S.T.K.
Giriş Tarihi : 11-10-2021 14:51   Güncelleme : 11-10-2021 14:51

Hisder Üyeleri Gevale Kalesi’ni Gezdi

• Hikmet İlim ve Sanat Derneği tarafından düzenlenen ve 100’e yakın kişinin katıldığı Takkeli Dağ – Gevale Kalesi Gezisi’nde konuşan HİSDER Başkanı Prof. Dr. Önder Kutlu, “Şehri tanımak ve bu şehre aidiyet duymak istiyorsak Selçuklu ve Konya tarihini bilmek zorundayız.” dedi.

Hisder Üyeleri Gevale Kalesi’ni Gezdi

Kısa adı HİSDER olan Hikmet İlim ve Sanat Derneği tarafından sosyal faaliyet çerçevesinde, halk arasında Takkeli Dağ olarak bilinen Gevale Kalesi’ne tarihî gezi düzenlendi.

Resim önizlemesi

 

Geçtiğimiz Pazar günü gerçekleştirilen Takkeli Dağ-Gevale Kalesi Gezisine 100’e yakın HİSDER üyesi ve vatandaşlar katıldı. HİSDER ve Konya STK Platformu Başkanı Prof. Dr. Önder Kutlu, güzel bir havada ve Gevale Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Çaycı rehberliğinde gerçekleştirilen tarihi gezinin son derece faydalı olduğunu belirterek “Roma, Bizans ve Selçuklu döneminden kalma bu tarihi kalede yapılan kazı çalışmalarını yerinde görme ve kazı başkanı Prof. Dr. Ahmet Çaycı’dan restorasyon ile gelinen son durum hakkında güzel bilgiler aldık. Konya’nın kültürü kadar tarihini de bilmek zorundayız. Şehri tanımak ve bu şehre aidiyet duymak istiyorsak Selçuklu ve Konya tarihini bilmek zorundayız. Bu gezide emeği geçen arkadaşlarımı kutluyor ve teşekkür ediyorum” dedi.

Resim önizlemesi

 

Gevale Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Çaycı ise, 2012 yılında Selçuklu Belediyesi, Konya Müzeler Müdürlüğü ve NEÜ Sanat Tarihi bölümü işbirliği ile birlikte başlayan Gevale Kalesi Restorasyon ve kazı çalışmalarının 9’uncu yılına girdiğini belirterek “Yapılan çalışmaları bulunan tarihi bulgularla birlikte iki ciltten oluşan ve resimlerle birlikte kitap haline getirip kamuoyunun istifadesine sunacağız” dedi. Gevale Dağının “Küçük Gevale ve Büyük Gevale” olarak iki dağdan meydana geldiğini ve Takkeli Dağ’ın 1660 metre, Büyük Gevale Dağı’nın 1700 metre olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ahmet Çaycı, “Gevale dağınınher ikisi de volkanik dağdır. Kalede ortaya çıkardığımız Kibele (Frig) Tapınağı, Roma, Bizans ve Türk döneminde yıprandığını müşahede ettik.

Resim önizlemesi

Tapınağı korumak için çelik ve cam koruma altına alacağız. Hediye veya kurban sunu mekânlarını, Selçuklu ve daha sonraki döneme ait olduğunu tahmin ettiğimiz yere oyulma değirmeni ve orijinal taşıyla birlikte restorasyon bittikten sonra tapınağı, değirmeni, mutfak mekânları, ahırları, su sarnıçları, kale girişi, gizli yol ve burçlarıyla birlikte teşhir edeceğiz.” dedi. Kaleye çıkarken batı eteğinde kükürtlü bir su kaynağı bulunduğunu ve halkın bu suyun uyuza iyi geldiğine inandığını tarihi kayıtlarda geçtiğini kaydeden Profesör Çay, yığınla ok ucu, sikkeler, taş gülleler, seramik kap parçaları bulduklarını, kaya mezarları, sultanın yıkandığı büyük hamam ile küçük hamamı da ortaya çıkardıklarını dile getirdi.

HİSDER Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Önder Kutlu, başkan yardımcısı Mustafa Dündar ile birlikte Prof. Dr. Ahmet Çaycı’ya Konya tarihine ve kültürüne yaptığı katkı ve çalışmalarından dolayı teşekkür plaketi takdim etti. Kalenin zirvesinde ay-yıldızlı Türk bayrağının altında toplu çekilen hatıra fotoğrafından sonra geziye katılan yabancı ülkelerden gelerek Konya Mevlana Uluslararası İHL’de okuyan öğrenciler, aşr-ı şerif ile Mehmet Âkif Ersoy’un Çanakkale Şehitlerine şiirini okudular.