Advert

Dr. Hasan Özönder: “Hattatlık peygamberimiz tarafından övülmüş bir sanattır''

Dr. Hasan Özönder: “Hattatlık peygamberimiz tarafından övülmüş bir sanattır. Birçok sahabe hat sanatıyla uğraşmış, bu hattatlardan en önemlisi Hz. Ali’dir. Konya’nın yetiştirdiği en önemli hattatlardan Mahbup Efendi’nin hat yazılarını camilerimizde görmekteyiz.”

Dr. Hasan Özönder: “Hattatlık peygamberimiz tarafından övülmüş bir sanattır''
Dr. Hasan Özönder: “Hattatlık peygamberimiz tarafından övülmüş bir sanattır'' Admin
Bu içerik 138 kez okundu.

Konya Büyükşehir Belediyesi ile Selçuk Üniversitesi Selçuklu Araştırmaları Merkezinin ortaklaşa düzenlediği Yaşayan Konya Hafızası İkindi Sohbetlerinde bu hafta Dr. Hasan Özönder ve KTO Karatay Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk El Sanatları Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Öksüz tarafından “Hattat Mahbup” konulu bir konferans verildi.

HATTATLIK GÖZDE BİR MESLEKTİR
İlk konuşmacı Dr. Hasan Özönder 20 yıl önce İstanbul’da düzenlenen Türkoloji Kongresi’nde Hattat Mahbup’u ele aldığında ilgi ile karşılandığını belirtti. Mahbup kelimesinin “ileri görüşlü, seçilen” anlamlarına geldiğini, birçok sahabenin hattat olduğunu belirttikten sonra Özönder, peygamberimizin hüsn-i hat ile uğraşanları övdüğünü, en önemli hattatın Hz. Ali olduğunu ve tarih boyunca, hattatların itibar gördüğünü ifade etti.

Osmanlı zamanında hattatlara özel bir ilgi gösterildiğini ifade eden Özönder; “Amasyalı Hamdullah Efendi’yi çekemeyenler, saraya şikâyette bulunmuşlar ancak padişahın kütüphaneden getirttiği el yazması kitapların üzerine Kuran-ı Kerim’i koyarak “Bunun üstünde bir eser yoktur.” diyerek onları saraydan eli boş göndermiştir. Sandalcının hizmeti karşılığında bir hattatın verdiği çift vav’lı yazıyı alacağı paranın üç misline satması hat yazılarının büyük değer gördüğünün de işaretidir.” dedi.

HATTATLIK ZOR BİR SANATTIR
Özönder, okullarda okutulan “Güzel Yazı” dersi sayesinde ileri yaşlarda bile kişilerin güzel yazı yazdıklarını söyledikten sonra Mahbup Efendi hakkında, “Konyalı olan Mahbup, Hattat Ahmet Rüştü Efendi’nin oğludur. 15 yıl Karatay Medresesinde dönemin âlimleri tarafından yetiştirilmiştir. Oğullarını da hattat olarak yetiştirmiştir. Konya’daki Alaaddin, Selimiye, Aziziye, Şerafettin, Kışla, Dolav camiilerinin hat yazılarını yazmıştır. 20 yıl önce Türkistanlı Mustafa adında bir hattat da Hattat Mahbup’un yazılarının üstüne yazmıştır.” dedi.

Hattatlığın zor bir sanat olduğunu söyleyen Özönder; 2.Bayezid’in Amasya’daki şehzadeliği sırasında herkesin değer verdiği Hamdullah Efendi’den kendisine “Hattatlığın inceliklerini öğretmesini” istediğinde evin koridorundan götürüp bir kapıyı açmasını istemiş, kapı açıldığında içeriden yontulmuş kalem tozları çıkmış. Hamdullah Efendi şehzadeye: “Ben bu duruma çok kalem tüketerek geldim. Siz de aynısını yaparsanız iyi bir hattat olursunuz.” cevabını vermiştir. Özönder, Hattat Mahbup’un genç yaşta vefat ettiğini, Şerafettin Camisi’nin arkasındaki sokağa adının verildiğini, gömüldüğü Şems Mezarlığı’nın 1944 yılında kaldırılmasıyla kabrinin kaybolduğunu ifade etti.

UMURSAMAZLIK SONUCU KAYBOLAN GÜZELLİKLER
İkinci konuşmacı Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Öksüz, Konya’nın kadim bir şehir olduğunu, buradan birçok âlim ve fâzıl kişinin yetiştiğini belirterek Mahbup Efendi’nin hat yazılarını slayt eşliğinde ele aldı: “Küllükbaşı Mahallesi’nde 6 yıl yaşadık. Şerafettin Camisi’ndeki hat yazılarını hayranlıkla seyrederdim.1980’li yıllarda cami içerisinde gençlerin duvarlara Hattat Mahbup’un yazısı üzerine yazı yazdıklarını görünce Vakıflar Bölge Müdürlüğüne durumu söylediğimde yetkili olmadıklarını belirtince Fotoğrafçı Ali Rıza ile yazıları fotoğraflayarak bir nüshasını Ankara’ya diğerini de İstanbul’da Uğur Derman Hoca’ya götürdüm. Hoca duruma çok üzüldü.’Sırf hat yazılarını seyretmek için Şerafettin Camisi’ne giderdim.’ dedi. Türkistanlı Mustafa, Şerafettin Camisi’nden sonra Kapu Camisi’nin de yazılarını yazdı. Mevlana Müzesi’ne geldiğinde Mustafa’ya engel oldular.”

Öksüz, HattatMahbup’un H.1305 yılına ait yazıları zevksiz bir şekilde Hattat Mustafa tarafından gölgelenmiş, orijinalliği kaybolmuş, Şerafettin Camisi’nin restorasyonu yapıldığı için yazıların eski durumuna döndürülmesinin gerekliliği üzerinde durdu. 
Program sonunda Prof. Dr. Yusuf Küçükdağ tarafından Dr. Hasan Özönder’e, Konya Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Güçlü tarafından Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Öksüz’e günün hatırasına hediyeleri takdim edildikten sonra toplu fotoğraf çekimi yapıldı.

Prof. Dr. Yusuf Küçükdağ Dr. Hasan Özönder Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Güçlü Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Öksüz ureticihaber
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
maltepe escort
alanya escort
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Uçurtmalar Yunak Semalarını Reklendirdi
Uçurtmalar Yunak Semalarını Reklendirdi
Büyükşehir Belediyesinden DUYURU !!
Büyükşehir Belediyesinden DUYURU !!
izmir escort escort izmir porno bursa escort alsancak escort antalya escort buca escort escort bursa izmir escort escort bayan istanbul escort bayanlar