GÜNCEL
Giriş Tarihi : 30-03-2021 08:59   Güncelleme : 30-03-2021 08:59

Rektör Aksoy İki Doğu İki Batı Konuk Oldu

Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin AKSOY, İki Doğu İki Batı Bilinç ve Fikir Seminerlerinde uluslararası öğrencilerle buluştu. Üniversite eğitimini uluslararası öğrenci olarak tamamladığını belirten AKSOY, ailelerinden binlerce kilometre uzakta okuyan öğrencilere tavsiyelerde bulunarak, önemli mesajlar verdi.

Rektör Aksoy İki Doğu İki Batı Konuk  Oldu

İki Doğu İki Batı Uluslararası Öğrenci Derneği tarafından düzenlenen, “Bilinç ve Fikir Seminerleri” devam ediyor. Fatih Cihat Büyükmatür’ün moderatörlüğünü yaptığı seminerler serisinin bu haftaki konuğu, Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin AKSOY oldu.

Resim önizlemesi

 

“İKİ DOĞU İKİ BATI ÖNEMLİ GÖREVLER İCRA EDİYOR.”

Sözlerine seminerin düzenlenmesinden dolayı İki Doğu İki Batı Uluslararası Öğrenci Derneği yetkililerine teşekkür ederek başlayan Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin AKSOY, “İki Doğu İki Batı Uluslararası Öğrenci Derneği benim geçmiş dönemlerden itibaren tanıdığım, yakinen takip ettiğim, bir dönem ders de verdiğim bir dernek. Bugün itibariyle gelmiş olduğu aşamayı görünce, kat ettiği yolun her noktasında emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Her dönem üzerine koyarak güçlü bir yapıya, kurumsal bir yapıya dönüştüğü için ekibi tebrik ederim. İki Doğu İki Batı önemli görevler icra ediyor.” dedi.

Resim önizlemesi

 “BEN DE BİR ULUSLARARASI ÖĞRENCİYİM: VİYANA ÜNİVERSİTESİNDE LİSANS VE YÜKSEK LİSANSI BİRLEŞİK EĞİTİMLE OKUYARAK 3 YILDA MASTER DÜZEYİNDE MEZUN OLDUM. BU; O DÖNEMDE, ULUSLARARASI ÖĞRENCİLER İÇİN BİR İLKTİ.”

Resim önizlemesi

Kendisinin de bir uluslararası öğrenci olduğunu belirten Prof. Dr. Metin AKSOY, “Öğrencilik dönemim uluslararası öğrencilerin sorunlarını idrak edebileceğim şekilde geçti. 2003 yılında Viyana Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünden mezun oldum. Viyana Üniversitesi bana birçok şey kattı. Viyana’da yabancı uyruklu öğrenci olmanın getirmiş olduğu zorluklarla da karşılaştık haliyle. Üniversiteden, lisans ve yüksek lisansı birleşik eğitimle okuyarak 3 yılda master yapmış düzeyde mezun oldum. Bu, o dönemde, uluslararası öğrenciler için bir ilkti. Hatta bir gazete haber yaptı. Almanya’da, Avusturya’da özellikle misafir işçilerin çocuklarının genelde işçi olarak hayatlarına devam ettiğinin düşünüldüğü 90’lı yıllarda, göçmen çocuklarının çok fazla üniversitede okumadığı dönemlerde, bizler Viyana Üniversitesinde gayret ettik ve okuduk. Tamamen ailemin desteği ile okudum. Devletimizin imkânları olmasına rağmen biz bu imkânları kullanma ihtiyacı hissetmedik. Bir şekilde kendi yağımızla kavrulduk. Kendimiz de çalıştık. Uluslararası öğrencilerin yabancı bir ülkede geçimlerinin ne kadar zor olduğunu çok iyi anlıyorum. Onların yaşadığı zorlukları tahmin edebiliyorum. Ama yılmadan, sabrederek devam etmek gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Resim önizlemesi

“ÖNEMLİ OLAN ZORLUKLARIN İÇERİSİNDE BAŞARILARI YAKALAYABİLMEK.”

“Çalışma hayatımda genelde birçok şeyi hedefleyerek ilerlemeyi seviyorum.” diyen Rektör AKSOY, “Özellikle sevdiğim bir alanda çalıştığım için çalışma hayatımda da birçok noktada başarıları kolaylıkla yakalama imkânım oldu. Sevmediğiniz bir iş ve alanda başarılar da zor oluyor. Hatta zaman zaman hiç olmuyor. Çünkü insanları motive etme zorlukları yaşayabiliyorsunuz, bununla karşı karşıya kalabiliyorsunuz.” dedi.

Programa katılan öğrencilerin, başarılı bir akademik hayat için neler tavsiye edersiniz sorusuna da cevap veren Aksoy; “Kısa, orta, uzun vadeli hedefleriniz olmalı. Kısa vadeli hedefler dersi geçmek, orta vadeli hedefler okulu bitirmek, uzun vadeli hedefler iyi bir iş elde etmek olabilir. Yabancı öğrenci olmanızdan dolayı dil zorlukları ile karşılaşabilirsiniz. Kendinizi ifade etmede güçlükler yaşayabilirsiniz. Şehir ile ilgili uyumda güçlükler çekebilirsiniz. Ailenizden uzaksınız. Yaşam noktasında, bir başka ülkenin kültürüne, kimliğine alışma zorlukları ile karşı karşıya kalabiliyorsunuz. Başarılar, tüm bu zorluklara rağmen devam edilebildiğinde önem arz ediyor. Aksi hâlde başarılar, zorluklar olmadan gerçekleştiğinde bir karşılık bulmuyor. Önemli olan zorlukların içerisinde başarıları yakalayabilmek. Ben kendi çalışma disiplinimde, günde en az dört beş saat çalışarak hedeflerime ulaşmaya çalıştım. Bu gün hâlâ, günlük düzenli olarak çalışma disiplinimi sürdürüyorum. Allâh-u Teâlâ herkese çalıştığının karşılığını veriyor. Çalışmadan hiçbir şeyde başarılı olmak mümkün değil. Özellikle yabancı uyruklu öğrencilerimizin karşı karşıya kaldığı sorun dil sorunu ise bunun üzerine giderek çözebilirsiniz. O alanla ilgili kitaplar okuyarak, çalışmalar yürüterek yapabilirsiniz. Bu da düzenli çalışmayla birlikte oluyor.” şeklinde konuştu.  

 

“ULUSLARARASI ÖĞRENCİ SAYIMIZI ARTIRMAK İSTİYORUZ.”

Rektör AKSOY, uluslararası öğrenciliğin stratejik öneminin olduğunu belirterek, “Bir anlamda da kendi fahri elçilerinizi yetiştiriyorsunuz. Uluslararası öğrenci ülkesine döndüğünde buradaki kültürü, kimliği, yaşamı, paylaşımları beraberinde götürüyor. Uluslararası öğrencilerle bir arada olmak o kültürün içerisinde yetişmesini sağlamak önemli. Selçuk Üniversitesi ailesi olarak geçmiş dönemlerden itibaren Türkiye’nin de özellikle son 10 yılda çok fazla imkân sağlamaya gayret ettiği ve sayısını da artırmak istediği alan uluslararası öğrencilik. Türkiye, bu anlamda stratejik öncelik olarak değerlendiriyor. Biz de buna katkı sağlama gayreti içerisindeyiz. Türkiye’deki artışa paralel olarak Selçuk Üniversitesinde de bir anlamda uluslararası öğrencilerin sayılarının artmaya başladığını görüyorum. Biz çeşitli merkezlerde YÖS yapacağız. Geçtiğimiz yıl Selçuk Üniversitesi olarak yaklaşık 1100 civarında kontenjanla ilana çıktık. Başvuru 16 bin civarında oldu. Bu bize şunu gösterdi; artık kontenjanlarımızı artırmamız gerekiyor. Birçok alanda kontenjanlarımızı %10-15 oranında artırmaya gayret ediyoruz. Yeni ilanda da bu çerçevede ilana çıkmaya çalışacağız. Ayrıca kendi YÖS’ümüzü yapacağız. Öğrenci sayımızı artırmak istiyoruz. Uluslararası öğrenci sayısı Selçuk Üniversitesi için yeterli değil. Biz köklü bir üniversiteyiz. Ciddi bir kampüsümüz, yurt imkânlarımız, yabancı uyruklu öğrencilerin ortak paylaşabilecekleri noktalar ile uluslararası öğrenciler için önemli fırsatlar sunan bir üniversiteden bahsediyoruz. Üniversitemiz; yemekhanesi, kantini, kütüphanesi iç içe olan bir üniversite. Hastanesi, postanesi, bankası hepsi kampüsün içerisinde olan bir üniversite. Bu anlamda da yabancı uyruklu öğrencilerimiz için tercih edilebilir bir üniversite. Biz genellikle akredite olmaya gayret ediyoruz. Tıp, Veteriner, Fen Fakültemiz başta olmak üzere tüm fakültelerimizi uluslararası akredite kuruluşlarında akredite etmeye çalışıyoruz. Bu akreditasyon süreçleri de yabancı uyruklu öğrencilerimiz için önem arz ediyor. Onlar için diploma denkliklerini rahatlıkla sağlayabilecekleri alan oluşturuyor bize. İmkânları, her açıdan oldukça geniş olan bir üniversiteyiz. Sadece ileri teknolojiler laboratuvarımızda bulunan cihazların toplam maliyeti yaklaşık 8 milyon dolar. Deneysel Hayvan Merkezlerimiz, Fen Fakültelerimizde hocalarımızın özel laboratuvarları, kütüphaneleri, veri tabanları üniversite içi öğrencilere sunulan imkânlar arasında.” dedi.

 

“EĞİTİM SÜRECİNİ UZAKTAN TAMAMLAMALARINA GÖNLÜMÜZ EL VERMİYOR.”

Pandemi sürecinde gereken tüm tedbirleri aldıklarını belirten Rektör AKSOY, “Biz bu dönem çok farklı bir adım attık. Hiçbir devlet üniversitesinin yapmadığı çerçevede bir program belirledik. Bu adımı belki de çeşitli riskleri alarak atmış olduk. Üniversite olarak çeşitli sınıflarımıza yaka mikrofonu ve kameralar kurduk. Öğrencilerimiz uzaktan eğitim sistemine bağlandı. Öğrencilerimiz kendi inisiyatifiyle gelmek isterlerse bu derslere bizzat katıldılar. Gelmek istemeyenler derslerini uzaktan eğitimle takip edebiliyorlar. 5 bine yakın öğrencimizi kampüse getirdik. Hemşirelik, Sağlık Hizmetleri, Sağlık Bilimleri, Tıp Fakültemizde tüm öğrencilerimiz uygulama derslerine katıldı. Meslek Yüksek Okullarında da öğrencilerimizi çeşitli derslere getirdik. Bunu yaygınlaştıracağız. Neden bu yönde adım attık? Aslında salgındaki durum çok net değildi. Birçok üniversite uzaktan eğitim kararı aldı. Çok rahatlıkla biz de uzaktan eğitim kararı alabilirdik. Ancak öğrencilerimizin eğitimini önemsediğimiz ve öğrenci arkadaşlarımızın da uzakta olmaktan rahatsızlık duyduğunu bildiğimiz için böyle bir karar aldık. Eğitim sürecini uzaktan tamamlamalarına gönlümüz el vermiyor. Selçuk Üniversitesi gibi geniş imkânlara sahip bir kampüsü olan üniversitede onlarla birlikte bu süreci devam ettirmek istiyoruz. Bizim hedefimiz eğitimi yüz yüze yapmak. Salgın devam edecek olursa bu şartlarda tedbirleri alarak, ders sayısını artırıp öğrencilerimizi kampüse getirmek istiyoruz. Bizim Atatürk Yurdumuz, KYK Yurtlarımız var. Bu imkânda mevcut modeli rahatlıkla sürdürebileceğiz.” ifadesini kullandı.

 

 

 

“KENDİ EVLATLARIMIZI NASIL YETİŞTİRİYORSAK ONLARI DA O ŞEKİLDE YETİŞTİRİYORUZ.”

Öğrencilerin taleplerini dikkate aldıklarını belirten Rektör AKSOY, sözlerini şu şekilde tamamladı; “Bugüne kadar hiç dikkate almadığımız talep olmadı. Sosyal medya ve tüm mecralardan bize ulaşan talepleri mutlaka dikkate alıyoruz ve inceliyoruz.

Üniversitemizden mezun olan uluslararası öğrencilerimizi, ülkelerinde stratejik kurumlarda görev alacak öğrenciler olarak yetiştiriyoruz. Kendi evlatlarımızı nasıl yetiştiriyorsak onları da o şekilde yetiştirip kendi vatanlarına, milletlerine faydalı olmaları için gayret ediyoruz. Farklı bir beklentimiz, düşüncemiz hiçbir zaman olmadı. Allah yollarını açık etsin.”

 

İki Doğu İki Batı Uluslararası Öğrenci Derneği Başkanı Murat Arslan, Rektör AKSOY’a seminere katılımları ve uluslararası öğrencilere destek vermeleri sebebiyle teşekkür etti. Başkan Arslan, etkinliklerin bir seri hâlinde devam edeceğini belirtti. Arslan, Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonu (UDEF) üyesi olan İki Doğu İki Batı Uluslararası Öğrenci Derneğinin Konya’da sayıları 5000’i aşan uluslararası öğrenciler için eğitim, kültür-sanat, rehberlik ve burs faaliyetleri gerçekleştirdiğine de değindi.