S.T.K.
Giriş Tarihi : 24-10-2021 13:58   Güncelleme : 24-10-2021 13:58

Yiğit; “2022 bütçesinden eğitime ayrılan pay şimdiden eridi”

Eğitim-İş Konya Şube Başkanı Özgür Ulaş Yiğit, 2022 yılı bütçesini değerlendirerek, Bütçeden Milli Eğitim Bakanlığı’na ayrılan miktarın, eğitimin temel ihtiyaçlarını karşılamaktan ve pandemi nedeniyle yaşanan eksiklikleri gidermekten oldukça uzak olduğunu söyledi.

Yiğit; “2022 bütçesinden eğitime ayrılan pay şimdiden eridi”

Eğitime ayrılan payın şimdiden eridiğini belirten Özgür Ulaş Yiğit, “İktidar bloğunun ekonomi şahlanıyor söylemi gölgesinde başlayan TBMM'deki bütçe görüşmelerinde, 2022 yılı merkezi yönetim bütçesinin 1 trilyon 750 milyar 957 milyon olması öngörülmüştür. Bu bütçede Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi ise, 189 milyar 10 milyon TL olarak belirlenmiştir. Yani; Eğitimin uzaktan yürütülmeye çalışıldığı dönemde aldığı ağır yaralara, Yeni derslik inşaları için gereken ek harcamalara, Pandemi nedeniyle sınıflar seyreltildiğinde doğacak fazladan öğretmen ihtiyacını karşılamak için yapılacak atamalarına harcanacak tutara, Pandemi nedeniyle okulları daha hijyenik hale getirecek kadrolu yardımcı personel atamaları için harcanacak tutara, salgın daha da ağırlaşıp eğitim tekrar uzaktan hale gelirse, EBA denen virane sistemi güçlendirmek için yapılacak harcamalara karşılık gelmeyen bir bütçe belirlenmiştir. Bütçeden Milli Eğitim Bakanlığı’na ayrılan bu miktar, eğitimin temel ihtiyaçlarını karşılamaktan ve pandemi nedeniyle yaşanan eksiklikleri gidermekten oldukça uzak olduğu gibi, şimdiden erimiştir. AKP'nin iktidara geldiği 2002'de MEB bütçesinin merkez bütçeye oranı yüzde 22 iken, 2022'deki MEB bütçesinin merkez bütçeye oranı yüzde 11'dir. Yani 20 yılda eğitime ayrılan bütçe, tam yüzde 50 erimiştir” dedi.

Bütçenin yüzde 81’ri personele ayrılırken, yatırımlarda azalacak

Özgür Ulaş Yiğit, bütçenin bu haliyle eğitim yatırımlarının da azalacağına dikkat çekerek, “2002 yılında MEB bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay % 17,18 iken, 2020 yılı itibariyle bu oran % 4,65’e gerilemiş, 2022 yılında ise %8,05 olması öngörülmüştür. Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden yatırımlara ayrılan payda sürekli azalmaktadır. MEB bütçesinin yüzde 70’i personel giderleri, yüzde 11’i sosyal güvenlik devlet primi giderleri olmak üzere, toplamda yüzde 81’ri personel harcamaları için kullanılıyor. Bütçe rakamsal olarak artıyor gibi görünse de, personel giderleri eşit eğitim imkânına erişmeyi engelleyecek önemli bir faktör olarak ortaya çıkıyor. İkili eğitimin sonlandırılması, okullaşma oranlarının artırılması ve eğitimin niteliğinin geliştirilmesi gibi, politika ve hedeflerin gerçekleştirilmesi için daha fazla kaynak ayrılması, en azından orta vadede yatırım maliyetlerinin karşılanması açısından bir zorunluluk olarak görülmektedir. Ancak MEB bütçesinden 2022 yılında yatırıma ayrılan pay kısmen artsa da hedefleri gerçekleştirmek için yeterli değildir. Diğer taraftan tek başına dört yılda eğitim bütçesinden 1,5 milyar liranın üzerinde paranın paralel eğitim kurumu gibi çalışan Maarif Vakfı'na aktarılması bile, kısıtlı olan bu bütçelerin zaten doğru kullanılmadığının kanıtıdır.”

Eğitim masrafları velilerin sırtına yüklendi

Eğitim masraflarının velinin üstüne yüklendiğini de ifade eden Özgür Ulaş Yiğit, “MEB bütçesi son beş yılda merkezi yönetim bütçesi içerisinde azalma eğilimine girmiştir. Bütçenin GSYH’ye oranı 2014 yılında %3,19 iken 2022 yılında %2,39’a gerilemiştir. Merkezi yönetim bütçesi içerindeki payının sürekli azalması ailelerin eğitim harcamalarının artmasına neden olmuştur. MEB'in kendi istatistikleri de 2022 için belirlenen bu bütçenin hiçbir yaraya merhem olmayacağını açıkça ortaya koymaktadır. Bu yetersiz bütçe açıkça: Yeni dersliklerin inşası için, Gereken öğretmen atamaları için, Taşımalı eğitim utancını bitirmek için, Okulları pandemiye uygun hale getirmek için, Köy okullarını aktif hale getirmek için, İhtiyaç sahibi çocuklara tablet-bilgisayar ve internet temin etmek için hazırlanmamıştır. Bu bütçe, itibardan tasarruf olmaz diyenlerin, tasarrufu eğitimden yapmaya kararlı olduklarını gösteriyor. Bu bütçe her bir öğrencinin bilimsel, laik, sağlıklı, adil ve kamusal eğitim aldığı, eğitim emekçilerinin mesleki ve maddi anlamda mağdur edilmediği bir düzen ihtiyacının yanından bile geçmemektedir. Merkez bütçeden aslan payı sayılabilecek bir oranı Diyanet için öngören hükümet, eğitimli gençlere değil, şükreden ve itiraz etmeyen bir topluma ihtiyaç duyduğunu bu bütçeyle bir kez daha göstermiştir. Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk, "Eğitimde feda edilecek tek bir fert yoktur" derken, bu bütçeyle çocuklarımızın ve dolayısıyla ülkemizin geleceğinin feda edildiği açıktır. Bilinsin ki Başöğretmen ‘in izindeki eğitim neferlerinin bir araya gelerek oluşturduğu Eğitim-İş bu rezalet tabloya razı olmayacaktır” şeklinde konuştu.