SİYASET
Giriş Tarihi : 20-09-2020 13:26   Güncelleme : 20-09-2020 13:26

Karaca; “Korona ile Savaşanlara Savaş Açmayın.”

DEVA Partisi Konya İl Başkanı Dr. Seyit Karaca, koronavirüs salgınında bizlerin sağlığı için çalışan sağlık çalışanlarımıza sahip çıkarak, onlara destek olmamız gerektiğini belirterek, Korana ile savaşanlara savaş açmayalım diye konuştu.

Karaca; “Korona ile Savaşanlara Savaş Açmayın.”

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi İl Başkanı Dr. Seyit Karaca, salgın yönetimi ve son günlerde gelişen bazı olaylarla ilgili bir açıklama yaparak, “Öncelikle Sağlık Bakanımızın birkaç gün önce bilim kurulu ile toplantı sonrası yaptığı açıklamalardan birkaç cümle aktarmak istiyorum. “Bugün biz ve dünya, virüsün saldırısı karşısında baştakinden daha zor bir dönemdeyiz.""Kısıt günleri bize kalkan oldu. Normalleşme sürecinde bir bocalama yaşadık ve bunu aştık. Fakat görünen o ki bayramlar, düğünler, bayram havasında yaşanan olaylar, taziyeler salgın sınavında başarısızlığa yol açan olaylar, zamanlar oldu. Şimdi salgının bu gibi fırsatları yakaladığı günler geride kalıyor. Fakat sonbahara girerken tüm dünyayı tehdit edecek bir riske yaklaşıyoruz. Grip vakaları salgın açısından çok sakıncalıdır. Zamanımız daha çok kapalı mekânlarda geçeceğimiz için grip, hastalığın yayılmasını hapşırma ve öksürmelerle kolaylaştıracak.”Açıklamalardan ve Sayın Bakanın 2-3 gündür sahada yaptığı çalışmalardan görüyoruz ki; satır aralarında ümit var cümleler olsa bile Bakanımız da durumun ciddiyetini çok net bir şekilde ortaya koymaktadır. Aşı çalışmalarında gelinen nokta bile kanaatimizce ümitleri artırmakla birlikte salgının boyutunu küçültemez” dedi.

TTB’nin yaptığı çalışmalara verilen tepki de haksız bir tepkidir

Seyit Karaca TTB’nin yaptığı çalışmalara verilen tepkinin haksız bir tepki olduğuna dikkat çekerek, “Oda yöneticisi olduğumuz dönemde birlikte hareket ettiğimiz 30’a yakın il odamızla birlikte meslek ve meslektaş sorunları harici her konuda TTB’ni eleştirdik ve yanlışlarını ifade ettik. Afrin harekâtı ve benzeri millî konularda yaklaşımlarını tasvip etmediğimizi ifade ettik hatta TTB Merkez Konseyini zaman zaman istifaya bile davet ettik. Konuyla ilgili açıklamalarımız Konya Tabip Odası’nın web sayfalarında görülebilir. Bunun yanı sıra meslekî ortak sorunlarımızla ilgili de birlikte çalıştık. Salgının başladığı andan itibaren sağlık çalışanları ile ilgili çalışmalarda müşterek hareket ettiğimiz alanlar çoğunluktaydı. Merkez Konseyi olarak Sağlık Bakanlığı ile ortak çalışmayı talep ettiler, haklıydılar, olumlu karşılık bulmadı. Sanırım merkezi tercihle, sadece TTB değil taşra odalarının hiçbirisi ile sağlık müdürlüklerimiz ortak çalışmayı tercih etmediği gibi, bilgilendirmelerden bile mahrum kaldılar. İllerin mülki amirleriyle diyalogu ile Konya gibi bazı iller Pandemi Kurullarında yer aldılar ama pandemi kurulları da asıl icracı kurul olan Hıfzıssıhha Kurullarının gölgesinde kalıp çok etkili olmaktan uzaktılar, halen de sürecin aynı şekilde olduğunu düşünüyorum. Geçtiğimiz günlerde TTB, “Yönetemiyorsunuz Tükeniyoruz” sloganıyla sağlık çalışanlarının vefatlarına dikkat çekmek için bir kampanya başlattı. Diğer vatandaşlarımız gibi sağlık çalışanlarının kaybı da önemli bir gerçeklik. Düşünülmesi gereken konu salgınla mücadelenin ana unsuru olan sağlık çalışanlarının içinde bulunduğu durumdur. Kaldı ki Sağlık Bakanımız yine birkaç gün önceki basın toplantısında “sağlık çalışanlarımız başlangıca göre 4-5 kat daha fazla yük altında” ifadesi ve dün de bölge ziyaretinde “sadece İzmir için geçen aya göre yüzde 42 vaka artışı var” beyanatı ile durumun ciddiyetini açıkladı. Kanaatimizce tabloyu bu şekilde daha net özetleyip tedbirlere riayet etmeyi daha da sıkılaştıracak açıklamalar Bakanlıkça daha fazla yapılmalıdır. Tablo böyleyken nasıl ki “Yönetemiyorsunuz Tükeniyoruz” kampanyası yapılan çabaları tamamen görmezden gelen yönü itibarıyla “keskin” bir açıklamaysa, salgın yönetiminde sağlık çalışanları için TTB’nin yaptığı çalışmalara verilen tepki de haksız bir tepkidir. Tablo ortada iken “toplumu paniğe sevk eden açıklamalar” gerekçesiyle önemli bir mesleğin çatı kuruluşunun“sadece adında Türk bulunan Tabipler Birliği derhal ve gecikmeksizin kapatılmalıdır” şeklinde bir beyanla kapatılmasını teklif etmek doğru bir yaklaşım değildir. Hukuk devleti isek, yanlış yapanları cezalandırmak dururken odaları kapatmayı teklif etmek antidemokratik bir yaklaşım olur. Yapılacak olan, bu tür meslek odalarında millî ve manevî değerler hususunda daha sağduyulu yaklaşımlar bekleniyorsa, üyelik sistemlerinin zorunlu hale getirilmesi ve şeffaf bir teşkilatlanma yapılarına kavuşturmak neticesinde demokratik seçimlerle meslek mensuplarının sahiplenmesini sağlamaktır. Başka bir konu olarak bazı illerde kararı alınan “kademeli mesai” konusuna değinmek istiyorum. Bu uygulama ilimizde de toplu taşımanın salgına olumsuz katkısını hafifletmesi açısından önemlidir. Okullarda fizikî eğitimin de başlaması nedeniyle hem mesai başlangıcı hem de mesai bitiminde kademelendirme mutlaka yapılmalıdır. Bu karar ülke genelinde alınmasında geç kalınmış bir karardır. Bu vesileyle tüm hemşerilerimize ve insanlığa sağlıklı günler diliyorum. Eğitim camiasına ve öğrencilerimize yeni dönemin hayırlar getirmesini temenni ediyorum” diye konuştu.