YEREL
Giriş Tarihi : 10-11-2021 16:34   Güncelleme : 10-11-2021 16:34

Akşehir’de Göller ve Deprem Konuşuldu

Akşehir Gölü’nün Su Seviyesinin Düşmesinde Daha Önceki Depremlerin Etkisi Yok

Akşehir’de Göller ve Deprem Konuşuldu

Akşehir ve Eber Gölleri birliği toplantısı; Akşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Akşehir Belediyesi Hıdırlık tesislerinde yapıldı. Toplantıda Konya Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Yaşar Eren ve Prof. Dr. M. Tahir Nalbantçılar tarafından hazırlanan rapor birlik üyelerine ve basın mensuplarına sunuldu.

Resim önizlemesi

 

Akşehir Eber Gölleri Çevre Koruma Birliği Başkanı ve Akşehir Belediye Başkanı Dr. Salih Akkaya; toplantıda yaptığı konuşmada "Konya Teknik Üniversitesi ile yapılan protokol kapsamında, kirlilik ve su rezervlerine ilişkin çalışmalar yapıldı. Kirlilik konusunda Çevre, Şehircilik ve İklimlendirme Bakanlığı’nın desteğiyle yapılan arıtma tesisleri çözüm olmuştu. Ancak su rezervlerimizde, kuraklık nedeniyle yaşadığımız sorun devam ediyor. Göllerimizde su seviyesinin azalmasında, son zamanlarda yaşanan depremlerin etkisi olup olmadığı yönünde yaz ayları boyunca yapılan çalışmanın sonuç raporunun bugün bu toplantıda sunumu yapılacak" dedi.

Resim önizlemesi

 

Prof. Dr. M. Tahir Nalbantçılar; raporun, sular iklim durumu ve yarıklar, gölün jeolojik durumu, depremle ilişkisi, meydana gelmiş yarık ve çatlaklar şeklinde 2 bölümde hazırlandığını aktardı.

Resim önizlemesi

 

Yüzey kırıklarının belirlenmesi projesi ile su seviyesi düşümü ve su kaybının faylarla ilişkisi olup olmadığı ve değilse de nedenlerinin belirlenmesini amaçladığını belirten Nalbantçılar; çalışmalarının belediyelerden alınan bilgiler, yöre halkının aktardıkları ve sahada yaptıkları gözlemlere dayandığını vurguladı.

 

Resim önizlemesi

Drone çekimlerinden de yararlanılan çalışma sonucunda; Eber Gölü’nde bir miktar su bulunduğunu ancak Akşehir Gölü’nün tamamen kuruyarak çorak araziye dönüştüğünü tespit ettiklerini belirten Prof. Dr. Nalbantçılar; su seviyesinin azalma nedenlerini azalan yağış, kuraklık, sıcaklık ve geniş yüzey alanında fazlasıyla etkili olan buharlaşma şeklinde sıraladı.

Resim önizlemesi

 

İki ayrı bölgede DSİ tarafından takip edilen bin 288 ve 123 olmak üzere toplam bin 411 kuyunun yanı sıra belgeli olarak açılmış 2 bin 774 kuyudan alınan suyun tarımda kullanılmasının sonuçlarına da değinen Prof. Dr. M. Tahir Nalbantçılar, rasat kuyularındaki ölçümlere göre yer altı sularında 10-15 metreye varan düşüşler yaşandığını aktardı.

Resim önizlemesi

 

Göller çevresinin jeolojisi üzerine sunum yapan Prof. Dr. Yaşar Eren’de günümüze kadar yaşanan 4 ve üzeri büyüklükteki depremlerin, Akşehir ve Eber arasındaki bölgede yoğunlaştığına dikkat çekti. Akşehir Gölü tabanında, su seviyesinin düşmesine neden olacak yarık, kırık ve boşluk olmadığını söyleyen Eren; Eber Gölü’nde ise yüzey faylanmaları, kırıklar ve küçük ölçekli obruklar tespit edildiğini belirtti.

 

Resim önizlemesi

Raporun en fazla dikkat çeken sonuç bölümünde yer verilen bilgiler ve akademisyenler tarafından yapılan uyarılara göre; yapılan arazi incelemeleri sonucunda Akşehir ve Eber Gölleri’nin su seviyesinin değişmesi ve düşmesinde; kırıkların ve şimdiye kadar oluşan depremlerin önemli bir rol oynamadığı görülmüştür. Ancak küresel ısınma ve aşırı tarımsal su kullanımı nedeniyle yörede yeraltı suyu seviyesinin düşmesine bağlı olarak göllerin çevresinde önemli uzunluklarda ve çok sayıda yüzey kırık ve faylanmaları oluşmuştur. Yeraltı suyu seviyesinin daha da düşmesi ile oluşabilecek yüzey kırıklarının göl havzaları içerisinde gelişmesi bu havzaların tabanındaki geçirimsiz seviyelerin yarılarak, a- Gelecek yıllarda yüzeyde su birikimini engelleyebilecek, b- Yüzeye yakın seviyelerde geçirimsiz seviyeler arasında hapsedilmiş suların daha aşağılara taşınmasına yol açabilecek, tehlikeleri barındırmaktadır’ denildi.

Resim önizlemesi