Depremi karşı her zaman hazırlıklımıyız?
DURAN ÇÖLCÜ

Depremi karşı her zaman hazırlıklımıyız?

Bu içerik 765 kez okundu.

Doğal Afetler meydana geldikleri bölgenin altyapısını ve ekonomik düzenini bozmakla kalmayıp başka ciddi sorunlar da ortaya çıkarıyor.

Can kaybı, yaralanma, sakat kalma, ekonomik kayıplar, psikolojik sorunlara neden oluyor.

Diğer taraftan bulaşıcı ve salgın hastalıklar, pazar kaybı, üretim ve gelir kaybı, enflasyon, acil yardım harcamaları, işsizlik ve planlanan yatırımların gecikmesi gibi önemli sonuçları da doğurmaktadır.

17 Ağustos Depremi bu sonuçların tümünü ortaya çıkaran bir depremdir.

Ülkemizin yakın tarihini derinden etkileyen en önemli olaylardan birisidir.

Gerek büyüklük, gerek etkilediği alanın genişliği, gerekse sebep olduğu can ve maddi kayıplar açısından son yüzyılın en büyük depremlerinden birisi olarak hatırlanmaktadır.  

Umarım bir daha Marmara Depremini gibi bir deprem yaşamayız. Gereken tedbirleri alarak, can ve mal kayıplarının önüne geçmiş oluruz.

Depremle ilgili alınacak tedbirler konusunda da tembel olmayıp, üzerimize düşen ne olursa yerine getirerek, bu acıların bir daha yaşamayız. 

Eğer bu konuda üzerimize düşüne yapmazsak yine depremin neden olduğu her türlü acıları yaşamaya devam ederiz.

 

Ülke tarihimizin en büyük ve sonuçları itibariyle en acı depremlerinden biri olan Doğu Marmara depreminin üzerinden 20 yıl geçti.

Büyüklüğü 7,4 olan 17 Ağustos 1999 Doğu Marmara Depremi bir kent depremi olarak ortaya çıkmıştır.

Bu deprem; binlerce insanımızı toprak altında bırakırken, binlerce insanımızın da yaralanmasına neden olmuştur.  

Yapıların yüzde 25’i, kullanılamaz hale gelirken, 17 milyar dolardan fazla ekonomik kayıp yaşamışız.

17 bin 480 insanımız yaşamını yitirmiş, 330 bin konut, 50 bin işyeri hasar görmüştür.

Bir milyondan fazla insan evsiz kalmıştır. 16 ilimiz bu depremden etkilenmiştir.

Depremin olumsuz etkileri ve insanlar üzerindeki bıraktığı acılar saymamla bitmez.

 

Sonuçta Deprem yaşanmadan önce alınacak önlemler ve parasal harcamalar, deprem yaşandıktan sonra yapılacak düzenleme ve parasal kayıplardan 20 kat daha azdır.

Öyle ise şimdiden deprem konusunda alınacak tedbirler konusunda aceleci olmalı, gereken önem verilmelidir.

Öncelikle kentlerimizi depreme hazırlıklı yapıya getirmeliyiz. Yeni inşaat ve kentsel dönüşüm uygulamalarında sosyal ve toplumsal sorunların artmasının önüne geçilmeliyiz.

Depreme dayanıklı binalar yapmalıyız.

Bu konuda daha fazla depremden korunma yolları hakkında eğitimler verilirken, çeşitli organizasyonlar düzenlenmelidir.

Rabbimiz Allah’tan(C.C.) deliğim; şehrimizde, ülkemizde ve dünya genelinde böylesine acıları bir kez daha yaşatmamasıdır.

Unutmamalıyız ki, deprem değil, depreme hazırlıksızlık yakalanmak can ve mal kaybına neden olur.

Şu soruyu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız. Depremi karşı her zaman hazırlıklımıyız?

Deprem kaderdir diyerek üzerimize düşen sorumluluklardan kaçmamalıyız. 

Ne dersiniz sizce de öyle değil mi?

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Konya Trafiğinde Sıkı Dönem Başlıyor
Konya Trafiğinde Sıkı Dönem Başlıyor
Konya’da ‘Temiz Hava’ temalı yürüyüş
Konya’da ‘Temiz Hava’ temalı yürüyüş