Advert
YALNIZ ADAMIN KALEMİNDEN
YALNIZ ADAMIN KALEMİNDEN

SANAL ALEMDE SİYASET VE PKK’NIN ALGI OPERASYONU

Çözüm süreci nedir ve çözüm süreci ile beklenen neydi? Bu sorunun cevabını tam olarak verebildiğimiz anda terörle mücadele stratejisi geliştirebilmemiz ve ülkenin geleceğine güvenle bakabilmemiz mümkün olacaktır. Ancak bu o kadar zor bir husus ki şehit cenazelerinde dahi birlik ve beraberliğini koruyamayan bir sosyal realite inşa edildi ülkemizde. Sosyal medyada siyasi kinini her türlü değerin üzerinde tutan kısa mesaj kahramanları insanlığımızın nereye doğru gittiğinin en net göstergesi. Bu iğrenç üslup savaşı tek boyutlu değil. İster iktidara yakın olsun ister muhalefette yer alsın, hemen herkes üslup iğrençliğinde adeta yarış halinde.

Çözüm süreci ile amaçlananın ne olduğu sorusuna birkaç farklı pencereden farklı cevaplar vermek mümkün. Ne yazık ki bu farklı bakış açıları uzlaşmayı imkansızlaştıracaktır. Çözüm sürecinde yapılan hatalar başka bir yazı konusu. Öncelikle bu hususta söz söyleyen siyasi gruplar ilke olarak çözüm sürecini nasıl değerlendiriyor buna bakmalı.

Örneğin MHP’ye göre çözüm süreci sadece bir ihanet sürecidir. MHP çözüm sürecine o denli karşıdır ki bu ülkenin hükümetsiz kalmasına neden olsa dahi geri adım atılmayacak hayati bir husustur. MHP pkk’yı temsil eden kitlelerle muhatap olmayı istememektedir. MHP devletin ve hukukun ne olduğunu dahi anlayamayacak kadar cehalet karanlığına hapsolmuş kitlelerle müzakere yerine mücadeleyi tercih ettiğini de söylemektedir. MHP tüm günahın Ak Parti’nin sorumluluğu altında olduğunu açık seçik beyan etmektedir.

Peki hükümet çözüm sürecini niçin başlatmıştır ve sürece nasıl bakmaktadır ?

Hükümetin çözüm sürecine bakışı terör sorununun hukuki ve siyasi platformda çözüme kavuşturulabilecek doğasını güçlendirme üzerine kurulmuştu. Bu doğrultuda Kürtler üzerinde ağırlığı bulunan figüranlar meydanlara taşınmış ve devlet ile Kürtler arasındaki güvensizliğin yok edilmesine yoğunlaşmıştır. Bu amaçla İslami söylemler öne çıkarıldı. Aynı inanç ve duygunun terörü sona erdirmeye yeteceği yönündeki vurgulara ağırlık verildi.

Bu anlamda ülke genelinde tepkileri de göze alarak  bebek katili Abdullah Öcalan’ı doğrudan doğruya çözüm sürecine müdahil etmeyi de ihmal etmedi. Hükümet kanadında terörün başı aposuz çözüm sürecinin sürmesinin mümkün olmadığına iyice inanılmıştı. Şüphesiz çözüm sürecinin ne olduğu tam olarak anlaşılamadan başlandı. Uzun süre HDP veya PKK çözüm süreci neticesinde ne istediklerini anlaşılır ve somut bir şekilde söylemediler. Bugün yaşananlara bakıldığında şehir yapılanması adı verilen illegal oluşumlarla terörü dağdan şehire indirme telaşında oldukları anlaşılıyor. Amaç hükümetin kontrolünü, tamamen yitirdiği imajını kendi kamu oylarında güçlendirmektir.

PKK, Işid ile mücadelenin verdiği cüretlede bir anda Türk Devletine rağmen bağımsız bir aktör olabileceğine inanmaya başladı. PKK’nın devlete hiçbir zaman güven duymadığı, devletin istediği doğrultuda bir çözüme razı olmayacağı ayan beyan ortaya çıktı.

Esasen PKK yıllardır Ortadoğu’da meydana gelen gelişmelere bağlı olarak pozisyon değiştiren, gelişmelerden kendisine menfaat temin edebilen bir terör örgütü. Bugün uluslararası bağları tam olarak deşifre edilebilmiş değil. PKK’ya verilen dış destek yönünden Öcalan’ın Suriye’de bulunduğu dönemlerde yaşanan diplomatik gerginlik dışında somut bir bilgi ciddi bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmadı.

PKK dediğimizde Körfez Savaşından tutun son Irak işgaline kadar hemen her kritik dönemden kendisine menfaat temin edebilen ve bu gücünü Türkiye’ye karşı kullanan bir örgütten bahsediyoruz. Suriye’de meydana gelen olayları kendi lehine çevirmeye çalışması ve çözüm sürecini ayak bağı olarak görmesi de bundan kaynaklanıyor. Çünkü PKK için öldürmek emperyalizme direniş anlamına geliyor ve öldürmek için kendisine yardım etmeyenleri de öldürüyor zaten.

Çözüm sürecinde hükümetin İslami söylemleri öne çıkarması ve dindar Kürt kitleleri yanına çekme çabası da ters tepti. Zira Kürt kamuoyunda şiddetin de etkisiyle son derece milliyetçi bir PKK daha baskın ve sahici kabul edildi. Son seçimde Kürt seçmenin batı bölgelerinde dahi HDP’ye yönelmesi biraz da bundan kaynaklanıyor.

Esasen çözüm sürecinin sona ermesi ve çatışmaların tekrar başlaması PKK’nın çözüm sürecine nasıl baktığının dışa yansımasından ibarettir. PKK için çözüm süreci yoktu desek abartmış sayılmayız. Zira PKK önceki yıllar da buna benzer eylemsizlik süreci yaşamış ve çok daha azgın bir şekilde geri dönmüştü.

PKK özellikle R. Tayyip Erdoğan karşıtlığıyla zaten ne devlete ne de hükümete güven duymamaktadır. Özellikle hükümetin devletin üniter yapısından taviz verilmeyeceği noktasında yapmış olduğu vurgulamalar PKK’nın varlığına tersti. Bölünme çağrıları karşısında sert bir duruş gösteren ancak Kürt kimliği vurgusundan çok rahatsız olmayan ve hatta bunu ırkçılık derecesine varmadığı müddetçe makul gören bir hükümet PKK’nın oyununu bozan bir hükümetti. Kendi şarkılarınızı söyleyin ama tıpkı batıdakiler gibi vergi verin, kendi filmlerinizi çekin ama batıdakiler gibi hukuka saygılı olun diyen devlet yerine PKK baskın çıkmaya başladı.

Birçok medya organı şehit haberlerini öncesinin aksine gözümüze sokuyor. Siyasi  Parti’nin şehit ailelerinin acısını paylaşmasına bile izin verilmiyor.

Sebebi gayet açık. Önce Milliyetçiler  tasfiye edilmeli. Gerisi konjonktüre göre şekillenir. Peki bu süreçte Ak Parti neyi ifade ediyor.

Şu gerçeği artık kabul etmek durumundayız ki, bugünün politik ortamında başkanlık sisteminin bugünkünden daha iyi ya da kötü bir sistem olmasının bir önemi kalmamıştır. Bu sistemin objektif bir biçimde tartışılıp değerlendirilmesi de mümkün değildir.

Başkanlık Sistemi artık - ister üzülelim, ister sevinelim – geniş bir kesim tarafından her hangi bir sistem tartışması olarak değil, sistemin otoriterleşmesinin sembolü olarak algılanmakta ve öyle tepki verilmektedir. Hatta bu algının etkilerinin AK Parti seçmenlerine kadar uzandığını, artık muhafazakar tabanda önemli bir kesimin de “AK Parti dışı seçmeni daha çok korkutarak mevcut cepheleşmeyi daha da sertleştireceği” kaygısıyla bir sistem değişikliğinden uzak durulmasını ister hale geldiğini söyleyebiliriz.

GELECEK  ÜLKEMİZ  İÇİN  İYİ OLACAK  İNŞALLAH !

 

 

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
YALNIZ ADAMIN KALEMİNDEN

YALNIZ ADAMIN KALEMİNDEN

DİĞER YAZILARI Üstad Seyit Küçükbezirci’nin Ardından 12-12-2018 02:12 BOZKIRIN ORTASINDA KÖYÜMDE BİR ÖĞRETMEN 04-11-2018 10:15 Yerel Basın bu kadar Hor Görülmemeli 10-10-2018 13:58 Bu Gün Malazgirt Ruhuna çok İhtiyacımız var 25-08-2018 21:34 Okudukça Cahil Olduğumun Tecrübesini Edindim 21-07-2018 18:52 Yüreğine Sağlık Celil Çalış 30-06-2018 21:17 Bay memet 12-06-2018 22:29 Bir başkadır benim memleketim 04-06-2018 17:44 Hoş görülü ve Güler Yüzlü Olmak Ne Güzel 20-05-2018 15:46 HIDIRELLEZ 07-05-2018 21:50 Bir tarım Fuarı daha Geleceğe ümitlerle sona erdi 25-03-2018 23:17 Neden Bu kadar duyarsız olduk 13-02-2018 01:01 Orada Yaşayanların Çoğu Kıymetini Bilmiyor. 12-01-2018 09:49 Herkes Adam Olamıyor Maalesef 19-12-2017 23:52 Şeb-i Arus, Düğün Gecesi 10-12-2017 17:06 Bizim Zamanımızdaki Gençlik 05-11-2017 18:34 Türkiye Cumhuriyeti'nin 94.cü Yaşı Kutlu Olsun 28-10-2017 01:07 Makamlar geçici Bir Heves Önce insan olmak lazım 20-09-2017 01:07 Ağzı Olan Konuşuyor. 04-09-2017 09:28 Arkanda binlerce Kişiyi Öksüz Bıraktın Koca Reis 19-08-2017 22:41 Makamın Ne Olursa Olsun Sende İnsansın Badem Gözlü 05-08-2017 08:35 Var Olanı Gönülden Paylaşmak 11-07-2017 23:02 Dünyalık Peşinde sahte sakallı dedeler 29-06-2017 21:02 Bayramınız Kutlu Olsun 24-06-2017 22:13 Ben Menfaat Dostluğunda Yokum 31-05-2017 14:24 Biz İnsanlar Ne Edersek Kendimize Ederiz 08-05-2017 22:31 DÜRZİ ŞEYH BOZUNTUSU 09-04-2017 19:11 Keneler Kendisini Çok İyi Bilir. 27-03-2017 20:04 Huysuz Kadına Sabır 13-03-2017 21:30 Tasavvufta İnsanlık ve Benlik 26-02-2017 15:48 HZ. Mevlana Celaleddin Rumi'nin Devlet Anlayışı 15-02-2017 23:45 MAKAMLAR GEÇİCİDİR SEN KENDİN OL YETER. 30-01-2017 12:56 SON SÖZ MİLLETİN OLACAK 23-01-2017 20:12 Bu Vatanın Sana İhtiyacı Var Bilge Lider Devlet Bahçeli 11-01-2017 00:07 TERÖR VE TÜRKİYE 01-01-2017 18:55 Hz. Mevlana'yı Anlayabildik mi? Yada Anlatabilmek 18-12-2016 21:07 İnsanım Demekle İnsan Olunmuyor 05-12-2016 22:37 Bir Süre Saklanmakla Kurtuldum mu Zannettin? 25-11-2016 21:48 PİYASALARDA NELER OLUYOR. 19-11-2016 21:57 Türkiye ve Donald Tuump'lu ABD 10-11-2016 22:06 Uyan Sultan AZİZ Uyan Kan Ağlıyor Bütün Cihan 03-11-2016 18:24 BAŞKANLIK SİSTEM İLE ÖZÜMÜZE DÖNELİM 22-10-2016 01:44 Sizin Hiç Çok Bilmiş Arkadaşınız Oldu mu? 05-10-2016 23:23 EĞİTİMCİNİN İŞGAL ETTİĞİN MAKAMIN HAKKI O DEĞİL. 11-09-2016 01:19 TÜRKİYE ‘de Siyasi Yapı nereye gidiyor? 27-08-2016 23:18 Bırakın Herkes Kendi Değerinde Kalsın 21-08-2016 15:53 YENİ ADI YILDIZ OLSUN 10-08-2016 13:28 MAKAM HIRSINA KAPILIP İHANET ETMEYİN 30-07-2016 16:02 Bilgeliğin Stratejik Derinliği 26-06-2016 12:31 CANLAR CAN DOSTLAR AKLIN YOLU BİRDİR. 19-06-2016 00:53 Dinimiz Neden Oruç'u Emretti ? 06-06-2016 18:54 İnsanlık ve Dost Deyince Gönlümden Geçenler 23-05-2016 15:49 BU GECE ‘’BERAT’’ ETTİĞİMİZ GECE OLUR İNŞALLAH 20-05-2016 19:28 MAKAM İNSANI KİBİR SAHİBİ YAPIYORSA EĞER ? 01-05-2016 21:08 Gazetecinin Günlüğü 27-04-2016 13:12 DOST DEDİĞİN ADAM GİBİ ADAM OLMALI 22-04-2016 17:32 Gazetecilik Mesleğinde Adab-ı Muaşeret 31-03-2016 11:30 MEMLEKET DE HUZUR ARAMAYIN 21-03-2016 09:22 Makamınızı Mazlumları Ezmek İçin Kullanmayın 28-02-2016 20:06 GÖNÜL DOSTUNUN NASİHATİ 14-02-2016 15:19 Makamın azdırdığı insanlar 04-02-2016 15:24 ATANMIŞ MAKAM SAHİPLERİ 18-01-2016 16:08 MEMLEKETİN EĞİTİMCİLERİ VE YAZARLARI 02-01-2016 11:55 HER ŞEYİN ÖZÜ GÜVEN VE SEVGİDİR 16-12-2015 01:55 MEDYA AYNA OLARAK GERÇEKLERİ YANSITIYOR MU? 30-11-2015 11:57 İNSANLIK MI, MAKAM VE MEVKİ Mİ? 15-11-2015 20:37 Kimse Genç Neslimiz Üzerinden Hesap Yapmaya Kalkmasın! 01-11-2015 12:22 ÖZ GÜVEN VEYA KENDİN OLABİLMEK 22-10-2015 15:57 DOĞRUYU GÖRMEDEN KARAR VERMEK ! 10-10-2015 13:52 DUR DEMENİN ZAMANI GELMEDİ Mİ? 03-10-2015 14:59 HER ŞEYİ ALLAH RIZASI İÇİN YAPMALI 28-09-2015 11:07 DOSTLUĞUMUZ SOHBET VE MUHABBET ÜZERİNEDİR. 14-09-2015 16:53 OY ARTIRMAK İÇİN OYNANAN OYUNLAR. 01-09-2015 17:58 SANAL ALEMDE SİYASET VE PKK’NIN ALGI OPERASYONU 25-08-2015 19:19 NEDEN KUL HAKKI ÇOK AĞIR BİLİR MİSİN? 17-08-2015 12:48 MUHTEREM OLABİLMEK DEĞİL MUHTEREM KALABİLMEK 10-08-2015 21:37 KAÇINILMAZ GERÇEKLER, KORKU VE YALAN 31-07-2015 12:31 KALP GÖZÜ İLE BAKMAK 12-07-2015 13:24 HER GÖZ GÖRMEZ 07-02-2015 11:03 AMAN DİKKAT! 25-01-2015 19:26 GÖZ ÖNÜNDE OLANLAR 06-01-2015 12:28 BENDEN SÖYLEMESİ 2 18-12-2014 14:57 BENDEN SÖYLEMESİ 11-12-2014 15:19
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 21 11
  • 2 Fenerbahçe 20 11
  • 3 Trabzonspor 19 11
  • 4 Alanyaspor 19 11
  • 5 İstanbul Başakşehir 19 11
  • 6 Galatasaray 19 11
  • 7 Yeni Malatyaspor 18 11
  • 8 Beşiktaş 18 11
  • 9 Gaziantep FK 15 11
  • 10 Çaykur Rizespor 14 11
  • 11 Göztepe 13 11
  • 12 Konyaspor 13 11
  • 13 Kasımpaşa 12 11
  • 14 Denizlispor 11 11
  • 15 Antalyaspor 11 11
  • 16 Gençlerbirliği 10 11
  • 17 MKE Ankaragücü 9 11
  • 18 Kayserispor 7 11
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA