S.T.K.
Giriş Tarihi : 11-11-2021 10:06   Güncelleme : 11-11-2021 10:06

Konya’nın Tayyib Ağa’sı…

Konya Aydınlar Ocağı’nda nüktedan Tayyip Ağa’yı anlatan şâir-yazar İsmail Detseli, “Tayyib Ağa’yı 12 yaşında bakkal dükkânında başında takkesi, uzun boylu, kaşları bıyık gibi görkemli, iriyarı bir adam olarak gördüm ve tanıdım” dedi.

Konya’nın Tayyib Ağa’sı…

Konya Aydınlar Ocağı’nın bu haftaki Selçuklu Sohbetleri’nde, Konya’nın nüktedan şahsiyetlerinden Tayyip Ağa, hayatı ve fıkralarıyla gündeme geldi.

Sözlerine “Kimine göre yürek yarası, kimine göre fakir babası, bu şehrimize iz bırakmış Konya’mızın Tayyib Ağa’sı” diyerek başlayan şâir-yazar İsmail Detseli, Konya’da kendisini tam olarak tanıyamayan ama herkesin dilinde meşhur olan nüktedan Tayyip Ağa’yı anlatırken biraz usturuplu olarak anlattı.

 

TAYYİB AĞA’YI 12 YAŞINDA TANIDIM

Yazar İsmail Detseli, Tayyib Ağa’yı tanımak ve kim olduğunu bilmek adına şunları dile getirdi: “1957 yılı beşinci sınıftayım. Annem rahmetli, kuzum dedi tavaya koyacak yağ yok, kandile koyacak gaz yok, yemeğe koyacak tuz yok, evimiz iyice boşaldı dedi. Komşu İbrahim abiyle birlikte Konya’ya gidip sebze pazarında patates ve soğan satmamı ve kendir almamızı tembihleyerek Konya’ya gönderdi. Ben daha 12 yaşındayım. Sabahın erken vaktinde yola çıkarak Konya’ya geldik. Sabah kalktık ve bugünkü Tolluoğlu Camisinin bitişiğinde sebze hali vardı. Patates ve soğanları sattıktan sonra dolgun kendir almak için Aziziye’nin orada Tayyip Ağa’nın dükkânına vardık. Baktım başında takkesi, uzun boylu, kaşları bıyık gibi görkemli, iriyarı bir adam. İbrahim abi onunla pazarlığa başlarken benim gözlerim akide şekerlerine takıldı. İbrahim abi “Hadi İsmail gidiyoruz” der demez Tayyib Ağa; “Ulan be eşşek oğlu eşşek! Mahduma şurdan bir şeker alsana, sen öyle kendirden bahsediyorsun eşşek oğlu eşşek” dedi. Sonra 8-10 şeker aldı ve elime verdi. Ben Tayyib Ağa’yı o zaman gördüm ve tanıdım. Bir daha da görmedim.”

Merak ettiği Tayyib Ağa’nın kim ve nereli olduğunu, nasıl bir şahsiyet olduğunu öğrenmek için 1980’li yıllarda, Tayyib Ağa’nın mahallesine çok yakın olan Lalebahçe’de onu tanıyanlardan araştırmaya başladığını söyleyen yazar Detseli, İnliceli yakın komşusu Ahmet Çelik’ten sohbet sırasında kendisine anlattıklarını şu şekilde aktardı.

 

“TAYYİB AĞA YARDIM SEVER VE MAZLUMU KORURDU

Onu bazı kimseler kötü, eteğine düşkün, yaramaz bir adam olarak lanse ederler ama ben buna çok üzülürüm. Çünkü herkes bilsin ki Konya’ya faziletli, yardım sever, mazlumu korur bir Tayyib Ağa daha gelmemiştir. Tayyib Ağa 1884-85 yılında Mevlâna Türbesi yakınında Sarı Hasan Mahallesi’nde doğmuş. Tayyip Alperten’in babası Konyalıların yakından tanıdığı Hacı Mustafa Efendi’dir. Tahsilini Sıbyan Mektebi’nde tamamladıktan sonra eğitimine, Şerafeddin Camii yakınında bulunan Şıhzâde Ziya Efendi Medresesi’nde devam etmiştir. Uzun boylu, mavi gözlü, gittiği yerden ses getiren, fidan gibi bir şahsiyetti. Meram’da şu an Çandır Mahallesi olarak bilinen Selver Yöresinde Avgın Sokak No: 6’da bağ evinde oturur yakın komşu idik. Konya eşrafından Hacı Ahatzade Hacı Osman Kızı Mediha Hanım ile evlenen Tayyip Ağa’nın Saliha, Fahrettin, Osman ve Feride adlı çocukları dünyaya gelmiştir. İki kızın ikisini de evlendirmemiş. Tayyip Ağa’nın ölüm tarihi ise 16.4.1968’dir.”

 

TAYYİP AĞA’DAN İKİ NÜKTE

Dünyanın hâli ne olacak?

“İkinci Cihan Harbi’nin en şiddetli günleri her taraf ateş içinde bir tanıdığı Tayyip Ağa’ya sormuş: “Yav sen kendinde misin Tayyip Ağa, bu dünyanın hâli ne olacak?”

Tayyip Ağa, ne varmış oğlum bu dünyanın halinde? Ne olacağı var mı Tayyip Ağa; baksana her taraf yıkılıp gidiyor! Hemen cevabı vermiş Tayyib Ağa; varsın yıkılırsa yıkılsın hay oğlum, düşündüğün şeye bak! Dünya yapılırken sırtında daşını mı çektin?”

 

Elimde dürbün mü var?

Tayyip Ağa, yine günlerden bir gün aralarında cimri bir zenginin de bulunduğu mecliste küfürler yağdırıyormuş. Küfürlerin kendisine de geldiğini bilen zengin, Tayyip Ağa’ya sormuş: “Küfür ettiğin zenginlerin içinde ben de var mıyım len ağa?” Tayyip Ağa hiç istifini bozmadan cevabı yapıştırır; “Hay aslanım Üssüyün elimde dürbün mü var da, otuz milyonun içinde seni seçip ayıracak mıyım...” (O yıllarda ülke nüfusu otuz milyonmuş)”

 

En güzel hediye kitap

Konya İl Halk Kütüphanesi Salonu’nda gerçekleştirilen sohbetin sonunda Selçukya Kültür Sanat Derneği Başkanı Av. Fatma Şeref Polat, Aydınlar Ocağı adına şair İsmail Detseli’ye yazar Ahmet Uçar’ın “Şiir-Yorum-Fıkra” adlı kitabını takdim etti.