GÜNCEL
Giriş Tarihi : 26-12-2020 11:21   Güncelleme : 26-12-2020 11:25

Başsavcılıktan Yazıcıoğlu soruşturmalarıyla ilgili açıklama

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Büyük Birlik Partisinin (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin ölümüne ilişkin yaşanan süreçleri aktaran açıklama yaptı. Açıklamada, “Gelinen aşamada, olayın nasıl meydana geldiği, olayın oluşumunda harici kişilerin kastı, kusuru ya da ihmali bulunup bulunmadığı gibi hususlarda tüm soru işaretlerinin giderilmesine yönelik yeni bir rapor hazırlanması için konusunda uzman isimlerden oluşan yeni bir bilirkişi heyeti teşekkül ettirilmiştir" denildi

Başsavcılıktan Yazıcıoğlu soruşturmalarıyla ilgili açıklama

Kahramanmaraş'ın Çağlayancerit ilçesinden Yozgat'ın Yerköy ilçesine helikopterle gitmek üzere hareket eden BBP Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının içinde bulundukları helikopterin Keş Dağı'na çarpması sonucunda meydana gelen olayla ilgili olarak Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılan basın açıklamasında yaşan süreç özet olarak anlatıldı.

Olayın ardından başlatılan soruşturma sonunda, 2016 yılında 132 şüpheli yönünden kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı sonrası yapılan itiraz üzerine, Kahramanmaraş 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 10 Nisan 2018 tarihinde bazı şüpheliler yönünden kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı kaldırdığı, bunun üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca yeniden soruşturma başlatıldığı belirtildi.

Soruşturma kapsamında şüpheli ve tanıkların ifadelerinin alınması, dosyaya yansıyan iddiaların ayrıntılı araştırılması ve bunlara ilişkin somut delillerin toplanması için gerekli çalışmalar yapıldığına dikkati çekilen açıklamada, “Sulh ceza hakimliğinin kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı kaldırma gerekçesi dikkate alınarak FETÖ/PDY'nin olayla irtibatına dair geniş kapsamlı bir araştırma yapılmıştır. Bu kapsamda, ülke genelindeki ByLock içerikleri ile dijital materyal taraması yapılmış, ana dosyayla ilgili diğer ifadeler de alınarak soruşturma sürdürülmüştür.

Bilirkişi raporlarında olay mahallinde uçuşu bulunduğu belirtilen pilotların ifadeleri alınmış bir pilotun ise adresinin yurt dışı olması nedeniyle ifadesi henüz alınamamıştır. Ayrıca olay mahallindeki uçak sayısı, uçak pilotlarının kimlikleri, uçakların güzergah ve irtifalarının netleştirilmesi ve teyidiyle yeniden aldırılacak bilirkişi raporuna esas olmak üzere Hava Kuvvetleri Komutanlığından yeniden bilgi istenilmiştir. Bu çalışmalar neticesinde süreç içerisinde dosyayla bağlantılı oldukları tespit edilen bir kısım şüpheli ve tanıkların ifadelerine başvurulmuş alınan bu ifadeler doğrultusunda soruşturma genişletilmiştir” denildi.

"Soruşturma dosyasındaki ihbar mektuplarının tamamı incelenmiştir"

Açıklamada, şüphelilere ait soruşturma ve kovuşturma dosyalarının mahkemelerden ve cumhuriyet başsavcılıklarından talep edildiği belirtilirken, tüm evrakların da değerlendirildiği ifade edildi. Açıklamanın devamında, "Soruşturma dosyasındaki ihbar mektuplarının tamamı incelenmiştir. Dosya kapsamında birçok mesnetsiz beyan ve iddiada bulunan tanık ve gizli tanıkların yeniden ifadelerine başvurulmuştur. Şahısların FETÖ/PDY irtibatları ayrıntılı araştırılmış, HTS analiz raporları aldırılmıştır.

Olay sonrasında FETÖ/PDY'nin gerek arama kurtarma faaliyetleri öncesi ve sonrasında gerekse soruşturmanın gereği gibi yürütülmesi esnasında aşama aşama dosyaya müdahalelerde bulunarak kamuoyunu yanlış bilgilerle manipüle etmeye, soruşturmayı içinden çıkılmaz hale getirerek toplum nezdinde adalete duyulan güveni sarsmaya çalıştıkları iddialarını güçlendiren delillere ulaşılmıştır.

Bu kapsamda postayla gönderilen imzalı bir ihbar mektubunun yaptırılan kriminal incelemesinde imzanın takliden atıldığı belirlenmiş, sahte ihbar mektubuyla Hava Kuvvetleri Komutanlığındaki bir kısım subay ve generallerin telefonlarının dinlendiği görülmüştür. FETÖ/PDY irtibatlı dönemin yargı mensuplarınca ifadelerine başvurulan bir kısım gizli tanıkların yeniden başvurulan ifadelerinde gizli tanık sıfatıyla verdikleri ifadeleri inkar yoluna gittikleri dolayısıyla gerçek olmayan ifadelerle kurgulama yapılmış olduğu anlaşılmıştır" denildi.

"17-25 Aralık süreci ve 15 Temmuz'da önemli deliller elde edildi”

"17-25 Aralık süreci ve 15 Temmuz darbe girişimi başarılı olsaydı bazı devlet adamlarının ve hükümet mensuplarının uydurulmuş delillerle yargılanmalarına yol açabilecek bir kumpas davası hazırlığı içinde olunduğuna dair önemli deliller elde edilmiştir" ifadesine yer verilen açıklamada, bu kapsamda, terör örgütü üst yapısıyla teması bulunduğu ortaya çıkan birçok tanığın dosyaya asılsız beyanlarının dahil edildiği ve bunların genişletilen soruşturma usulleriyle delillendirme çabalarına girişildiğinin belirlendiği bildirildi.

Örgüt mensubu olduğu belirlenen ve o dönemin askeri personeli tarafından kırıma uğrayan helikopterin kara kutu özelliği olmayan parçalarının sökülerek görüntülerin sosyal medyaya servis edildiği kaydedildi.Usulsüz dinleme kararı veren hakim ve savcılar ve irtibatlı şüpheliler hakkında Hakimler ve Savcılar Kuruluna suç duyurusunda bulunulduğu belirtilen açıklamada, “Aynı doğrultuda, gerek kollukta gerekse dönemin Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı (CMK 250. maddesi ile özel yetkili savcılık) nezdinde yapılan işlemlerde soyut ihbar mektubu içerikleri ile birçok kişinin adı konulmamış bir suç örgütüne mensup olduğu iddia edilerek, 3 yıla varan sürelerle teknik takibe alındıkları tespit edilmiştir.