Hoş  Görü ve Sevgi  Dolu Bir Gönül
İMDAT YAYLA

Hoş Görü ve Sevgi Dolu Bir Gönül

Bu içerik 1050 kez okundu.

Sevgili  dostlarım  değerli arkadaşlarım şunu unutmamalıyız ki Milletleri millet yapan tarihleri ve kültürleridir. Tarihsiz bir millet kişiliğini kaybetmiş bireye benzer. Her zaman olduğu gibi yine  çok bilinen bir konu hakkında  sizlerle sohbet etmek istedim. 

Evet dostlarım ,arkadaşlarım canlar , Ramazan ayın da bir ay sabırla oruç tuttuk. Mükafatını  Allah’tan bekleyerek, yalınız Allah’ın bize ilk mükafatı bir ay sonra ramazan bayramı idi lakin bizler bunu tatil mükafatı olarak algıladık. Devlette buna çanak tuttu neymiş turizm gelirleri artsın diye. Herkes bir yerlere kaçtı ne Anne ne baba nede sülale artık konu komşuyu unuttuk zaten. Sevgili dostlarım bu yazdığımdan dolayı tatile karşı olduğum için  değil sakın yanlış anlamayın sadece Ramazan ayının mükafatı olan Bayramı hakkıyla yapılmadığı için serzenişimdir. Evet bizlerde tatil yapıyoruz.  Emekli olmadan evvel yıllarca  senelik iznimizi dört gözle beklerdik tatil yapmak sahillere koşmak için, neden mi? Çünkü Çalışanların fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması  ve  birikmiş bir yılın yorgunluğunu iş stresini  yok etmek için.

Sevgili dostlarım değerli kardeşlerim esas yazmak istediğim konu bu değildi . Apartmanda ve sokaklara bakınca hayıflandım .yazmak istediğim  esas konu insan evlatlarının  tüm yaratılmışlara yaratandan ötürü saygı ve sevgisi idi.

 Evet  sevgili dostlarım canlar ,Sevmek için o kadar fırsatımız olmasına karşın yaşadığımız  dünyada o kadar az sevgi vardır ki. İnsanlar yalnız ağlamakta, yalnız ölmekteler. Çocuklara kötü muamele edilmekte, yaşlılar son günlerini sevecenlik ve sevgiden uzak geçirmektedirler. Sevgi gösterisine bu kadar çok ihtiyaç olan bir dünyada, yaşamımızdaki insanlara sadece sıcak bir kucaklama ya da uzatılan bir elden daha karmaşık olmayan bir hareketle yardım edecek büyük bir gücümüz olduğunu anlamak ve uygulamak   o kadar önemli ki maalesef bunları unutup egolarımızla hareket eder olduk.

  Lütfen  sevgi eylemine alıştırın kendinizi, çünkü sevgi ruhu tutuşturur ve  tüm egolarımız yakar yok eder.  Bizim tüm canlıları sevebilmemiz için hoş görü ve anlayışlı olmamız lazım çünkü sevgi anlayışla Yaşar. Anlayış karşısındakinin görüşünü anlamaktır. Başkalarına kendine davranılmasını istediğin gibi davranma kuralı, anlayışın çok güzel  örneğidir. Bizlerin toplumda , kişisel ilişkilerimizi güçlendirmeye yarayan çok kuvvetli bir insan huyudur. Birilerinin bize anlattığı gibi değil  Anlayış, başkalarının görüşünü kabul etmemiz gerektiği demek değildir. Sadece onu anlamaya çalışmak için sabırla dinleyerek  onu anlamalıyız. Herkesin, bizim fikirlere  uymayan, kendileri için geçerli olan kendi deneyimleri olduğunu kabul etmedikçe, başkalarına anlayış gösteremeyiz.  Herkesin dünyayı bizim gibi görmesini bekleyemeyiz. Gerçek anlayış, ancak kendi dışımıza çıkabildiğimiz ve nesnelerin öteki insanlara nasıl göründüğünü anlamaya çalıştığımız zamandır..

 

Pek çok kere ilk görüşte kolaylıkla umursanmayacak ve unutulacak insanlara rastlamışımdır. Ancak, onlar hakkında daha çok bilgi edinmek için zaman ayırdığımda, hemen hemen her zaman onların davranışlarını kabul edilebilir  olduğunu  kabullenmişimdir.  Bu da bana olumsuz önyargılarımın çoğu zaman ne kadar yanlış olabileceğini öğretmiştir. Anlayış bir huy haline dönünce, artık o anın tutkusunun esiri olmadığımı  ve sevme yeteneğimin  sınırsıza ulaştığının farkına vardım. Yaratılanı seviyorum Yaratanın hatırı için.  Bunu başara bilirsek eğer karşılığı ne olur dostlarım biliyor musunuz? sonsuz sevgi .

Ne kadar güçlüklerle karşılaşırsak karşılaşalım  bu güçlüğün içerisinden ancak  Sevgi eylemi  ile çözüm bulabiliriz. Sevgimizin gücü, sorunlarla ve düş kırıklıklarıyla nasıl başa çıktığımızda kendini gösterir. Yaşamımızda her şey güzelce akıp giderken hoş ve olumlu olmak kolaydır. Ama yaşamın akışı değişip de geçici olarak bizi güçsüz bırakırsa, o zaman gerçek sevginin gücü ve irademiz  ortaya çıkar.

Sevgi bize “Neden ben?” diyerek zaman kaybetmemeyi, onun yerine, “Şimdi ne yapmalı?” demeyi öğretir. Birinci soru gereksiz ve anlamsız bir çatışmaya götürür, ama ikincisi kendine acımanın ve anlamsız suçlamanın yükünü taşımayan bir eylemi akla getirir. Eğer sevgi varsa, güçlükler bozulan ilişkilerin nedeni değildir. Aslında bu durum bizim değişip ayakta kalmamızı sağlar.

Sevgili dostlarım değerli kardeşlerim canlar, yazıyı bayağı uzattım öncelikle değerli vaktinizi aldığım için hakkınızı helal edin lakin sevgi ve hoş görü deyince şu hikayeyi aktarmamak olmaz hikayeyi aynen aktararak sizlere saygılı hoş görülü sevginin doruğa çıktığı bir ömür temenni ederken sevgilerim arz ederim  SAYGILARIMLA

 

HİKAYE:

 Henüz  çok gençken kocasını kaybetmiş, ondan kalan tek oğlunu yetiştirmek için dişini tırnağına takarak çalışmıştı Onu kimseye muhtaç etmeden okutabilmekti arzusu Bu hayallerle geçirdi günlerini Gençti, güzeldi ama geri çevirmişti evlenme tekliflerini; oğlunu yaban ellere vermemek istiyordu Başkalarına çamaşır yıkadı, temizlik yaptı, oğlunu hiç bir şeye muhtaç etmedi Oğlu okuyacaktı, mesleğini eline alınca artık kalan ömrünü yavrusunun yanında geçirecekti. Bu  hayallerle geçti yıllar, bu hayalle bitti yıllar Nihayet oğlu hukuk okudu, hâkimlik görevine başladı Anne sevincinden yere göğe sığmıyordu Sıra oğluna layık kız bulmaya geldi, bunu da bulunca artık gözleri arkasında kalmayacaktı Tam istediği gibi bir kız buldu Dışını görüyor, içinden haberi yoktu Seviyordu gelinini öz evladı gibi Bir an önce düğün olsun istiyordu Sanki kendi evlenecekti Bir an önce taşınmak istiyordu yeni evlerine; artık bir köşeye oturup torunlarını sevecek, geçmiş onun için tatlı bir hatıra olacaktı. Nikah gününe 1 ay kalmıştı, damat gelini alarak yeni evlerine yerleşecek, eşyaların yerlerini ayarlayıp ölçülerini alacaklardı Bütün eşyaların yerleri ayarlanmış, tek tek güzel bir görüntü kazandırılmıştı. Bu sırada gelin kız nişanlısına dönerek "Cihan! Böyle güzel oldu ama şu Çöp Tenekesini nereye koyacağız?"

Şaşırdı genç adam , hayret dolu sesle

" Koskoca evde bir çöp tenekesini koyacak yer bulamıyormusun?"

Tezgahın altına koy!

"Yok yok hiç olur mu" " balkona koyarsın? "Oraya da hiç uymaz"

Yahu çöp tenekesini koyacak yer bulamıyor musun?"

"Onu demiyorum canım ANNENİ diyorum ANNENİ!"

Genç kızın ağzından çıkan cümleler genç adamın kalbine işlemiş, beynini döndürmüştü Varlığında baş tacı olan annesi, Kendisi için el kapılarında çalışan annesi demek bir çöp tenekesi yerine koyuluyordu Demek Annesi çöp tenekesiydi. O çile kâr o fedakar kadını, canı gibi sevdiği annesini koyacak yer bulamıyordu hayat arkadaşı olan kızda ,anasına çöp tenekesi diyordu!

Tek kelime konuşmadı, eve dönünce de bir şeyden bahsetmedi, zavallı anne gelinin kendisi hakkında düşündüklerinden habersiz nasıl olduğunu soruyordu durmadan, onu övüyordu Acı acı güldü bu durum karşısında genç adam

Nihayet nikah günü gelmişti. Bütün hazırlıklar bitmiş, arabalar dairenin yolunu mekan tutmuşlardı. Salon ağzına kadar doluydu, Dışarıya taşan davetli kulesinde heyecan kol geziyordu, yeni evlileri görebilmek için, memur geline sordu: "Kızım ! Ahmet oğlu Cihan'ı zevceliğe kabul ediyor musun?" "Evet"

"Peki oğlum sen Zeynep kızı Zeliha'yı zevceliğe kabul ediyor musun?"

"Hayır !!!!! Etmiyorum"

Salonu ayağa kaldırdı bu ses Gözlerinde hayret ifadesiyle herkes şok geçirmiş gibi erkeğe, Cihan'a bakıyorlardı Memur şaşırmıştı:

"Pekiyi şimdiye kadar neredeydin"

"Efendim! Babam beni küçük yaşlarda bırakıp vefat etti. Annem dışarılarda çalışarak gençliğini bana harcadı ,çalıştı ve çabaladı. Giymedi giydirdi, yemedi yedirdi. Beni büyüttü okutup adam etti. Annem benim yanımda oturacak, rahat edeceği zaman bu gördüğünüz gelin hanım annemi bir çöp tenekesi yerine koyarak evde onu koyacak yer bulamıyor

 

Annemi bir çöp tenekesi olarak görüyor ve istemiyor. Benim annemi istemeyen, ona o şekilde muamele yapan kadını bende istemiyorum. Varsa annesine çöp tenekesi dedirtecek, buyursun gelini alsın!" Yerinden kalkarak annesini aldı, hayret ve gözyaşları içerisinde salondan ayrıldı Bu olaydan sonra gelin kız evine döndü ve aradan 20 yıl geçmesine rağmen evlenememiş...  sevgi için büyük bir ibret verici hikaye değilmi?

 

 

 

 

 

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Konya Trafiğinde Sıkı Dönem Başlıyor
Konya Trafiğinde Sıkı Dönem Başlıyor
Konya’da ‘Temiz Hava’ temalı yürüyüş
Konya’da ‘Temiz Hava’ temalı yürüyüş