına bize yardım et! Fikrimizle fiilimiz bir değilse bizi helak et!”. Böylece, Alp Arslan’ın imanlı ordusu, sayıca kendisinden kat ,kat fazla olan Bizans ordusunu Malazgirt Meydanı’nda hezimete uğratarak, Türk-İslam tarihinin en büyük zaferlerinden birisini kayda geçirmeyi başarmıştır.

 Öte yandan, Çanakkale’de göğsünü siper ederek düşmana geçit vermeyen Mehmetçiğin meşalesi de kuşkusuz iman aşkı ve vatan sevgisiydi. Şanlı Türk tarihini taçlandıran en büyük zaferlerden birisi olan Çanakkale Destanı, iman ve kardeşlik ruhunun şahlanışından başka bir şey değildi. Bir yandan Kur’an okuyup biryandan düşmanla savaşan Türk Askerinin, 3 dakika içinde öleceğini bildiği halde hiç tereddüt etmeden cepheye atılmasını sağlayan bu ruh, din, vatan, bayrak uğruna şahadetin, ulaşılabilecek en yüce makam olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, Çanakkale şehitlerini ne güzel tarif etmiştir;

 Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.

Sen ki, İslam’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;

Yine, büyük Türk Şairi Ziya Gökalp, bundan yüzyıl önce, Balkan Savaşları sırasında Vatanın ve Milletin içine düştüğü durumu gösteren Asker Duası’nda şöyle demektedir;

Sancağım tevhid, bayrağım hilâl,
Birisi yeşil, ötekisi al,
İslâm’a acı, düşmandan öc al,
İslâm’ı âbâd eyle Yârabbi!
Düşmanı berbâd eyle Yârabbi!

 Bu noktada, Türklerin tarih boyunca İslâm’a hizmetleri konusunda Kurtuluş Savaşı ve bu savaşın İslâm’a kazandırdıkları üzerinde de durulmalıdır.

Milli ve manevi bilincini aynen muhafaza eden Türkler, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün önderliğinde ve vatan, millet, bayrak sevgisi ile yoğrulmuş bir imanla İstiklâl Mücadelesini kazanıp Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atmak suretiyle, Milli onurunu muhafaza etmiş ve bu cennet vatan topraklarında kurdukları bin yıllık Türk-İslâm medeniyetini sonsuza kadar yaşatma kararlılığını bir kez daha ortaya koymuşlardır.

Mehmet Akif Ersoy da, İstiklal Marşı’nda, Türk Milletinin Hakk’a, bayrağa, bağımsızlığa, dinine ve vatanına olan bağlılığını en açık bir şekilde dile getirmiştir:

 Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl!

Günümüzde çarpıtılan şekliyle ırkçılığı değil, kültürü esas alan Türk Milliyetçiliği, binlerce yıllık tarihi, siyasi ve kültürel bir birikime dayanmaktadır. Türk Milletinin tarihin derinliklerinden süzülerek günümüze ulaşan maddi-manevi, kültürel-ahlaki değerlerini koruyarak gelecek kuşaklara aktarmak, bir Türk Milliyetçisinin asli vazifesi olmalıdır.

  Ortak bir dile ve ortak bir tarihe sahip insanların milli kimlik ve kültür şuuruyla kendini ifade etmesi olarak tanımlayabileceğimiz bu milliyetçilik anlayışı mesela, Fransız düşmanlığından beslenen Alman milliyetçiliğinden tamamen farklı olarak, diğer milletlerin varlığına saygı duyan, cihanı kucaklayan  bir karaktere sahiptir. Türk-İslâm Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’nın da Avrupalı elçilere söylediği gibi, Türk fetihleri aslında, Hristiyan dünyasının amansız saldırıları karşısında verilen bir nefsi müdafaa, bir varlık-yokluk mücadelesi sebebiyle gelişmiştir. Kuşkusuz Türkler, tarih boyunca hem batı medeniyetinin sömürgecilik faaliyetleri karşısındaki en ciddi direnen  olmayı başarmışlar ve hem de hakimiyetleri altındaki halklara adaletle hükmetmişlerdir.

Türk Milliyetçiliği sevgiyi, kardeşliği ve hoşgörüyü esas alan kucaklayıcı ve birleştirici bir anlayışa sahiptir. Nitekim, bundan doksan yıl önce, Türkçülerin amacının, çağdaş bir İslam Türklüğü olduğunu söyleyen Ziya Gökalp, Türklerin, milli ülkülerini güçlendirmek için din kardeşlerini  ve yurttaşları olan hiçbir kavme karşı “millî kin” aşılamaya yeltenmediklerini, çağdaşlaşmak için, Müslüman olmayan kavimler hakkında, içinde bulunulan uygarlık yüzyılının gerektirdiği saygılı tutumu koruyacaklarını özellikle vurgulamıştır.

Nitekim, Yüce dinimiz İslam’a göre insanlar, Cenab-ı Hak tarafından, kabilelere ve milletlere bölünmüştür. Dolayısıyla, Müslümanların Arablar veya Türkler gibi milletler halinde bölünmeleri, insanların birbirlerini tanımaları gayesiyledir. Ancak, bu milletler arasında üstünlüğün sadece güzel ahlak ve takva sahibi olmakla mümkün olabileceği de Kur’ân’da belirtilmiştir. Nitekim, Kur’ân-ı Kerim’in Hucurât Sûresi’nin 13. Ayetinde Yüce Allah ;“Ey insanlar ! Doğrusu biz sizleri bir erkekle bir dişiden yarattık. Sizi milletler ve kabileler haline koyduk ki birbirinizi kolayca tanıyasınız. Şüphesiz, Allah katında en değerliniz, O’na karşı gelmekten en çok sakınanızdır. Allah bilendir, haberdardır.” Emretmektedir. Buna göre, Türkler, Allah’ın insanlar arasından oluşturduğu milletlerden bir tanesidir ve üstünlüğü soydan değil, İslâm adına verdiği hizmetler ve yaptığı iyi işlerden kaynaklanmaktadır.

Büyük Türk Hükümdarı Yavuz Sultan Selim, Mısır’ı fethedip İslâm Halifeliğini Abbasilerden teslim alırken, Cuma namazında okunan hutbede kendisi için “Hâkim-i Haremeyni’ş-Şerîfeyn” (Mekke ve Medine’nin Hâkimi) diye bahsedilmesine itiraz etmiş ve Peygamber’e saygısından dolayı kıpkırmızı kesilen Koca Padişah, ayağa kalkarak, “Hayır, Hâdim-i Haremeyni’ş-Şerîfeyn” (Mekke ve Medine’nin Hizmetkârı) diye haykırmıştır. İşte Türkler bu anlayışla, 400 yıl boyunca İslâm Halifesi sıfatıyla, İslâm da birlik ve beraberliği temsil etmişlerdir.

Derin bir mütevazılıkla İslâm’a verdiği ve vereceği hizmetler sayesinde Türk Milleti, tarih boyunca hep küllerinden yeniden doğmayı başarabilmiştir. Bunun son örneği, emperyalist Batılı güçlerin bitmek bilmez Haçlı saldırıları karşısında yorgun ve bitkin düşen Türk Milletinin, Gazi Mustafa Kemal önderliğinde verdiği İstiklâl Mücadelesi neticesinde, tarih sahnesinde “Türkiye Cumhuriyeti” adıyla yeni bir sayfa açmış olmasıdır.

Unutulmamalıdır ki Türkler, ancak milli birlik ve beraberlik duygusuyla ve derin bir iman aşkıyla Malazgirt’de, Kosova’da,  Çanakkale’de, Sakarya’da son olarak da bir yıl önce 15 temmuz haçlı saldırısında tek vücut tek yürek olarak  vatan savunmasında  başarıya ulaşmışlardır,

                                                NE  MUTLU  TÜRK’ÜM DİYENE !!!!!

 

NELER SÖYLENDİ?
@
GÖLGE ADAM

GÖLGE ADAM

DİĞER YAZILARI Oğuzların Kınık boyundan Selçuklu Türkmenleriz.(TURGUTOĞULLARI) 05-09-2019 21:31 Karamanoğulları Kadınhanı ve Turgutoğulları 05-06-2019 09:50 Suud bir sülalenin adıdır. 28-04-2019 18:29 Atatürk’ün Gözü İle TÜRK Kimdir? 23-10-2018 22:36 Herkes Ben Bilirim Havasında 08-08-2018 21:41 Şekerin Hikâyesi 24-02-2018 21:39 Zamana Meydan Okuyan Selçuklu’nun Mirası Kündekari 04-02-2018 22:46 Dünden Bu Güne Ecdadımın Türk İslam Davası 22-12-2017 21:52 Binlerce yıl geçti Türk töresi bozulmadı. 20-11-2017 10:32 Kut'ül Amare'de Neler Oldu 15-11-2017 13:54 Kurulan Şehir Hastaneleri ? 12-09-2017 12:12 TÜRK’ÜN YASAK KİTABI KIZIL ELMA 20-08-2017 13:32 Sultan Abdülhamid Han 29-06-2017 20:59 İSTİHBARÂT-I MECZÛBİYE 10-06-2017 15:16 Konya Tarihi 15-05-2017 21:34 Kut'ül Ammare'de neler oldu 29-04-2017 14:31 İhanetin belgeleri Suriye 26-04-2017 09:09 Bizim memlekette birçok yürüyen mayın var. 13-04-2017 10:43 Hoş Görü Şehri Konya’ daki Suriyeliler ve Ermeniler 02-03-2017 18:25 TÜRKLEŞMİŞ RUMLAR 18-02-2017 00:20 2019 YENİ BİR YOL AYRIMI OLACAK 07-02-2017 22:34 Başkanlık Sistemi Deyince Neden Korkutuluyoruz? 22-01-2017 18:05 MAKAMLARDA BEKTAŞİLİK ve KULLUK 06-01-2017 20:45 Bütün Bu Olan bitenlerin Anlamı Bu Olsa Gerek 19-12-2016 21:21 Çingeneler 03-12-2016 22:45 KULELİ VAKASI 20-11-2016 15:28 Söz Konusu Vatan Sevdası Olunca 13-11-2016 00:56 Darbe İle Ömrü Geçen Vatanım 03-11-2016 18:20 Bedirahanoğulları gizli belgeleri 22-10-2016 02:03 BEDİRHANOĞULLARI Günümüze Kadar Neden Nasıl Geldi? 06-10-2016 00:06 Hac'lıların (CİA) Türkiye üzerinden oynadığı oyunlar. 24-09-2016 22:40 Hristiyan Türkler ve Konya Ulemasının Yapamadıkları 18-09-2016 23:40 ZEKİYYE SULTAN 15-09-2016 16:04 Ermenistan ASALA / PKK / PYD / YPK'NİN TARİHÇESİ 03-09-2016 18:07 Esir Düşen Yunan Başkumandanı Trikopis: 29-08-2016 18:50 FETÖ=PYD/YPG, PKK terör örgütünün bir koludur 27-08-2016 22:20 KAN BAĞI OLAN İKİZ KARDEŞLER ASALA / PKK / FETÖ /PDY 23-08-2016 12:41 Konya ve Rumeli Toprakları 15-08-2016 02:29 ŞEMDİNLİ’NİN ÖTEKİ YÜZÜ 05-08-2016 23:01 Jön Türk'ün Günlüğü 26-07-2016 14:32 SÜRGÜNDEKİ ORTODOKS TÜRKLER 20-07-2016 14:41
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor2653
  • 2Başakşehir FK2653
  • 3Galatasaray2650
  • 4Sivasspor2649
  • 5Beşiktaş2644
  • 6Alanyaspor2643
  • 7Fenerbahçe2640
  • 8Göztepe2637
  • 9Gaziantep FK2632
  • 10Denizlispor2631
  • 11Antalyaspor2630
  • 12Gençlerbirliği2628
  • 13Kasımpaşa2626
  • 14Konyaspor2626
  • 15Yeni Malatyaspor2625
  • 16Çaykur Rizespor2625
  • 17MKE Ankaragücü2623
  • 18Kayserispor2622
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA