Şerife Demirci açıklamasında kız çocuklarının hak ve ihtiyaçlarının kamu politikalarının merkezinde tutulmasını gerekmedir diyerek, “11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü, kız çocuklarının haklarını hatırlamanın ötesinde, kamu politikalarının kız çocuklarının hayatındaki sonuçlarını değerlendirme günüdür. Eğitimden güvenli yaşama, eşit fırsatlardan sosyal korumaya kadar atılan her adım, Türkiye’nin geleceğini doğrudan şekillendirir. Türkiye’de 2025 yılı itibarıyla 10 milyon 409 bin 699 kız çocuğu yaşamaktadır ve kız çocukları toplam çocuk nüfusunun %48,7’sini oluşturmaktadır. Bu tablo, kız çocuklarının hak ve ihtiyaçlarının kamu politikalarının merkezinde tutulmasını gerektirmektedir. Eğitimde erişim kadar devamlılık da güvence altına alınmalıdır. Kız çocuklarının eğitiminde önemli ilerlemeler sağlanmıştır. 2024/25 eğitim yılında net okullaşma oranı ilkokulda %95,7, ortaokulda %89,3, ortaöğretimde %83,3 olmuştur. Ancak eğitim hakkı yalnızca okula kayıt olmak değildir. Asıl hedef, kız çocuklarının eğitimden kopmamasını ve özellikle lise çağında eğitimlerini sürdürebilmelerini güvence altına almaktır. Ekonomik güçlükler, ulaşım ve barınma sorunları, ev içi bakım sorumlulukları ve erken yaşta evlilik riski eğitimden kopuşu hızlandırabilmektedir. Devamsızlık ve okul terki için erken uyarı mekanizmaları güçlendirilmeli; okul, aile ve sosyal hizmet birimleri arasında etkin bir koordinasyon kurulmalıdır” dedi.
Erken yaşta evlilik ciddi bir sorun
Kız çocukların yaşadığı sorunlara da değinen ve erken yaşta evliliğin ciddi bir sorun olduğuna dikkat çeken Şerife Demirci, “Çocukların yaşadığı sorunlara dikkat çeken Şerife Demirci bu konuda da şunları dile getirdi: “ Erken yaşta evlilik ve çocuk yaşta doğum hala ciddi bir sorun olarak duruyor. TÜİK verilerine göre 2025 yılında 16–17 yaş grubunda 8.068 kız çocuğu evlenmiştir. Sayının yıllar içinde azalması olumlu bir gelişmedir; ancak binlerce kız çocuğunun hâlâ çocukluk döneminde evlilikle karşı karşıya olması, sorunun sona ermediğini göstermektedir. Yoksulluk, kız çocuklarının fırsatlarını belirlememelidir. 2025 verilerine göre 0–17 yaş grubundaki çocukların %36,8’i yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındadır. Kız çocuklarında bu oran %37,8’dir. Hiçbir kız çocuğu ailesinin ekonomik koşulları nedeniyle eğitiminden veya geleceğini kurma fırsatından vazgeçmek zorunda kalmamalıdır. Şiddet ve istismara karşı koruma mekanizmaları etkinleştirilmelidir. Koruma politikalarının başarısı açıklamaların sayısıyla değil, önlenen hak ihlalleri ve güvenliği sağlanan çocuklarla ölçülmelidir. Eğitimden genç kadınlığa geçiş de güvence altına alınmalıdır. İYİ Parti olarak önceliklerimiz ise şöyledir. Kız çocuklarına yönelik politikaların bütüncül, ölçülebilir ve kurumlar arası eşgüdüm içinde yürütülmesini savunuyoruz. Kız çocuklarının eğitimde devamlılığı güvence altına alınmalıdır. İhtiyaç sahibi ailelerin kız çocuklarını okutabilmesi için sosyal destekler güçlendirilmelidir. Erken yaşta ve zorla evliliklerin önlenmelidir. Çocuk yaşta gebeliklerin önlenmesine yönelik erken müdahale mekanizmalarının geliştirilmelidir. Kız çocuklarına yönelik şiddet ve istismarı önleyici mekanizmalar etkinleştirilmelidir. Kız çocuklarının dijital güvenliğinin artırılması, Eğitim dışında kalmış genç kızların yeniden eğitim ve mesleki beceri programlarına erişiminin sağlanmasıdır. Kız çocuklarının korunması ve güçlenmesi, yalnızca 11 Ekim’de hatırlanacak bir konu değildir. Bu, yılın her günü yerine getirilmesi gereken kamusal bir sorumluluktur. “
Kız çocuklarının güvenliği ve geleceği temennilere bırakılamaz
Şerife Demirci kız çocuklarının güvenliği ve geleceğinin temennilere bırakılamayacağına da değinerek, “ Ülkemizi yönetenlere çağrımız açıktır. Kız çocuklarının güvenliği ve geleceği temennilere bırakılamaz. Kamu kurumlarının sorumluluğu yalnızca politika açıklamak değil; belirlenen hedefleri hayata geçirmek, gerekli bütçe ve personeli sağlamak ve sonuçları kamuoyuna açıkça ortaya koymaktır. Hiçbir kız çocuğu ihmalin, yoksulluğun, şiddetin, erken evliliğin veya eğitimden kopmanın bedelini ödememelidir. Kız çocuklarının haklarını koruyan politikalar kâğıt üzerinde değil, hayatın içinde sonuç üretmelidir. 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü vesilesiyle tüm kurumları, yerel yönetimleri ve sivil toplum kuruluşlarını kız çocuklarının haklarını korumak ve onları geleceğe güçlü hazırlamak için ortak sorumluluk almaya çağırıyoruz. Her kız çocuğunun güvenli bir çevrede yaşama, nitelikli eğitim alma ve geleceğini özgürce şekillendirme hakkı vardır. İnanıyoruz ki eğitilen, korunan, hayallerine ve kararlarına saygı duyulan her kız çocuğu; geleceğin bilim insanı, sanatçısı, mühendisi, lideri ve güçlü birer bireyi olarak bu dünyayı güzelleştirecektir” diye konuştu.