SİYASET
Giriş Tarihi : 19-03-2021 23:32   Güncelleme : 19-03-2021 23:32

Ahmet Davutoğlu: Yeni kutuplaştırmaları zemin oluşturmamak gerekiyor

Danıştay’ın okullarda andımızın okunmasını engelleyen kararına ilişkin açıklamalarda bulunan Gelecek partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, “Benim için 83 milyonun tek metni var. Devletin marşı İstiklal Marşı’dır. Geri dönüp eski tartışmaları yapmak yerine, önümüze bakmamız lazım. Yeni kutuplaştırmalara zemin oluşturmamak gerekiyor. Bir haftadır Türkiye’de bu metni savunanlar ve karşı çıkanlar olarak 2 kutupa ayrıldı” dedi.

Ahmet Davutoğlu: Yeni kutuplaştırmaları zemin oluşturmamak gerekiyor

Gelecek Partisi Genel Ahmet Davutoğlu memleketi Konya’da bir otelin toplantı salonunda basın mensuplarıyla bir araya geldi.  Burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Davutoğlu, Danıştay’ın okullarda andımızın okunmasını engelleyen kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin andımız tartışmalarıyla kutuplaştırılmaya çalışıldığını ifade eden Davutoğlu şunları söyledi:

“Herhangi bir metnin Türkiye’de bütün öğrencileri her gün okutulmasının anayasal bir durumu yok.  Bu bir yönetmelikle uygulamaya geçmiş ve 2013 yılında da kaldırıldı. O süreçte andımızın kaldırılmasında Cumhurbaşkanıyla birlikte ben de oradaydım. Bunu tekrar provokatif sözlerle gündeme getiren kişi Bahçeli. Türkiye’nin ekonomiyle boğuştuğu bir süreçte, bunu tekrar tartışmaya çıkarmak suni gündem yaratmaktan başka bir şey değil. Bununla birlikte hedef yeni bir kutuplaştırma ortaya çıkartmak. Benim için 83 milyonun tek metni var. Devletin marşı İstiklal Marşı’dır. Geri dönüp eski tartışmaları yapmak yerine, önümüze bakmamız lazım. Yeni kutuplaştırmalara zemin oluşturmamak gerekiyor. Bir haftadır Türkiye’de bu metni savunanlar ve karşı çıkanlar olarak 2 kutupa ayrıldı. Şimdi Çin’in Uygur Türklerine yaptığı zulme ses çıkarmayanlar, buna ses çıkartıyorlar. Samimiyseniz öncelikle Uygur Türkeri’nin feryadına kulak verin”

 “İlke olarak parti kapatmalara karşıyız. Eğer bir suç varsa, terörle mücadelede dahil,  tek tek o suçu işleyenler cezalandırılmalı. Bir partinin kapatılması üzerinden demokrasi alanı daraltılmamalı. Burada da samimi değiller.  Eğer suçlama buysa, 2019 İstanbul seçimleri öncesinde doğrudan PKK’nın kurucusu Abdullah Öcalan’ın, İmralı’dan mektubunu getirtip, devreye sokanlarında aynı madde etrafında teröre teşvik suçuyla bir hukuki süreç yaşatılması lazım. Ya da kırmızı bülten doğrudan Osman Öcalan’ı TRT’ye kim çıkartmışsa onlarında hesap vermesi lazım. Siz siyasi bir seçim kazanmak için doğrudan PKK’nın temsilcileriyle görüşeceksiniz, sonra başka bir partiyi bununla suçlayacaksınız. Herkese aynı muameleyi yapabilmeniz lazım. Parti kapatmaların geçmişte de hiçbir şeyi çözmediği ortada. Milletvekiline yapılan muameleyle ise  bizi 90’lı yıllara yeniden götürüyorlar. O dönemde ne yaşanmışsa şu an bize onu yaşatıyorlar. Bizim öncelikle milletvekilliği yasası çıkartmamız lazım. Milletin kullandığı oyları anlamsızlaştırırsanız demokrasiye olan güveni sarsarsınız. TBMM’nin kimliği korunmalıdır”