izmir escort escort izmir porno bursa escort alsancak escort antalya escort
Advert
Advert
Başkanlık Sistemi Deyince Neden Korkutuluyoruz?
GÖLGE ADAM

Başkanlık Sistemi Deyince Neden Korkutuluyoruz?

Bu içerik 123 kez okundu.

Başkanlık sistemi deyince aklımıza neden krallık geliyor anlam veremiyorum. Dünyada söz sahibi zengin ülkeler bakın nasıl bir yönetim sistemi var ,başkanlık yada tek cumhurbaşkanlığı yönetimi. Bence  Başkanlık Sistemi, kısa tabiriyle hükümet başkanının aynı zamanda devlet başkanı olduğu Cumhuriyete dayalı bir hükümet sistemidir.

 

Yasama, yürütme ve yargı organları arasında kesin bir ayrımın olduğu, yasama ve yargının demokratik bir denetime tabi olduğu, yürütmenin de iktidar olanaklarını genişleten bir yönetim biçimidir. Başkanlık Sistemi ile yönetilen ülkeler genellikler Cumhuriyet olduğu için devlet başkanları Türkçede Cumhurbaşkanı olarak adlandırılır. İran Cumhurbaşkanı, Güney Kore Cumhurbaşkanı gibi. Genelde Başkanlık Sistemi denilince akla ilk gelen ABD’de bir Cumhuriyet olmasına rağmen ülkenin adında cumhuriyet kelimesi geçmediği için oradaki Cumhurbaşkanlarına sadece Başkan denilir. Bu kısa bilgiyi verdikten sonra ilk Turgut Özal zamanında gündemimize gelen bu sistem şuanda kamuoyunda bir hayli konuşuluyor. Bizde Başkanlık Sistemi’ne dair geniş bilgiler almak ve bilgilenmek için, bu konuyla yakinen ilgilenen  siyasilere sordum ve değerlendirdim. Kendisine verdiği bilgilerden dolayı ve bize zaman ayırdığı için teşekkürlerimi sunuyorum.

 

Konunun ülkemizin yönetim şekli açısından önem taşıması ve son zamanlarda gündemde olması dolayısı ile sıcağı sıcağına bu konuyu değerlendirme ve kafalardaki Başkanlık sistemi ile ilgili yanlış bilgileri ve haksız eleştirilere bir açıklık getirmek gerekmektedir.  Birçok farklı ülkede farklı uygulamalarla Başkanlık sistemi yürütülüyor. Başkanlık sistemi Türkiye’nin yapısına uygun mudur? Türkiye bu sistemi taşıyabilir mi?

 

Tabii ki de uygundur. Öncelikle şunu anlamamız gerekiyor. Bu bir rejim tartışması değildir, bir siyasal sistem tartışmasıdır. Türkiye’nin sahip olduğu rejim bellidir, o da cumhuriyettir. Benim Türkiye’de değişmesi gerektiğini düşündüğüm durum da Türkiye’nin sahip olduğun yönetim biçimi yani siyasal sistemidir. Başkanlık sisteminde keskin kuvvetler ayrılığı dediğimiz bir durum söz konusu. Yani yasama ve yürütmenin ayrı seçildiği bu sistemde net bir ayrım var. Dolayısıyla her bir güç ve kolun bir diğer ile güç ve sorumluluk alanları bakımından bir çatışma yaşamadıkları bir model sunuyor bizlere. Bu da şu demektir; bu sisteme sahip bir ülkenin siyasi istikrarı bir engele takılmadan ülke gelişimini hep daha iyiye ve ileriye doğru sürekli ve mümkün kılar ve ülke hızlı bir karar mekanizmasına sahip olur.

 

Türkiye’ye dönecek olursak Türkiye hızla gelişen büyüyen bir ülke. Dünya ölçeğinde öne çıkacak potansiyelimiz var. Ancak geçmişte ülke içi ayrışmalar, darbeler, koalisyon hükümetleri, Cumhurbaşkanı-Hükümet-Yargı ve hatta Askeriye çatışmaları ülkemize çok şey kaybettirdi. Mevcut parlamento sistemi Cumhurbaşkanı-Başbakan-TBMM arasında bürokrasiyi çoğaltıyor, bu da yasamanın hantallaşmasına, Yürütmenin hızla kararları uygulamasının önüne geçiyor. Bir Başkan, bir meclis ve bağımsız yargı Türkiye’nin hızlı bir ivme kazanmasını sağlayacağına inanıyorum. Bence Türkiye Başkanlık sistemine uzun zamandır hazır.

 

Türkiye’ye özgü bir başkanlık sisteminden bahsedersek nasıl bir sistem ortaya çıkar?

 

Geriye dönük tarihi bilgilerimiz  ve gerekse mensubu olduğumuz medeni değerlerimize bakacak olursak, köklü tarihimiz ve medeniyetimiz bu sistemi bize zaten zorunlu kılmakla beraber Türkiye’ye özgü olacak Başkanlık sistemine de şekil verir.

 

 Her toplum kendi sosyal ve kültürel değerlerine uygun bir sistem inşa edebilir. Türkiye’de uygulanabilecek sistem tabii ki bazı farklılıklar içerecek. Bu farklılıklar sistem masaya kararlı bir şekilde yatırıldığı zaman netleşir. Yalnız şu kadarını söylemek gerekir, Başkanlık sisteminden söz edilince akıllara direk Amerika geliyor, ‘Başkanlık sistemi varsa o zaman federatif bir sistem olacak, yani Türkiye eyaletlere bölünecek’ denilip insanlar yersiz bir korkuya kapılıyor. Halbuki Almanya’ya bakacak olursak devlet yapısı federaldir ama siyasal sistemi Parlamenter sistemdir. Siyasal sistemi Başkanlık olup devlet yapısı üniter olan ülkeler de var. Yani bunlar olmazsa olmaz ya da birbirinin gerek şartı değil. Bizim de Başkanlık sistemimiz bize uygun olacak. Bunlar oturulup konuşulur ve bir sonuca bir netliğe varılıp şekil alır. Biz yüzlerce yıllık geçmişi olan köklü bir devlet geleneğinden geliyoruz.

Başkanlık sisteminin Ülkenin Başkanına sınırsız yetki getireceğinden, dolayısıyla da bir otoriter rejime dönüşeceğinden endişe edenler var?

Ne meclis ne başkan yetki olarak tek ve mutlak değil. Başkanlık sistemi, Mevcut parlamenter sistemden daha şeffaf bir sistemdir. ABD’de, Fransa’da ve daha pek çok ülkede uygulanıyor. Hiçbir “otorite” tartışması yapılmıyor, neden Türkiye olunca bu gündeme geliyor? Bu korkuların yersiz olduğunu anlamak için Başkanlık sistemini iyi bilmek gerekiyor ve genelde bu sistem iyi bilinmediği için bu korkular oluşuyor.

 

Türkiye Cumhuriyeti Başkanı demek iç ve dış temsilde daha kendine güvenen, daha güçlü bir lider demek, yasaların ateşli bir şekilde yürütülmesi demek. Ülke içinde yasamayı yapacak olan meclisin de daha bağımsız bir çalışma yapması demek. Ve yazık ki illegal kimi çevrelerin Türkiye’de kargaşa çıkartmak için kullandığı en belirgin araç bu güne kadar TBMM olmuş. Şu bakımdan TBMM çalışamaz hale getirilmiş, koalisyon hükumetleri birbirine düşman olmuş, Cumhurbaşkanları halktan kopuk ve kendini üstün görmüş. Bunlar hep itibar kaybına sebep oldu tabi. Türkiye’nin bundan sonrasında tüm ülke politikasını, ihtiyaçlarını, yatırımlarını sürdürecek bir başkana ihtiyacı var; ciddi bir istikrar ve güven ortamı yaratır, böylece ulusal ve uluslararası arenada Türkiye’yi güçlendirir. Yeni Türkiye için yeni Anayasa elzemdir.

Dünya’da şuan ciddi bir ekonomik kriz, siyasi kriz ortamı var. Ortadoğu darbelerle, iç savaşlarla boğuşurken Batılı ülkeler de iç kavgalarla zarar görüyor. Türkiye’nin insan haklarını esas alan adaletli bir ülke olmasını diliyorum. Yeni bir Anayasa’nın, Başkanlık sisteminin demokrasimizi besleyeceğine inanıyorum. Kendim için, ailem için, Ülkem için en iyi yaşam standartlarını istiyorum. İstikrarlı bir ortamda neler olabileceğini gördük, bunun devam etmesi temenni ediyorum.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Milletvekili Esin Kara: “Beyin göçü engellenmeli”
Milletvekili Esin Kara: “Beyin göçü engellenmeli”
Bahçeli'den flaş Cumhur İttifakı açıklaması
Bahçeli'den flaş Cumhur İttifakı açıklaması
maltepe escort alanya escort kartal escort manavgat escort