Var Olanı Gönülden Paylaşmak
YALNIZ ADAMIN KALEMİNDEN

Var Olanı Gönülden Paylaşmak

Bu içerik 308 kez okundu.

Hayatın güzelliği, doğruluğu, anlamı, tadı, tuzu yalnız yaşamamaktan geçer. Ne güzel söylenmiştir büyüklerimiz  yalnızlık Allah’a mahsustur.

Ancak paylaşırsak yalnızlığı yok ederiz. Yalnızlık sadece başka bir insanın varlığı ile yok olur. İnsan yaşamını bir başkasıyla paylaşınca insanca yaşamı yakalar. Bir başka açıdan bakıldığında da, paylaşmak belki de hayatın anlamıdır. Bu küçücük kelimede mutluluk iksirinin gizlendiğini düşünüyorum.

Dünyanın her yerinde insanların en çok paylaştıkları ve üzerine “paylaşma” sözcüğünün kullanıldığı, ana gıda maddesi ekmektir,

 

Dünyamızı, köyümüzü, evimizi, kültürümüzü kısaca evrende sahip olduğumuz her şeyi, bu dünyada yolcu olduğumuzu unutmadan paylaşmalıyız. Paylaşmak dendiğinde insanların aklına hemen maddi şeyler geliyor. Bu güzelliğin içinde mutlaka bu da var ama önce insanların yaşamını, sevinçlerini, acılarını, dertlerini, yalnızlıklarını paylaşmak gelir. Başkasının acısını paylaşmak kadar insana huzur veren, manevi bir haz yoktur. Bir ölüm acısını paylaşmak ne yüce bir davranıştır. Paylaşmak için insanın zamanını vermeyi bilmesi, zaman ayırması gerekiyor. Demek ki zamanı da paylaşmalıyız. Günümüz yaşam şartlarını düşündüğümüzde ise belki de en zor olanı bu!

Huzur, aklımızda olumsuz düşünceler  ve  kalbimizde kötü duyguları barındırmadığımızda kapımızı çalar.  Kendimizden başlayarak insanları, çevreyi, hayatı  olduğu gibi kabul edince ve tüm var oluşun düzenini  Allah’tan  geldiğini onaylayınca huzura doğru bir adım atarız. Bir başka deyişle de, hayatı  bütünü ile sevip, herkese  saygı gösterince, içinde bulunduğumuz an ve tüm şartları  tam anlamıyla kabullenince içimiz huzur bulur.

 

Maddi imkanlar açısından fakir olmak zor, sıkıntılı bir  gerçek. Evet çok zor!.. Ancak diğer fakirlikler daha da zordur, acı ve düşündürücüdür. Zaman fakiri, akıl fakiri, sevgi fakiri, gönül fakiri, öğrenme fakiri, bilgi fakiri, okuma fakiri insanları görünce çok üzülüyorum. Para fakiri gün olur “zeytin ekmek” ile doyar. Ama akıl fakiri aklını nasıl zenginleştireceğini bilmez. Öyle kalır. Onu doyurmazsınız. Beyin fakiri olduğunda ancak kendi iradesi ile aklını geliştirebilir. Yoksa bir ömür boyu boş beyin, işlemeyen bir akıl ile yaşar ve ölür.

 

Bilgi fakiri de öyle. Kitap okumaz, gazete bile okumaz ise akıl da çalışmaz ya da kısıtlı çalışır. Tecrübeleri de kısıtlıdır. Farkındalığı, anlayışı çok sınırlıdır. Bu şartlardaki insan hem kendi geri kalır hem ailesini geri bırakır hem de toplumu.

 

İnsanoğlu mutluluğu ve huzuru maddi, manevi değerlerini ve gücünü başkalarıyla paylaşarak elde eder. İnsan  bir varlıktır. Yaşadığı toplumun bir üyesidir. Bir toplumdaki bireyler farklı yetenek ve özellik taşırlar. O nedenle de her daim birbirlerine ihtiyaçları vardır. Bu ihtiyaçların giderilmesinde birbirlerine yardımcı olmaları topumun bilincini güçlendirir.

 

Kendimizi anlamak maneviyata  doğru bir yolculuktur. Bizi huzura, aydınlanmaya, kendimize ve Allah’a  güvene götürür. En zor yolculuk budur. Güvendiğimiz dostlar ile bu yolculuğu paylaşmak yolu kısaltır.

 İyilik yapmanın, hayır işlemenin insana verdiği mutluluk ve enerji dünyada hiç bir maddi varlık ile elde edilemez. Öncelikle huzur ve sevinç verir. Verene daha çok verileceğinden, iyilik yapan kendi nasibini de artırır. Yalnız iyilik gösteriş için, reklam amacıyla değil, yalnızca “İYİLİK” olduğu için yapılmalıdır.

 

Noktayı koyarken bir kez daha diyorum ki, huzur doğruluktur, çalışmaktır, iyiliktir.

Paylaşmak erdemdir...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Bu çatının altından ayrılanların hiç birinin esamesi şimdiye kadar okunmamıştır'
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Bu çatının altından ayrılanların hiç birinin esamesi şimdiye kadar okunmamıştır'
Güzel Sanatlar da  Nöbet Değişimi
Güzel Sanatlar da Nöbet Değişimi