S.T.K.
Giriş Tarihi : 18-11-2021 10:24   Güncelleme : 18-11-2021 10:24

Haşim Akten: “Ülkücü, devletten yana olandır”

Konya Aydınlar Ocağı’nda hayatını hatıralar eşliğinde anlatan Gözyaşı Geceleri’nin Mimarı Haşim Akten, “Biz her zaman devletten yana olduk. Olmaya da devam edeceğiz. Bize devlet ne kadar haksızlık yaparsa yapsın” dedi.

Haşim Akten: “Ülkücü, devletten yana olandır”

Konya Aydınlar Ocağı’nın Selçuklu Salı Sohbetleri’nde konuşan Gözyaşı Geceleri’nin Mimarı Haşim Akten, 12 Eylül öncesindeki kavganın bir “sağ-sol kavgası” olmadığını belirterek “Biz büyük bir kızıl istilayı durdurduk. O yıllar büyük bir mücadele vardı. Biz büyük bir kavga verdik. Bu bir “sağ-sol kavgası” değildi. Bu bir kardeş kavgası da değildi. Türkiye’yi Rusya’ya peşkeş çekmek isteyenlere karşı bir mücadele verdik ve Kızıl Rus işgalini durdurduk. O mücadele olmasaydı büyük bir ihtimalle şu anki Türkiye’yi yaşıyor olmayacaktık. Şu anki Özel Harekât’ın o dinsiz PKK’yla olan kavgası neyse, bizim mücadelemiz de oydu” dedi.

Resim önizlemesi

 

Dr. Mustafa Güçlü’ye teşekkür eden yazar Haşim Akten, “Ben 1954 yılının Martında İşgalaman’da doğdum. Babam öğretmen olduğu için iki yaşında Konya’dan ayrıldık. Bütün çocukluğum Urfa’da geçti. Denizli gençlik çağımın geçtiği şehirdir. Daha sonra da 1976’da Ankara’da üniversite yılları başladı. Benim dedem adı Haşim. Konya’nın iki matbaasından birisi dedemindi “Haşim Matbaası” adıyla matbaası vardı” diye konuştu. Akten, ülkücülük öncesi sosyal bakımdan çok aktif birisi olduğunu, orkestralarda org çaldığını, TSM sanatçısı ve bestekâr Kutlu Payaslı’dan mûsıkî ve usûl dersleri aldığını da söyledi.

Resim önizlemesi

Netekim Paşa, şehit aileleriyle alay etti

Cennet mekân Muhsin Yazıcıoğlu ile Mamak’ta kader birliği yapan ve Mamak Cezaevi’nde çıktıktan sonra Konya’da Gözyaşı Dergisi’ni kuran Haşim Akten, 1976’da Ankara-Ulucanlar Sivil Cezaevi’nde yattığını ve Muhsin Başkan’ın genel başkan olduğu Ülkü Ocakları’nda kendisinin de iki dönem genel sekreter olarak görev yaptığını belirterek şu anısını paylaştı: “1978’de genel sekreterken şehit ailelerini organize ettim ve albüm hazırladım. Net rakamı tam hatırlayamıyorum ama 200 küsurdu şehidimiz. Ama 80’in Eylül’üne kadar şehidimizin sayısı 2000’leri geçti. Artık sayısını bile sayamaz olduk. O zaman “kan gölü!” dediğimiz o ortamda kanın durdurulması için askerleri göreve çağırdık. Biz kavgadan yana değildik. Kenan Evren yanılmıyorsam o dönem Kara Kuvvetleri Komutanı idi. Şehit aileleriyle birlikte KKK’ya gittik. Dedik ki bu kanı durdurun. Yezid’e benzettiğim o zâlim Netekim Paşa, gülerek “ne yâni ihtilâl mi yapalım?” diye şehit aileleriyle alay etti.”

Resim önizlemesi

 

Mevlâna ve Mesnevî hayatımı değiştirdi

Mamak Cezaevi’nde ezberlercesine Hz. Mevlâna’nın Mesnevi’sini defalarca okuduktan sonra hayatında büyük değişimler ve dönüşümler olduğunu ifade eden Akten, şunları dile getirdi: “Mamak Cezaevi benim için büyük bir dönüşüm oldu. Ama benim bu noktaya çıkışımda üniversitede ülkücü olmam bunun bir basamağı idi. O yüzden de bu harekete bir şükran borcum var. Cezaevinde bir karar aldım. Bundan sonra “Allah diyeceğim ve Allah diyerek öleceğim” diye.

Burası Konya ve Selçukya. Ama Mesnevi acaba kaç evde var ve kaç kişi Mesnevi okuyor? Herkes Mevlâna’nın aleyhinde konuşulanları biliyor, dedikodu ve fitneleri duyuyor. Ama Mevlâna’nın asıl mesajlarını ise okumaktan imtina ediyor. Yani uzaklaştırılmışız. Maturidi’nin iman anlayışını, itikat anlayışını kaybettiğimizden beri maalesef Yunus’u sadece bir şair, Mevlana’yı olumsuz şeylerle anan bir toplum haline geldik. Mevlana ve Mesnevi gerçekten hayatımı değiştirdi. Gözyaşı Gecelerinde ve Gözyaşı radyosunda anlatırken kullandığım cümlelerin yapısını, temelini Mevlana oluşturmuştur.”

 

Resim önizlemesi

 

İnsanların hayatlarına dokunduk

Gözyaşı Dergisi’nin 1987’de Terziler İşhanı’nda yayın hayatına başladığını ve beş yıl sürdükten sonra Gözyaşı Geceleri’ne ağırlık verdiklerini dile getiren Akten, Türkiye ve Avrupa’da 3.300’ün üzerinde program yaptıklarını belirterek “Gözyaşı Geceleri etkili oldu. İnsanların hayatlarına dokunduk. Gözyaşı gecelerinden 5 lira aldıysam 50 lira harcadım. Bir daha hayata gelsem böyle yapar mıydım? Yapardım. Pişman değilim. Kimse bize destek olmadı. Dünyalık olarak başaramadım. Daha doğrusu herkes kendi cemaatinden olmayı istedi. Kendi siyasi partisini desteklememi istedi. Eğer bunu yapsaydım belki dünyalık olarak başarırdık.”

Konya İl Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen sohbetten sonra Konya Aydınlar Ocağı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, yazar Haşim Akten’e “Büyük Selçuklu Mirası-Mimari” adlı ciltli kitabı hediye etti. Yazar Akten, daha sonra kitaplarını imzaladı.