İnsanlık ve Dost Deyince Gönlümden Geçenler
YALNIZ ADAMIN KALEMİNDEN

İnsanlık ve Dost Deyince Gönlümden Geçenler

Bu içerik 310 kez okundu.

Hangimiz hayatımızın  her yerinde yardıma ihtiyaç duymadan  yaşayabiliriz  ki ,  ellerimizi tutacak bir el  acıyla akan gözyaşımızı silecek el  aramadan. Ya da neşeyle koşup sarılacak bir dosta ihtiyaç duymadan   yaşayabilir miyiz?.

 İnsan kendi varlığına dair çelişki ve problemleri çözmede çoğu kez aciz kalır. Daha çok bu çelişkilerin çözümü için kullandığı yöntem sonucu belirler. Aslında çözümler bir kabulleniştir. Korkular, anlamsızlık duygusu, Her yeni iş  ve kişiler arasında çelişki içinde insan bocalar durur.

 En yakınımızda kan ve göbek bağlarımızın olduğu insandan darbe yemedik mi?. Ya da hiç tanımadığımız, adını, sanını bilmediğimiz sonradan çok samimi olduğumuz   kişilerden?  Yardıma uzanmış bir el ve o eli tutacak öteki el işte  o el dost eli asla bırakma çünkü dünyada  her şey kaybedilir ve  kazanılarak  yerine tekrar getirilir  lakin dost  bildiğinin eli bir daha asla !! 

Daha yumuşak ve içten anlatayım;  “yardım bekleyen bir yürek ve yardım verecek olan öteki yürek. ‘’ Dost yüreği ol dünyalık için o yüreği asla yakma’’

Ömrümüzün her aşamasında   her iki rolün de üstleniriz. Hiçbir zaman yalnızca “alan insan” ya da “veren insan” olarak kalamayız. Vermek kadar, almanın da doğal ve hakkımız  olduğunu unutmamalıyız .

Her kişinin kendi  ilkelerine göre ihtiyaç duyup yardım isteyenlere  uzattığı elin nedeni vardır oda dostça güvenin ve  itimadın  eli. Bazıları “Allah rızası” ve “insana yardım” için, bazıları da  “dünyalık menfaat için ” elini uzatır.   Bizim düşüncelerimizle  ‘’Allah Rızası’’ için   elinizi uzatırsanız , asıl kendi insani yanınıza, kendi kişiliğinize, kendi mutluluğunuza  uzatmış olursunuz  ellerinizi.  Ben ve dostlarım maddi değil ama manevi duygularımızı büyütürsek , mutlu oluruz..

Bir kişinin gözünden akan yaşı silmenin, elini tutmanın, saçını okşamanın, sevgiyle gözlerine bakarken    gördüğümüz güzelliğin kendi aynamız olduğunu bilerek, çoğalan iç sevincimize ve  bu mutluluğa  pahası biçilir mi?

Elbette hayır!.. Ellerimizi beklentisiz uzatmışsak, o ele paha biçilmez.  Bazı kişiler el uzatmayı meziyet sanarak, büyüklenirler, meziyetli insan olduklarını her sözde vurgularlar. Bunun örneklerini toplumun her alanında görmek mümkündür.

 

Misal verecek olursak   O toplulukta başa geçtiğini her işin kendinde bitiğini  zanneden kişi  , her zaman yanında olan kişilere büyüklük taslayıp böbürlenerek   “işini gördü ya” diyerek başa kakar. Böbürlendiğin o  koltuğa otursan bile  para karşılığı olduğu için ,Gönül adamı olmak çok zor senin için. Çünkü  zaaflarınız ve zaaflarınızı yenemeyişiniz  insani yanınızı alıp götürüyor farkında değilsiniz.  Her kaybettiğiniz kişinin  ikamesi olur fakat sizin “insan yanınızın ikamesi” olmaz.

 Bir defa yenik düştünüz mü zaaflarınıza , erir gidersiniz o toplumda . Sevdiklerinizi ve sevenlerinizi kendi menfa atlarınız için bir damla   suda boğarak öldürürsünüz.. Oysa her kişi kendi gücü ölçüsünde Dost ve kardeş dediğinin yanında olmak ve yardım etmek zorundadır. Bu hem dünyaya gelişimizin anlamı hem de insan olmamamızın ilk  şartı  olduğundandır.

 Ey  Dost kardeş bildiğimiz insan  Şunu asla unutma .Bizler  ihtiyaç duyduğumuzda bize uzanan tanıdık ya da tanımadığımız ellere biz karşılığında ne yapalım diye düşünmeden , bir kuru teşekkür  etmekten ziyada onu sadece gönül  dostu ve  kardeş belleriz  yardım aldığımız kişilere ömür boyu  gönül borçlusu  kalırız .

 Beni  yalanla dolanla yıllarca kandırdığını öğrenince inan  beynimden vurulmuşa döndüm hiç beklemediğim asla kabul etmeyeceğim kişi idin .  Maalesef onunda bir bedeli varmış ruhunu satmış bilseydim başta o bedeli öder kandırılma   acısını tatmadan ruhunu satın alırdım.

 

Yazımda yardımlaşmadan söz ederken maddi, manevi ayrımı yapmadım. Ama asıl manevi yardımdan yani insanın insana desteğini yazdım. Aslında maddi, manevi her iki yardımda önemli  her ikisi de yaşamın devamı için gereklidir. Ve her yardımlaşmaya katılma ölçümüz, yüreğimizdir.  Yüreğin büyüklüğü istenmeden ve beklentisiz vermeyi de bilir.

 Bazen ölümden bahis açılınca, son demlere gelince insan yaşamı derler ya; “insanın  düşleri ve tüm yaşamı film şeridi gibi gözünün önünden geçermiş” Yaşadığı  dostluklar filim şeridi gibi geçti gözümün önünde  dedim ya her şeyi  yalan üzerine kurmuşsun  ben gene sana dua edeceğim . Yüce Yaradan ıslah etsin ki ömrün boyunca dostsuz kalma !!!!!!!!!!

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
 Başkan Demirhan : ‘’Gazilerimizin yazdığı cesaret ve kahramanlık destanları hafızamızdan çıkmayacaktır’’
Başkan Demirhan : ‘’Gazilerimizin yazdığı cesaret ve kahramanlık destanları hafızamızdan çıkmayacaktır’’
Ahilik Haftası’nda Esnafların Sorunları Masaya Yatırıldı
Ahilik Haftası’nda Esnafların Sorunları Masaya Yatırıldı