DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
HÜSEYİN BİLGİÇ
HÜSEYİN BİLGİÇ
Giriş Tarihi : 21-02-2020 09:06

2023: Türk Birliği Mümkün Mü?

Gecenin Çocuklarının Bölgesi: Türkiye İle Türkistan

SSCB’nin kimine göre “beklenmeyen” ve “süpriz olan” dağılışı ile Türkiye’nin önünde geçmişte, sadece Atatürk dönemi hariç, görmezden geldiğimiz, Dış Türkler diye “dışladığımız”, “bilinçaltımızda” bastırdığımız tarihi hakikat beliriverdi. Yeri gelmişken SSCB’nin yıkılışı ile ilgili “beklenmeyen” veyahut “sürpriz olan” gibi sözcüklerle başlayan çözümlemelere itirazımız mevcuttur. O kelimelerin yanına 1991 yılı itibari ile kırmızı kalemle soru işareti koyduğumuzu belirtelim. Sovyetlerin yıkılışı gerçekten “sürpriz” ya da “beklenmeyen” bir olay mıydı? Bu konu ayrı makale konusu olduğu için o konu üzerinde durmayacağız. Ayrıca burada okuyacağınız satırlar bizim 1991’den beri yaptığımız araştırmalardan aldığımız notların bir derlemesidir. Burada kendimizi övmüyoruz ama birileri sistem ile kol kola “model ülke” çığırtkanlığı yaparken biz onun tam tersini savunuyorduk. Fakat yine onlar en yetkin Sovyetolog biz ise “öteki” olduk. Onların iz basarı “devrin adamları” için ise söz yok onlar hep bukalemundu zaten. Tarihi hakikat dedik, evet Türkiye’nin “unutmaya çalıştığı” ve “bilinçaltında” bastırdığı Jeokültürel ve Jeotarihî alanımız ve kaderimiz 1991’de bize hakikatleri fısıldamaya başladı. Yazımızı 2023 dergisinden alıntı ile konumuzu kendi “hinterlandında” genişletelim: Türkiye “…Bu dönemde, hem Sovyetlerin yıkılmasıyla ortaya çıkan ‘stratejik boşluğu’ Batı Bloğu adına doldurma görevini ifa etmeye hem de yeni muhatap olduğu Türk Dünyası gerçeğinin mahiyetini anlamaya çalışmıştır.” Türkiye Türkistan’a yönelik geliştirdiği siyasetin “Model Ülke” temelli olması ilk kırılmayı beraberinde getirmiştir.

Bundan dolayıdır ki Türk Dünyası gerçeğinin mahiyetini anlamaya çalışılması hususunda Türkiye ve Türkistan arasındaki ilişkilerde günümüze değin uzanan birçok olgunun ve kavramların anlamlandırılamaması meselesi ortaya çıkmıştır. Soğuk Savaş stratejisinin ve siyasetinin postmodern türünden başka bir şey olmayan “Model Ülke” söylemi ile “dil, din, kültür v.b. birliktelikler” söylemleri “hazırlıksız yakalanma” bahanesi içinde soyutlaştırmış ve aynı Türkistan’ın bizim için önemli olan jeokültürel ve jeostratejik alanı ve kaderi gibi muhayyelleşmiştir. Dolayısıyla kavramların içleri boşalmış karşılıklı anlayamama ve anlaşamama sonucu gerilimler ortaya çıkmıştır. Tabii ki burada Türkiye’nin yanlış stratejisi olduğu kadar Türkistan’ında Türkiye’ye karşı yanlış stratejisi etken olmuştur. Bunun sonucunda iki tarafta hâlâ “hasret giderme” ile meşgul olarak ilişkiler akamete uğramıştır. Misal verecek olursak: Türkiye Türkistan ile ilgili MGK Belgesini kaybederken; Türkistan’da ise Türkiye “küçük Amerika” ve “ermeni ve kürt vatandaşlarına soykırım yapıp onlara toprak ve diğer haklarını vermeyen” devlet konumunda kalmıştır. Hasret gidermek işte bize göre bu maalesef!
 

Yine 2023’ten alıntı ile devam edelim: “Sovyetlerin dağılmasından bu yana geçen sürede önemli kitlelere ulaşan Türk Dünyası fikrinin girdiği bu yeni aşamada, ‘Türk Birliği’ mümkün mü sorusu artık geçmişte kalmıştır. Cevap aranması gereken soru, ‘Türkiye bu birliğin neresinde yer alacağı ya da neresinde yer almak istediğidir’.” 2023 dergisinin sorduğu bu soruya değişik açılardan cevap vermek mümkündür. Ayrıca bu soruyu Türkistan içinde sormak gerekir. Özellikle Kazakistan eski cumhurbaşkanı hürmetli Nursultan Nazarbay’ın “Türkistan Birliği/Merkezî Asye Devletler Birliği” teklifi (burada biz Orta Asya Devletleri Birliği sözcüğünü kullanmıyoruz çünkü Orta Asya terimi oryantalist bir yaklaşımı ifade etmektedir bize göre) ile Türkistan’da bu konu daha sık tartışılmaya başlanmıştır.

Türkistan İki Dünya Eşiğidir Türkiye İki Dünyanın Beşiğidir

Sayın Nursultan Nazarbay’ın gündeme getirdiği “Türk Birliği” tartışmasını Türkistan açısından değerlendirdiğimizde Türkistan devletlerinin boyculuk, kabilecilik ve Sovyet döneminde Rusya’nın uyguladığı Türkistan devletlerini kendi aralarında yarıştırıp stratejik, iktisadi, kültürel ilmi ve diğer alanlardaki kırılmalara ve geri kalmışlığa sebebiyet veren anlayıştan uzak olarak bu konuyu çözümlemeleri gerekmektedir. Bunun için Türkistan tarihinde birçok dersler mevcut olduğu kadar geleceği tasarlamada birçok kaynaklarda mevcuttur. Türkistan bu konuya yaklaşımında Sovyet döneminin dayattığı “kabileci ruhlu burjuva-mikro milliyetçi” anlayışı temel alırsa Dugin’in “Avrasyacı” kimliği içinde yine Dugin’in Türkistan için Rusya Devletine “kabileci-boycu” düzeni muhafaza etme düşüncesi Türkistan’ı sadece “Avrasya” kimliğine eklemlenmek zorunda bırakır. Bunun sonuçları da gayet iyi bilinmektedir.

Türkiye açısından değerlendirdiğimizde; öncelikle Türkiye bu bölgeye açılımlarını sağlam temeller üzerinde eski hataları tekrarlamadan ve “hazırlıksız yakalanmadan” kendisini sadece Türkistan devletlerinde protokol düzeyinde iyi ilişkilerle yetinmeyerek halk arasında da Türkiye’yi tanıtmalı ve halkın arasındaki yanlış, olumsuz birçok konuyu ve bilgiyi televizyon ve gazete ve diğer kuruluşlar aracılığıyla anlatmalıdır. Bilindiği üzere bugüne kadar Türkiye ve Türkistan ilişkileri devlet protokolü düzeyinde kalarak iki ülke halkının karşılıklı birbirleri hakkındaki bilgileri nostalji ile mitoloji arasında bilgiler yumağından ibaret olmuştur. Türkiye ve Türkistan arasında üst düzey ilişkiler çok iyi olabilir fakat bunu halkın arasına yayamazsak “Türk Birliği” sadece konferanslarda, toplantılarda ya sonuç bildirgelerinde ya da devletlerarası protokollerde kapalı kapılar ardında cumhurbaşkanlarının arasında “resmi konuşmadan” ibaret olur. Bundan dolayıdır ki, Türkiye ve Türkistan’ın tarihte jeokültürel/tarihi alanımıza ve kaderimize izdüşümlerinin sembiyotik karmaşıklığının Janus’un iki yüzünde oluşan ifadelerinden çözümlenmesi ile cevap bulunacağı düşüncesindeyiz.

Türkiye ve Türkistan hakikatlerle yüzleşmeli ve karşılıklı hakikatleri konuşmalı. Bugüne kadar karşılıklı çalışmalar ve ilişkiler “mikro milliyetçiliğin” etkilerinden dolayı yarım kalmıştır. Artık karşılıklı ilişkilerde mikro milliyetçilik aşılmalıdır. Türk birliği meselesini tartışırken Ali Merdan Topçubaşı, Bekir Sıtkı Çobanzade, Sultan Galiyev, Turar Rıskul, Ziya Gökalp, Yusuf Akçura, Alparslan Türkeş silsilesi bize derkenar değil birinci elden kaynaktır. Bu kaynakları derkenar olarak kullanma hastalığını bırakmalıyız. Mesela, Sultan Galiyev, Turar Rıskul gibi “tarihi hafızamız” olan bu şahsiyetleri bir vakit “dinsiz, kızıl komünist” veya “Lenin ve Stalin’le birlik olup Türkistan’ı satan hainler” olarak kerameti kendinden menkûl ilmî söylemlerle yargılayanlar bugün ise şahsi menfaatleri uğruna, birilerine şirin gözükmek uğruna, bir yerlere gelmek uğruna, ikbalperestlikleri uğruna açıkça kullanmaktadırlar. Onlara sözümüz şudur: O insanların isimlerini yazılarınızın satır aralarında ve dillerinizin pelesenk kısmında kullanmayı bırakın. O insanlar bilinmeyen mezarlarında rahat uyusunlar.

Buradan hareketle, Türkiye-Türkistan Türk birliği meselesinde tarihi mirasını Batı’ya yahut Rus Avrasyacılığına eklemlemekten vazgeçip sağlıklı bir zemine oturttuğu vakit birçok olgu, kavram açıklığa kavuşacaktır. Türk birliği o zaman daha sağlıklı tartışılabilir ve sağlıklı sonuçlara ulaşılabilir düşüncesindeyiz. Uzun sözün kısası, Türkiye ve Türkistan “mendil diplomasilerinin” kurbanı olmamalı artık ve jeokültürel/jeotarihî kaderinde ve alanında yüzleşmeli buluşmalı. Gecenin çocuklarının 2023’te buluşması dileğiyle…

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Göztepe24
  • 2Fatih Karagümrük13
  • 3Beşiktaş13
  • 4Galatasaray13
  • 5Alanyaspor13
  • 6Antalyaspor13
  • 7Hatayspor13
  • 8BB Erzurumspor13
  • 9Fenerbahçe13
  • 10Kayserispor13
  • 11Yeni Malatyaspor21
  • 12Konyaspor00
  • 13Çaykur Rizespor10
  • 14MKE Ankaragücü10
  • 15Kasımpaşa10
  • 16Gaziantep FK10
  • 17Trabzonspor10
  • 18Başakşehir FK10
  • 19Gençlerbirliği10
  • 20Sivasspor10
  • 21Denizlispor10
Gazete Manşetleri
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
KONYA BELEDİYELERİNDEN HANGİSİNİN ÇALIŞMASINI DAHA ÇOK BEĞENİYORSUNUZ?
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA