Advert
YALNIZ ADAMIN KALEMİNDEN
YALNIZ ADAMIN KALEMİNDEN

Makamın Ne Olursa Olsun Sende İnsansın Badem Gözlü

“Küçümseyerek surat asıp insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah hiçbir kibirleneni, övüngeni sevmez ” Lokman 18

 

“Yürüyüşünde tabii ol  Sesini alçalt  Çünkü seslerin en çirkini herhalde eşeklerin sesidir!” Lokman 19

 

''Yeryüzünde böbürlenerek yürüme  Çünkü sen yeri asla yaramazsın, boyca da dağlara asla erişemezsin''  İsra 37

 

''Şüphe yok ki Allah, onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir  O, büyüklük taslayanları hiç sevmez''  Nahl 23

 

Bencillik duygusuyla gittikçe vahşileşmekte insanoğlu. Paranın, makamın, şöhretin kendisine vermiş olduğu gaflet rehavetiyle biranda kendinin nasıl yaratıldığını ve nasıl şartlarda bu dünyadan ebedi aleme göçeceğini düşünmez. Kendince putlaştırdığı sahte putlarıyla haşa, “dağları ben yarattım” havasına bürünmektedir. İnsan, benliğin esiri olunca şeytana yakınlaşır, Allah’tan uzaklaşır. ‘Ben’ diyene Allah’a giden yollar kapanır, ta ‘ben’in arka planında O’nu buluncaya kadar.

 

 Bu konuyla ilgili bir Kudsi hadiste: “Ey insanoğlu, nefsini bilen Beni bilir; Beni bilen Beni arar; Beni arayan mutlaka Beni bulur ve Beni bulan bütün arzularına ve dehasına nail olur; nail olur ve Benden başkasını Bana tercih etmez. Ey insanoğlu, mütevazi ol ki, Beni bilesin  açlığa alış ki, Beni göresin.. ibadetinde samimi ol ki Bana eresin.” rivayet edilmektedir.

 

Kibir, ruhumuzda biriken kirlerdir. Noksanlıklarımız ve hatalarımız, ruhumuzu kirletmekte  ve böylece ruhumuzun aydınlığına kalın tabaka örmemizden kaynaklanmıyor mu? “Küçük insanların büyük gururları olur.” der  Bir Büyüğümüz. Kendisiyle barışık olmayan, özgüvenden yoksun insanların kalesidir gurur. Kişiliği belirginleşmemiş, olgunlaşma sürecinde yarı yolda kalmış insanın kişiliksizliğini gizleme çabasıdır gurur. Kendisini var olduğundan daha büyük gösterme ve bu amaç için eksikliklerini örtme gayretidir gurur.

 

Ahlak psikolojisi açısından baktığımızda gururun temel sebeplerinden biri, insanın ‘aciz’ olduğu bilincinden uzak yaşamasıdır. “Mala mülke mağrur olma, yok deme ben gibi. Bir muhalif rüzgar eser, savurur harman gibi.” beytinde ifade edildiği üzere, sahip olduğu parasına, malına veya bulunduğu makama aşırı bağlanan ve güvenen insan, Allah’ın ve O’nun dostlarının otoritesini görmezden gelerek kendisini otorite haline getirme çabasındadır.

 

Emretme tavırları, onun saldırganlık içgüdüsünü okşamaktadır. Çevresinde emrine amade gibi gözüken sahtekar insanların varlığı, kendisine değerli olduğu hissini vermekte ve bu yanılgısı bir yandan onun gururunu Kafdağı

büyüklüğünde azdırmakta, diğer yandan ıstırabını çektiği ama farkında olamadığı varoluşsal boşluğunu derinleştirmektedir.

“Kavakların dikliğine, boylarının uzunluğuna bakıp onları önemli bir şey sanmayın. Bütün kibirli, meyvesiz ve gölgesiz yaratıkların başları bulutlarda sallanır.” diyen  bir yazar  bu sözü ne kadar isabetli söylemiş.

 

Gurur ve kibir ruha yerleşince kendisinin emanetçi olduğunu unutup, kendisine o emaneti veren rabbine isyan derecesine gelerek çevresindeki her şeye tepeden bakmaya başlar insanoğlu. Her şeyi ben bilirim, her şey benim dediğim şekilde olur edasıyla ukalalık ve gururda Ebu Cehil’i aratmayan davranışlarıyla insanlara zulüm ve eziyette sınır tanımaz olur.

 

Yaşadığımız çağda mağrur yani gururlu insanlar çevremizde kol gezmektedirler. Gururunun kendisine verdiği bir his ve vehimle pek çok insandan daha değerli olduklarını ispatlamak için gayret sarf etmektedirler. Bu kişiler, farkına vardıklarında kendilerinin bile rahatsız olacakları ruh dünyalarındaki gerçek benliklerinin kamufle edilmesini, çevrelerindeki insanlara karşı ördükleri duvarlar ile sağlamaktadırlar.

 

Bu duvarlar onun sahtekar yapısının muhafazası açısından payanda hükmündedir. Yaşı ilerledikçe, plastik bile olmayan duvarların yıkılacağı ve gerçek yüzünün ortaya çıkacağı endişesi ile duvarlarını sürekli olarak tahkim etmektedir. Öyle ki mağrur kişi günün birinde, sağlam olduğunu zannettiği ve kale duvarı gibi yükselen taşlaşmış yapıdan kendisi bile sıkılabilir. Sert ve yüksek kale duvarları, kendisi ile çevresi arasındaki iletişimi kopardığından, aslında kendi zindanında yalnızlığa mahkum olmuştur.

 

Gururlu ve kibirli insan, diğer insanlara, dünyaya, evrene ve sonsuzluğa pencerelerini kapamış insandır. Kendisini kendi içine hapsettiğinden dolayı sınırlarını zorlayacak şekilde şişecek ve her an patlayabilecektir.

Hoşgörü deryası Pirimiz  Hz. Mevlana’nın mesnevisinde “deve ile Fare” hikayesinde gurur ve kibir şöyle anlatılmıştır;

Küçük bir fare kocaman bir devenin yularını kapmış, eline almış, kurula kurula gidiyordu. Deve, kendi huyu, uysal tabiatı yüzünden, onunla yol alıp giderken fare, kendi küçüklüğünü göremeden:

“–Meğer ben ne müthiş bir pehlivanmışım, develeri sürükleyebilecek bir yiğitmişim!” diye böbürleniyordu.

Gide gide bir nehrin kenarına geldiler. Nehri gören fare, kibrinin şaşkınlığı içinde donup kaldı. Onun kibrinin farkında olan deve ise, manidar bir şekilde

“–Ey dağda, ovada bana arkadaşlık eden! Neden durakladın? Neden böyle şaşırıp kaldın? Haydi, yiğitçe nehrin içine gir. Sen benim kılavuzum, öncüm değil misin? Yol ortasında böyle şaşırıp kalmak, sana yaraşır mı?” dedi.

Mahcup düşen fare, kekeleyerek şöyle cevap verdi:

“–Arkadaş! Bu su pek büyük, pek derin bir su  boğulurum diye korkuyorum.”

Deve suyun içine girip:

“–Ey kör fare! Su diz boyu imiş, korkmana gerek yok!” dedi.

Fare çaresiz ve mahcup itirafına devam etti:

“–Ey hünerli deve! Nehir sana göre karınca, bize göre de ejderha gibidir. Çünkü dizden dize fark vardır. Benimki gibi yüz tane dizi üst üste koysak, ancak senin bir dizin eder.”

Bunun üzerine akıllı deve, fareye şu nasihatte bulundu:

“–Öyleyse, gurur ve kibirle aldanıp bir daha terbiyesizlik etmeye kalkma; haddini bil! Sana olan hoş görüş ve müsamahama kapılıp şımarma; çünkü Allah, şımaranları sevmez!..

Var git; sen, kendin gibi farelerle boy ölçüş!”

Artık, iyiden iyiye gerçeği anlayıp utanmış bulunan fare:

“–Tevbe ettim, pişman oldum. Allah için olsun şu öldürücü, şu boğucu sudan beni geçir!” diye yalvardı.

Böylece deve, yine merhamet edip ona acıdı da:

“–Haydi! Sıçra da hörgücümün üstüne çık, otur! Bu sudan geçmek veya başkalarını geçirmek benim işimdir. Zira vazifem, senin gibi yüz binlerce acize hizmetten ibarettir.” dedi ve fareyi nehrin öbür tarafına geçirdi.

 

 

İnsan her zaman gurur ve kibir esintilerine karşı duyarlı olmalı ve devamlı murakabe, muhasebe ile nefsini hak yoluna getirmesini  bilmelidir.  Bunun en kestirme yolu da, mazhar olunan bütün iyiliklerin Allah’tan geldiğini kabul, tasdik, itiraf ve ilan etmektir.  Yoksa gurur, kibir ve kendini beğenme gibi hastalıklar bünyeye yerleşir ve bir daha da onları yerleştikleri yerden söküp atmak mümkün olmaz.

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz Buyurdular ki:

‘’Nefsini Bilen Rabbini Bilir’’

 

 Zira kendi hal ve mevkiini bilen her kul, ona göre hayat sürer, yani Yaratıcısını ve O’nun yüce emirlerini idrak ederek yaşar. Yoksa hikayede geçen farenin deve karşısında şımarması, onun kendi cüceliğinden habersiz oluşundandır. Nitekim kendini bilince devenin gücünü de idrak etmiştir. Yine bir karınca da, eğer fil ile güreşmeye kalkarsa, bu da onun kendi acizi yetinin  farkında olmamasından dolayıdır. İşte insan da, eğer Rabbine kulluk etmiyor ve kibir, gurur bataklığında geziniyorsa, o da kendisinden haberdar değildir, adeta ilahi azamet karşısında bir körebe oyununun içindedir, demektir. Onun için en mühim mesele, kendimizi tanımak ve böylece Rabbimizi tanımaktı.

Kendini tanıyanlar, hiçbir zaman kibre ve gurura düşmez, bilakis tevazularını artırırlar. Büyük  velilerinden Yunus Emre bu konuda şöyle der:

Gönül pasın yudunısa

Kibrü kini kodunısa

İkrar bütün olmayınca

Erden nazar olmayısar

Allah’ı  Teala  hadisi kutside  mealen Şöyle buyuruyor ; “İnsan Benim, ben insanın sırrıyım” diye buyurduğu Allah’ın emanetlerini yüklenen insanın ta kendisi olan; “BEN” liktir.  Allah’ta fani olan sufinin “BEN” i yoktur.

 

Rabbimiz, bizleri kibir ve gurur şaşkınlık ve şımarıklıklarından muhafaza buyursun! AMİN 

NELER SÖYLENDİ?
@
YALNIZ ADAMIN KALEMİNDEN

YALNIZ ADAMIN KALEMİNDEN

DİĞER YAZILARI Üstad Seyit Küçükbezirci’nin Ardından 12-12-2018 02:12 BOZKIRIN ORTASINDA KÖYÜMDE BİR ÖĞRETMEN 04-11-2018 10:15 Yerel Basın bu kadar Hor Görülmemeli 10-10-2018 13:58 Bu Gün Malazgirt Ruhuna çok İhtiyacımız var 25-08-2018 21:34 Okudukça Cahil Olduğumun Tecrübesini Edindim 21-07-2018 18:52 Yüreğine Sağlık Celil Çalış 30-06-2018 21:17 Bay memet 12-06-2018 22:29 Bir başkadır benim memleketim 04-06-2018 17:44 Hoş görülü ve Güler Yüzlü Olmak Ne Güzel 20-05-2018 15:46 HIDIRELLEZ 07-05-2018 21:50 Bir tarım Fuarı daha Geleceğe ümitlerle sona erdi 25-03-2018 23:17 Neden Bu kadar duyarsız olduk 13-02-2018 01:01 Orada Yaşayanların Çoğu Kıymetini Bilmiyor. 12-01-2018 09:49 Herkes Adam Olamıyor Maalesef 19-12-2017 23:52 Şeb-i Arus, Düğün Gecesi 10-12-2017 17:06 Bizim Zamanımızdaki Gençlik 05-11-2017 18:34 Türkiye Cumhuriyeti'nin 94.cü Yaşı Kutlu Olsun 28-10-2017 01:07 Makamlar geçici Bir Heves Önce insan olmak lazım 20-09-2017 01:07 Ağzı Olan Konuşuyor. 04-09-2017 09:28 Arkanda binlerce Kişiyi Öksüz Bıraktın Koca Reis 19-08-2017 22:41 Makamın Ne Olursa Olsun Sende İnsansın Badem Gözlü 05-08-2017 08:35 Var Olanı Gönülden Paylaşmak 11-07-2017 23:02 Dünyalık Peşinde sahte sakallı dedeler 29-06-2017 21:02 Bayramınız Kutlu Olsun 24-06-2017 22:13 Ben Menfaat Dostluğunda Yokum 31-05-2017 14:24 Biz İnsanlar Ne Edersek Kendimize Ederiz 08-05-2017 22:31 DÜRZİ ŞEYH BOZUNTUSU 09-04-2017 19:11 Keneler Kendisini Çok İyi Bilir. 27-03-2017 20:04 Huysuz Kadına Sabır 13-03-2017 21:30 Tasavvufta İnsanlık ve Benlik 26-02-2017 15:48 HZ. Mevlana Celaleddin Rumi'nin Devlet Anlayışı 15-02-2017 23:45 MAKAMLAR GEÇİCİDİR SEN KENDİN OL YETER. 30-01-2017 12:56 SON SÖZ MİLLETİN OLACAK 23-01-2017 20:12 Bu Vatanın Sana İhtiyacı Var Bilge Lider Devlet Bahçeli 11-01-2017 00:07 TERÖR VE TÜRKİYE 01-01-2017 18:55 Hz. Mevlana'yı Anlayabildik mi? Yada Anlatabilmek 18-12-2016 21:07 İnsanım Demekle İnsan Olunmuyor 05-12-2016 22:37 Bir Süre Saklanmakla Kurtuldum mu Zannettin? 25-11-2016 21:48 PİYASALARDA NELER OLUYOR. 19-11-2016 21:57 Türkiye ve Donald Tuump'lu ABD 10-11-2016 22:06 Uyan Sultan AZİZ Uyan Kan Ağlıyor Bütün Cihan 03-11-2016 18:24 BAŞKANLIK SİSTEM İLE ÖZÜMÜZE DÖNELİM 22-10-2016 01:44 Sizin Hiç Çok Bilmiş Arkadaşınız Oldu mu? 05-10-2016 23:23 EĞİTİMCİNİN İŞGAL ETTİĞİN MAKAMIN HAKKI O DEĞİL. 11-09-2016 01:19 TÜRKİYE ‘de Siyasi Yapı nereye gidiyor? 27-08-2016 23:18 Bırakın Herkes Kendi Değerinde Kalsın 21-08-2016 15:53 YENİ ADI YILDIZ OLSUN 10-08-2016 13:28 MAKAM HIRSINA KAPILIP İHANET ETMEYİN 30-07-2016 16:02 Bilgeliğin Stratejik Derinliği 26-06-2016 12:31 CANLAR CAN DOSTLAR AKLIN YOLU BİRDİR. 19-06-2016 00:53 Dinimiz Neden Oruç'u Emretti ? 06-06-2016 18:54 İnsanlık ve Dost Deyince Gönlümden Geçenler 23-05-2016 15:49 BU GECE ‘’BERAT’’ ETTİĞİMİZ GECE OLUR İNŞALLAH 20-05-2016 19:28 MAKAM İNSANI KİBİR SAHİBİ YAPIYORSA EĞER ? 01-05-2016 21:08 Gazetecinin Günlüğü 27-04-2016 13:12 DOST DEDİĞİN ADAM GİBİ ADAM OLMALI 22-04-2016 17:32 Gazetecilik Mesleğinde Adab-ı Muaşeret 31-03-2016 11:30 MEMLEKET DE HUZUR ARAMAYIN 21-03-2016 09:22 Makamınızı Mazlumları Ezmek İçin Kullanmayın 28-02-2016 20:06 GÖNÜL DOSTUNUN NASİHATİ 14-02-2016 15:19 Makamın azdırdığı insanlar 04-02-2016 15:24 ATANMIŞ MAKAM SAHİPLERİ 18-01-2016 16:08 MEMLEKETİN EĞİTİMCİLERİ VE YAZARLARI 02-01-2016 11:55 HER ŞEYİN ÖZÜ GÜVEN VE SEVGİDİR 16-12-2015 01:55 MEDYA AYNA OLARAK GERÇEKLERİ YANSITIYOR MU? 30-11-2015 11:57 İNSANLIK MI, MAKAM VE MEVKİ Mİ? 15-11-2015 20:37 Kimse Genç Neslimiz Üzerinden Hesap Yapmaya Kalkmasın! 01-11-2015 12:22 ÖZ GÜVEN VEYA KENDİN OLABİLMEK 22-10-2015 15:57 DOĞRUYU GÖRMEDEN KARAR VERMEK ! 10-10-2015 13:52 DUR DEMENİN ZAMANI GELMEDİ Mİ? 03-10-2015 14:59 HER ŞEYİ ALLAH RIZASI İÇİN YAPMALI 28-09-2015 11:07 DOSTLUĞUMUZ SOHBET VE MUHABBET ÜZERİNEDİR. 14-09-2015 16:53 OY ARTIRMAK İÇİN OYNANAN OYUNLAR. 01-09-2015 17:58 SANAL ALEMDE SİYASET VE PKK’NIN ALGI OPERASYONU 25-08-2015 19:19 NEDEN KUL HAKKI ÇOK AĞIR BİLİR MİSİN? 17-08-2015 12:48 MUHTEREM OLABİLMEK DEĞİL MUHTEREM KALABİLMEK 10-08-2015 21:37 KAÇINILMAZ GERÇEKLER, KORKU VE YALAN 31-07-2015 12:31 KALP GÖZÜ İLE BAKMAK 12-07-2015 13:24 HER GÖZ GÖRMEZ 07-02-2015 11:03 AMAN DİKKAT! 25-01-2015 19:26 GÖZ ÖNÜNDE OLANLAR 06-01-2015 12:28 BENDEN SÖYLEMESİ 2 18-12-2014 14:57 BENDEN SÖYLEMESİ 11-12-2014 15:19
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Alanyaspor 14 7
  • 2 Sivasspor 12 7
  • 3 Trabzonspor 12 7
  • 4 Konyaspor 12 7
  • 5 Fenerbahçe 11 7
  • 6 İstanbul Başakşehir 11 7
  • 7 Antalyaspor 11 7
  • 8 Gaziantep FK 11 7
  • 9 Yeni Malatyaspor 10 7
  • 10 Galatasaray 10 7
  • 11 Göztepe 9 7
  • 12 Beşiktaş 8 7
  • 13 Denizlispor 8 7
  • 14 Çaykur Rizespor 8 7
  • 15 MKE Ankaragücü 8 7
  • 16 Kasımpaşa 7 7
  • 17 Gençlerbirliği 3 7
  • 18 Kayserispor 3 7
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA