DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Mustafa Kaygısız
Mustafa Kaygısız
Giriş Tarihi : 16-06-2020 14:20

Casusluk - Hainlik

Casusluk ulusal ve uluslar arası hukukta yasak olmasına rağmen vazgeçilmeyen bir davranıştır. Yine casusluk fiili ve onun ağır yansıması olan hainlik suçu insanlığın yüz karası olarak ortaya çıkmaktadır. Ancak ‘’ Casusluk – Hainlik’’ milli-dini değerlere bağlı olarak zihniyetlere özgü her dönem Demokles'in kılıcı gibi sallanır.

‘’Casusluk – Hainlik’’ savunulacak bir eylem değildir. Kriminal suçların en başında gelir. Yine failleri karşımıza ‘’masum-suçlu’’, ‘’suçlu-masum’’, ‘’kesin suçlu’’ gibi bibi birçok renkleri ile çıkar. Uzak, yakın tarih ve dün göstermiştir ki ‘’ Casusluk – Hainlik’’ kavramı, suçu ve elbisesi çok değişkenliğe sahiptir.

Tarihten ve günümüzden ‘’Casusluk – Hainlik’’ kavramları yanında ‘’kahramanlık, dindarlık, millilik’’ meziyetlerini sayan çok insan ortaya çıkar.

Birkaç isim sayalım. Siz okuyucular doldursun altını. Mustafa Kemal, Sultan Vahîdeddin, İskilipli Atıf, Mustafa Sabri, Topal Osman (Osman Ağa), Adnan Menderes…

******

Bir hatıra anlatsam. Ceza kanunu yönünden kendimi ihbar etmiş olur muyum? Zaman aşımı kavramı ne der bilmiyorum?

Yıl sonu 1998/99. Ankara Emniyet Müdürlüğü Parmak İzi Bürosunun bir iki aylık amiriyim. İş yerinde yılbaşı hediyesi ‘viski ve malbora’ konusu var. Amir ve memurlara bir şişe viski, bir karton marlboro sigarası verilme hususu var. Bana da soruldu mu? Hatırlamıyorum ama, bana verildi ve verilmeyen memurların itirazı bana iletildi. Hem verilme sebebini hem de memurların bazılarına niye verilmediği hususunu araştırma ihtiyacı oldu.

Konuyu öğrendiğimde Amerika devleti Ankara Elçiliği tarafından verildiğini anlaşıldı. Elçilikte görevli bir emekli astsubay zaman zaman şubede görürdüm. Hediyeyi onun getirdiğini ve dağıtıldığı anlaşıldı.

Bu hediyeler neyin karşılığında veriliyordu. Elçilikte görevli emekli astsubay zaman zaman bir isim listesi getiriyor ve burada adı bulunanların arşiv kayıtlarına bakılarak bilgi veriliyormuş.

Hediye alamayan personel kızgın, alanlar mutlu olabilirdi ama bu durum beni iki yönden rahatsız etti.

Birincisi; Bir Türk Polisi olarak kuralsız, hukuksuz bir şekilde gizli ve kullanımı hassas olan bilgilerin Amerika elçiliğine verilmesi.

Öyle ki usule uygun yazışma olmadan hiçbir makama bilgi vermiyoruz.

İkincisi; Ben bu büronun amiriyim, hukuken bu arşivin güvenliğinden sorumluyum. Ancak sorumsuzca bir uygulama başlamış ve teamül halini almış.

Bu konuyu büro ve şube amir ve memurları ile tartıştığımızda bu uygulamanın eski olduğu ve devam ettiği idi. Bir diğer konuda bu uygulamanın emniyetin diğer şubelerinde de devam ettiği idi. Hatta bana denen ‘o şubelerin verdiği bilgiler yanında bizim arşiv ne ki?’’

Konuyu şube müdürüne bildirdim. Müdür vekaleten baktığı için dinlemedi ve bu uygulama devam etti (ben engelledim müdür izin mi verdi bu kısmı tam hatırlamıyorum).

Bir yıl kadar sonra yeni şube müdürü geldi. İlk işim bu konuyu anlatıp, engellemek istedim. Müdür düşüneyim dedi. Ama sonra diğer şubelerde yapıyormuş. Üzerimize tepki almayalım dedi ve devam etti.

Bu konu beni o kadar çok rahatsızlık veriyor ki kendimce çözün üretiyorum. Ayrıca listeden haberimde olmuyor. Liste geliyor gece nöbetçi hazırlıyor. Benim karşı olduğum bilindiği için ‘’listeye sahte baktık’ diyorlar.

Bir yıl kadar sonra şube müdürü değişimi oldu. Şube müdürüne ilk işim bu konuyu anlatmak oldu. Bu sefer bende hem büroda tecrübeli olmanın verdiği güvenle ‘’Bilgi Notu’’ olarak verdim.

Şube müdürüne konuyu anlattım. Bilgi Notunu masasına bıraktım ama daha okumadan. Benim düşünce mi sordu.

Kısaca anlattım. Yasal olmadığını, uluslar arası boyutu bilmem ama bize Anakara Valiliği havaleli yazı ile gelmesi gerektiğini anlattım.

Şube müdürü, bir talimat yazısı hazırlayın. Şubeye gelen yazılar, talimatlar, istekler… birincisi kanunlara ve resmi yazışmalara uygun gelecek. İkincisi; Şubeye gelen tüm yazıları, istekleri şube müdürü olarak görüp onayladıktan sonra ilgili birime gidecek.

Buna benzer talimat yazısı hazırlandı ve çıktı.

Bu Şube müdürü Ahmet Özban’dı.

*****

Teknolojinin her alana girmesi ve kamunun çok şişmesi ve hantallaşmasına bağlı olarak ‘gizli, sır’ kavramlarının mahiyeti değişti. İşin aslına kalırsa Amerika gibi teknoloji elinde olan güçler, tüm veri tabanlarının kendisine bağlı olması avantajını kullanarak bilgileri elde etmektedirler.

Ben yukarda kendimce bir kahramanlık yaptığımı anlattığımda bir dostum bana gülmüştü o günlerde. Niye güldüğünü sorduğumda: benim koruduğum arşivin devletten izinli olarak 1990’lı yılların başında Amerika devletine götürüldüğü ve orada tarama yapılarak dijital arşiv yapıldığını anlattı. Evet, şimdi ‘’Dijital Parmak İzi Arşivi’’- AFİS bu arşivin Amerikada taranması ile başladı.

****

Bugünlerde gazeteci Müyesser Yıldız Uğur’un casusluğu konuşuluyor.

Müyesser Yıldız, Emniyet Müdürü, Polis Akademisi evvelki başkan vekillerinden Naci Uğur’un eşiymiş.

Naci Uğur Polis Akademisinde Enstitü Başkanlığı, Başkan Yardımcılığı ve bir dönem Başkan Vekilliği yaptı. En son yurtdışı görevinde iken 2019 yılında emekliye ayrıldı.

Müyesser Yıldız ismini 2011 yılında basından duydum.

2013 veya 2014 yılında Ankara Adliyesinde Bilirkişilik işlemleri esnasında Naci Uğur beyle sohbetimizde Müyesser Yıldız’ın eşi olduğunu anladım.

Müyesser Yıldız, ‘’başkanın eşi hanımefendi’’ olarak Akademide ve polis teşkilatında bilinmesi gerekirdi. Ama kimsenin veya benim gibi bu konulara ilgisiz kişinin bilmediği anlaşılıyor. Oysa polis teşkilatında amir eşleri ikinci rütbede ‘hanımefendiler’ olurlar genelde.

Bu hormonlu rütbeli ‘hanımefendiler egoları ile çaka satarlar. Seviyesiz amir ve memurlar ikbal uğruna bunlara sahte methiye düzerler. Polis Akademisinde böyle seviyesiz hanımefendiler pek olmadı. Oldu ise de benim karakterim yönünden yollarımız kesişmedi.

Müyesser Yıldız, Naci Uğur’un eşi olarak Akademide 5-6 yıla yakın pek ala arzu endam edebilirdi. Arzu endam etmemesi yanında bilen bile olmamış.

Müyesser Yıldız tutuklandı. Suçu nedir, deliller nelerdir? Bir şey diyemem! Hukuk sistemi ölçecek.

****

Yukarıda şube müdürü Ahmet Özban’dı andım. Hep hayırla yad ederim. Çalışma dönemimizde çok ezdi, çalıştırdığından dert yandık. Bu dönemde çok şey öğrendiğimizi yıllar sonra mahiyetinde çalışanlar olarak hep andık. Devlet, meslek, dürüstlük… gibi ilkeleri lafla değil özümseyen ve uygulayan bir meslek büyüğü olarak polis teşkilatında örnektir.

***

Naci Uğur, 5-6 yıl ve son yıl başkan vekili olarak amirimdi. Pek iş ilişkimiz olmadı. Ama ast üst ilişkisinde seviyeli bir meslektaş ilişkimiz oldu. İşine hassas bir insandır. Bir işi çok inceler. Mesleğe, devlete karşı çok hasiyeti vardır. Bunlar hakkında yanlışlıklar yapılmasını istemez. Başkan vekili olduğu dönemde TRT Televizyonunda bir programım var. Suç aydınlatma, faili meçhul gibi konular konuşulacak. Emniyet Genel Müdürlüğünden izin alınmış yazı önüne gelmiş. Ertesi sabah programa katılacağım. Önce çağırdı, ‘aman ha polisi, devleti kötüleyecek anlama gelecek konulara girme…’’ babında sıkı sıkı tembihte bulundu. Sabah TRT’de program hazırlığı yapılıyor telefonla aradı. Aynı hassasiyetle ‘meslek ve devlet’ diyordu.

Naci Uğur, Ahmet Özban gibi polislik meslek büyüğü olarak polis teşkilatında örnektir.

Naci Uğur, Türk devletine ve polislik mesleğine sadık Eskişehirli bir Türkmen ailesi ferdidir.

Benim bu sığ bilgilerim ile Naci Uğur ve etrafındakileri böyle görür.

Devletimiz bu gün en iyisini bilir. Yarını da yarın ki devlet bilir.

15.06.2020

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Başakşehir FK3166
  • 2Trabzonspor3162
  • 3Sivasspor3257
  • 4Beşiktaş3153
  • 5Galatasaray3252
  • 6Alanyaspor3251
  • 7Fenerbahçe3250
  • 8Gaziantep FK3141
  • 9Antalyaspor3241
  • 10Göztepe3239
  • 11Kasımpaşa3136
  • 12Gençlerbirliği3236
  • 13Yeni Malatyaspor3132
  • 14Denizlispor3132
  • 15Çaykur Rizespor3132
  • 16Kayserispor3131
  • 17Konyaspor3130
  • 18MKE Ankaragücü3229
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
Reklamı Geç
Advert