Yoksul Adamın Siyaseti Olmaz

Erol Sunat

23-07-2025 00:37

Anavatan Partisi Selçuklu ilçe başkanlığı görevini yıllarca sürdüren Salih Yanık Kalp ve böbrek rahatsızlığı nedeniyle tedavi görmekte olduğu Beyhekim Hastanesinde geçtiğimiz Pazar günü vefat etti. 21 Temmuz Pazartesi günü Somuncu Baba cad. Ulu Cami’de kılınan öğle namazını müteakiben Musalla Mezarlığında toprağa verildi.

Konya siyasetinin köşe taşlarından biriydi. Özellikle Anavatan Partisinin Selçuklu İlçe Başkanı olarak tanındı. Rahmetli 1947 Konya doğumluydu. Siyasi hayatına Demokratik Parti ile başlamıştı. Demokratik Parti Konya Milletvekili rahmetli Haydar Koyuncu ile olan dostluğu, Haydar Koyuncunun Anavatan Partisi Milletvekili olduğu dönemde de devam etti. Salih Ağabey Anavatan Partisinin teşkilatlanmasında en önde gelen isimlerinden biriydi. Selçuklu Anavatan Partisinin efsane Başkanıydı.

Mekânı cennet olsun inşallah.

Kendisiyle 2009 yılında yapmış olduğum röportajdan bazı bölümleri hatırasına hürmeten sizlerle paylaşıyorum.

Salih Yanık anlatıyor;

EKİBİMİZDE HERKES BAŞLI BAŞINA BAŞKANDI

1983 yılında Anavatan Partisi Kurucu Merkez İlçe başkanı Durmuş Alagöz’dü. 2.ci Başkan Mustafa Alagöz’dü. İl Kurucu başkanı ise Saffet Sert’ti. İkinci Başkan ise Muammer Zeybekoğlu’ydu.

Saffet Bey Milletvekili adayı olduğunda, yerine Yücel Eşen geldi. Kongrede Adil Küçük İl Başkanı oldu. Adil Küçük’ün Milletvekili adayı olması ve sonrasında Milletvekili olmasından sonra İl Başkanlığına Abdullah Üzülmez getirildi. Üzülmez’den sonra Mustafa Dinek, Dinek’ten sonra Nazmi Sırıt İl başkanı oldu.

1983 yılında Anavatan Partisi il ve Merkez İlçe kurulunda dokuz kişiydik. Durmuş Alagöz, Süleyman Okur, Mehmet Sarı, Hacı Ali Bozdam, Yalçın Çetinkaya, Ali Rıza Tenger, Mustafa Tahranlıoğlu ve Mustafa Mucuk.

 

Bu ekipte herkes başlı başına bir Başkandı. Saygılıydılar. Sevgilerini ve gönüllerini ortaya koydular.

YOKSUL ADAMIN SİYASETİ OLMAZ

Biz Abdullah Tenekeci Paşa’nın etrafında kenetlendik.

Paşam bir gün bizleri topladı, bana dönerek;

- Herkes takım elbise giyiyor, kravat takıyor dedi, sende giyeceksin, sende kravat takacaksın,

- Paşam dedim, ben takım elbisede giymem, kravatta takmam.

- Peki dedi, Salih hariç herkesi takım elbiseli ve kravatlı isterim.

O günlerde sigarayı yeni bırakmıştım. Boyuna kilo alıyordum. Bana takım elbise olmuyordu. Şu anda sigara içmiyorum. Ancak takım elbise giyiyorum.

O günlerde kırgınlıklarımız da olsa, ertesi gün dünü hiç yaşamamış gibi bir araya gelir köy, kasaba, bayır dolaşıyorduk.

Protokolü hiçbir zaman sevmedim. Daima vatandaşla bir arada olmayı yeğledim. Vatandaşı dinler ve aralarında bulunurdum.

Siyasi hayatım boyunca insanların siyasi fikirleri ne olursa olsun, sormadan insanlara yardımcı olmaya çalıştım. İnandığım daima şu olmuştur.

Yoksul adamın, aç adamın siyaseti olmaz.

Birgün yaşlı bir karı-koca geldi. Kadın çok rahatsızdı. Şekeri yedi yüzmüş. Numune Hastanesi Dahiliye Doktoru, eski Başhekim Ekrem Yıldırım’a onları götürdüm. Salih dedi ilaçlar bana, çıkış işlemleri sana ait. Yaşlı nene 15 gün hastanede yattı. On beş gün sonra hastaneden çıktıklarında garaja gittik. Adam Kadınhanı’na gideceğiz demese, nereli olduğunu dahi bilmeyecektim.

DAĞ FARE DOĞURDU

Yazır’da yapılan hastanenin yerini rahmetli Milletvekili Haydar Koyuncu, devrin Sağlık İl Müdürü Mustafa Akın ve ben aldık. Bütün işlemlerini birlikte takip ettik. Oraya çok büyük bir Sağlık Kompleksi düşünülmüştü. Dağ fare doğurdu. Bu hastane için Haydar Koyuncu ve Mustafa Akın’ın adlarının değerlendirilmesi gerekirdi. Mustafa Akın fevkalade bir insandı gelmiş geçmiş en iyi Sağlık Müdürüydü.

KEÇECİLER, MEVLÂNA KAPISI GİBİYDİ

Mehmet Keçeciler Mevlâna kapısı gibiydi. Her ne olursa olsun yine gel derdi. Dağdaki Çobana, şehirdeki Bürokrata sor, herkes Keçeciler derdi. Muhteşem bir insandı. Dürüstlüğü ile tanınan bir insandı. Konya’ya en büyük yatırımlar onun Milletvekili ve Bakan olduğu dönemlerde gerçekleşti.

Anavatan Partisinin rahmetli Özal’dan sonra en önemli ismi Keçecilerdi. Bana göre Konya Milletvekili değil Türkiye Milletvekiliydi.

01.01.2000 tarihinden itibaren Anavatan Partisi ile ilişkim kalmadı. O günlerin İl başkanı Ömer Zileli, İbrahim Atçeken ve Mehmet Güneş’in talepleri doğrultusunda Mehmet Keçeciler beni görevden aldı. Alınmam için talepte bulunanlar benim varlığımdan rahatsızlardı. Her istediklerini yapamıyorlardı.

Bu millet seken adamı sevmez.

Şu anda kapanmış Anavatan Partisinin üyesiyim. Anavatan Partisinden başka bir partiye de oy vermedim. İlkokul mezunu olduğum için Milletvekili olmayı hiç düşünmedim.

MEVLÜT HOCA’NIN VASİYETİ

Abdullah Tenekeci Paşa ile Derbent’ e gittik. Halk beni tanıyor ya. Vatandaş öncelikle bana doğru gelmeye başladı. Aman dedim Bakanımız o ona gidin.

Derbentte rahmetli Mevlüt Hoca ile aram çok iyiydi. Mevlüt Hoca, Derbent’ in en sevilen öğretmeniydi. O gün yine görüştük. Derbent ‘in ilçe olmasını o kadar çok istiyordu ki…

Derbent İlçe olmasına oldu amma, Mevlüt Hoca Derbent ’in ilçe olmasından yaklaşık on beş gün kadar önce aramızdan ayrılmıştı.

Derbent’ in İlçe olduğunu görmek nasip olmamıştı Mevlüt Hocama.

Aynı yıl Kurban Bayramı öncesi genç bir çift geldi.

Bayan;

- Ben dedi Mevlüt Hocanın kızıyım bu da eşim. Bizde bir emanetiniz var.

- Ne emaneti?

- Babam Kurban Bayramı için iki koyun almıştı. Ölmeden birkaç gün önce bu kurbanlığın biri bizim bu da Salih Beyin dedi.

- Kızım dedim, madem göndermiş rahmetli, bir hayır kurumuna vereyim, kessinler.

- Babamın vasiyeti, ölmeden önce vasiyet etti, vasiyetinin yerine gelmesi lazım. Kurbanda bu koyunu kesmeniz lazım.

Hem kızı hem de damadının boynu bükülmüştü.

Söz kızım dedim, bu kurbanda bu hayvanı keseceğim.

Bayram da Rahmetli Mevlüt Hocanın vasiyetini yerine getirdim. Hocam iyi Halk Partiliydi. Benimle dost olduktan sonra, Anavatan Partisine geçmişti.

6-0 KAZANILAN BÖLGE

1987 seçimleri öncesiydi. Rahmetli Haydar Koyuncu 2.sırada, Abdurrahman Bozkır 6. sıradaydı. Abdurrahman Bozkır 6. sırada olduğu için hem kırgın hem çok kızgındı. Seçilemeyeceğini düşünüyordu. Morali çok bozuktu. 1. Bölge’de 6 milletvekillik bir kontenjan vardı. Bölgeyi arkadaşlarla birlikte karış karış gezmiş ve durumun lehimize olduğunu görmüştük. Refahçılar çok ümitliydiler. 14 Milletvekilliğinden 12’sini biz 2’sini DYP almıştı. Bu arada, isteksiz ve çalışmak bile istemeyen Abdurrahman Bozkır’da milletvekili olmuştu. 1. Bölgeyi 6-0 almıştık.

 

DİĞER YAZILARI Türk Yeter Ki Sağ Olsun 01-01-1970 03:00 Hâlimiz Hâl Değil 01-01-1970 03:00 Pazara Pazara Çoktan Geldik Nazara 01-01-1970 03:00 Bir Ömür Ah Ettik Vah Ettik 01-01-1970 03:00 Her Kale Yıkılır “Bilmem” Kalesi Yıkılmaz 01-01-1970 03:00 Hayırlı Bayramlar 01-01-1970 03:00 Vefa Uzaklarda Kalan Bir His 01-01-1970 03:00 Karman Çorman 01-01-1970 03:00 Dağın Zirvesine Çıkmasına Çıkılır da 01-01-1970 03:00 Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Yoktur 01-01-1970 03:00 Gönül Yoksa, Hoşgörü Yoksa İşin İçinde 01-01-1970 03:00 Neyi Arıyorsan O’sun Sen 01-01-1970 03:00 Mevlâna, Aşk, Pervane 01-01-1970 03:00 Hazandı, Hüzündü, Dündü, Bugündü 01-01-1970 03:00 Beysiz Şehrin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Beddua Ananın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Elbet bir gün barışacağız 01-01-1970 03:00 Herkesin Aşkı Değer Verdiği Şeye Göre Ölçülür 01-01-1970 03:00 Emekli ne desin? 01-01-1970 03:00 Türk olmak 01-01-1970 03:00 Bayram Hürmetine 01-01-1970 03:00 Hekim Kızının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Sevgi ve Barışa Yürümek 01-01-1970 03:00 Saltanat Hikayesi 01-01-1970 03:00 Uğursuzun Hikayesi 01-01-1970 03:00 Dün Bugün Yarın 01-01-1970 03:00 Neşeli Şarkılar Sarmıyor Beni 01-01-1970 03:00 Bak başının çaresine 01-01-1970 03:00 Keşmekeşin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Başı Pare ,Pare Dumanlı Dağlar 01-01-1970 03:00 Aşk Üstüne 01-01-1970 03:00 Olmaz Olmaz Deme Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bu ülke, tarihte Türk'tü bugün de Türk'tür” 01-01-1970 03:00 Düşe Kalka… 01-01-1970 03:00 Türkçenin Payitahtı 01-01-1970 03:00 Yıl Edebiyatsız Olmaz 01-01-1970 03:00 Ahalinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Emekliler Ve Asgari Ücretliler Olmasa 01-01-1970 03:00 Mevlânâ’nın Gecesi 01-01-1970 03:00 Bırakın Kendinizi Hoşgörüye 01-01-1970 03:00 Muhabbet ola 01-01-1970 03:00 Yıl Biterken 01-01-1970 03:00 Felek Vurmuşun Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yazan Kalem Siyah 01-01-1970 03:00 Yol Gözüktünün Hikayesi 01-01-1970 03:00 “Ben Yoruldum Hayat” 01-01-1970 03:00 Kemankeş Kızın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Tertemizdi Okullarımız 01-01-1970 03:00 Kara Vicdanlı 01-01-1970 03:00 Hiç Yarı Yolda Bırakıldınız Mı? 01-01-1970 03:00 Hani Çocuklar Bizim Geleceğimizdi? 01-01-1970 03:00 Ayakta Durmak Buysa Eğer 01-01-1970 03:00 Derinlerde Kaybolmak 01-01-1970 03:00 Meydanlar Er Meydanıdır 01-01-1970 03:00 Mızrak ve Çuval Meselesi 01-01-1970 03:00 Konya Şeker Efsanesi 01-01-1970 03:00 Darmaduman 01-01-1970 03:00 Dağ fare doğurmak zorunda mı? 01-01-1970 03:00 Kötü Gün Dostunuz Var Mı? 01-01-1970 03:00 Uçurumun Kenarı 01-01-1970 03:00 Dayının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Müdür 01-01-1970 03:00 Kıyamet mi Koptu? 01-01-1970 03:00 Biz Bizden Gidemeyiz 01-01-1970 03:00 Yaşadığımız Her Güzel Gün Bayram Olsun 01-01-1970 03:00 ALPASLAN TÜRKEŞ 01-01-1970 03:00 Ramazan Hürmetine 01-01-1970 03:00 İhsan Ceylan 01-01-1970 03:00 Göl Şehrinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Söz, Etme Dedi Ses, Dinlemedi 01-01-1970 03:00 Bey Kızının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Vakit Vuslat Vaktidir 01-01-1970 03:00 Seyit Küçükbezirci 01-01-1970 03:00 Öğretmenim” Kelimesiyle Geçen Bir Ömür 01-01-1970 03:00 Buram Buram Konya Kokma 01-01-1970 03:00 KASIMPATI 01-01-1970 03:00 Daha Nice Yüzyıllar Gör Türkiyem 01-01-1970 03:00 Yine Ortadoğu, yine kan, yine gözyaş 01-01-1970 03:00 Sultanlar Tepesinden Sultanlar Şehrine! 01-01-1970 03:00 Bu Benim Meselem, Derin Meselem” 01-01-1970 03:00 Bu Şehirde Kaç Zeki Oğuz Daha Kaldı? 01-01-1970 03:00 Makam Mahur Hava Eyyamı Bahur! 01-01-1970 03:00 BAYRAM GELDİ HOŞ GELDİ! 01-01-1970 03:00 Öfke hikayesi 01-01-1970 03:00 Dilinle Söylediğini, Kalbinle de Söyle 01-01-1970 03:00 Kara Odun Ateşe Eş Oldu Aydınlık Geldi!” 01-01-1970 03:00 Doğruluk Sözde Değil Özde Olur!’ 01-01-1970 03:00 Kalemin Su, Kâğıdın Rüzgâr İse... 01-01-1970 03:00 Söküklerini Dik Sözlerinin 01-01-1970 03:00 Bazen... 01-01-1970 03:00 Hak Kapısından Ayrılmayan Türk, Var Olduğu Müddetçe Vatansız Kalmaz 01-01-1970 03:00 Kıskançlık Yapanın Gönlüne Karanlıklar Çöker 01-01-1970 03:00 Dertlinin Derdini Dinlemek! 01-01-1970 03:00 Eden Kendisine Eder!.. 01-01-1970 03:00 AYNA 01-01-1970 03:00 Diline Hâkim Olmak 01-01-1970 03:00 Ramazan Hikayesi -2 01-01-1970 03:00 Ramazan Hikayesi 01-01-1970 03:00 Adı Güzel, Kendi Güzel Muhammed 01-01-1970 03:00 Fani Dünya Hoştur Amma... 01-01-1970 03:00 SON CEMRE 01-01-1970 03:00 SÖZ! 01-01-1970 03:00 YILBAŞI DEMEK 01-01-1970 03:00 ŞEB-İ ARUS 01-01-1970 03:00 Aşçı Dede Kimin Dedesi? 01-01-1970 03:00 Benim Derdim Dermanım Bilen Yok! 01-01-1970 03:00 Ecdada Vefa! 01-01-1970 03:00 Yüreğe Gömülmek! 01-01-1970 03:00