Advert
TARIMI KİMLER YAPIYOR?
HANDAN ÇAKAN BAKKAL

TARIMI KİMLER YAPIYOR?

Bu içerik 47 kez okundu.

Globalleşen dünyada bugün 3 önemli stratejik alan bulunuyor. Bunların başında gıda geliyor. Diğer iki alan ise su ve enerji. İnsanların sağlıklı bir yaşam sürdürmesinin en önemli koşulu ise güvenli gıda ile mümkün. Gelişmiş ülkelere baktığımızda, kendi topraklarının yanı sıra başka ülkelerde satın alma veya kiralama yöntemiyle üretim yaptıklarını görüyoruz.

Yapılan araştırmalara göre, 203 milyon hektar alan, bu kapsamda uluslararası şirketlerce ya satın alınmış ya da kiralanmış. Bu şirketler, İngiltere, Amerika, Çin, Hindistan ve İsrail’e ait. Bu şirketlerin kiraladığı veya satın aldığı topraklar ise başta Afrika ülkeleri olmak üzere Brezilya, Flipinler, Endonezya ve Laos’da bulunuyor. Dünya tarımının neredeyse tamamı 4 büyük uluslararası firmanın tekelinde bulunuyor, tahıl ticaretinin yüzde 75’ini yönetiyor. Bu firmalar ise Cargill, ADM, Bunge ve Louıs Dreyfus.

· Devletin üst kademesiyle de paylaşılan “Gıda Güvenliği” raporuna göre, dünyada kullanılan suyun yüzde 70’i tarımda, yüzde 22’si sanayide, yüzde 8’i de evlerde tüketiliyor.

· Geçtiğimiz yüzyılda dünya sıcaklığının 0,74 derece arttı.

· Rapora göre, küresel ısınmanın olumsuz yönlerini gidermek için kuraklığa dayanıklı türlerin geliştirilmesine gerekiyor.

Graziano da Silva, ancak dünyada açlık bittiğinde rahat bir nefes alabileceklerini belirtti. FAO Genel Direktörü, dünyadaki yoksulların ve açların çoğunun kırsal kesimlerde yaşadığını ve bu insanların geçim kaynaklarını arttırmanın onların bu durumdan kurtulması için en önemli faktör olduğunu belirtti. Ancak bunu yapmak için dünyadaki açların ihtiyaçlarına yönelik sorumlu yatırımlar yapılması gerektiğini söyledi.

 

Ayrıca iklim değişikliğinin etkileriyle daha iyi mücadele edebilecek ve strese dayanıklı daha sürdürülebilir tarım ve gıda sistemleri oluşturulması gerektiğini belirten Da Silva: “Sadece çevresel açıdan sürdürülebilir tarıma yatırım yapmak yeterli olmayacak, aynı zamanda iyi tasarlanmış sosyal koruma sistemleri de gerekiyor” dedi.

 

Graziano da Silva, dünya liderlerine açlığı bitirmek için önümüzdeki 15 yıl boyunca her yıl yoksulluk içinde yaşayan her bir birey için ek olarak 160 dolar yatırım yapılması gerektiği konusunda da uyardı. Bu miktarın 2014 yılı küresel gelirinin yarısından daha azına tekabül ettiğine de dikkat çekti.

 

30 bin dönüm alana kurulu yedi çiftlikte İsrail'in toplam sebze meyve ihracatının yüzde 66'sı gerçekleştiriliyor. Yer altı suları, tuzlu ve tarıma elverişli olmamasına rağmen kurduğu tarım teknolojileri sayesinde hemen her türlü yaş meyve ve sebzenin yetiştirildiği Moşavlar'da 3 bin 500 kişi çalışıyor.

 

 

 

İsrail'in Arava bölgesinde geliştirdiği tarım teknolojileri sayesinde bölgede her türlü ürün yetiştirilirken toprağın elverişsiz ve iklimin çöl olması nedeniyle toprağın sadece üst kısmındaki 30 santimlik bölümünde ekim yapılabiliyor.

 

 

 

Kavundan karpuza, üzümden hurmaya, domatesten biber patlıcana kadar her şeyin yetiştirildiği çiftliklerde üretilen ürünlerin yüzde 90'ı Avrupa ve Amerika pazarına ihraç ediliyor. Üretimin yüzde 10'u ise iç pazarda tüketiliyor. Toplamda yarım milyar dolarlık ihracatın karşılığı olarak ise 750 bin ton yaş meyve ve sebze ihracatı yapılıyor.

Yer altındaki kuyulardan çekilen suların tuzlu olması nedeniyle kurulan güneş enerji panellerinde üretilen elektrik enerjisi ile çıkarılan su arıtılarak tarım da kullanılıyor. Her bir güneş enerjisi panelinin, günlük ürettiği elektrik enerjisi ile 3 bin litre tuzlu su arıtılıyor. Sulamanın tamamı ise damlama sulamayla gerçekleştiriliyor, vahşi sulama ise yok.

 

Tarım İsrail Ekonomisinin Kurtarıcısı

 

Tarım, İsrail ekonomisinin kurulumunda hayati bir rol oynadı. Devlet, hızlı artan nüfusu doyurmak zorundaydı. Yeni gelen göçmenler için düşük vasıflı işler yaratılmalıydı. Buna paralel olarak 1950’lerin ilk yarısında ekim alanları yüzde 50 arttı. 1980’in ikinci yarısından itibaren devlet destekli tarım politikaları yerini daha serbest piyasa koşullarına bıraktı. Bu bağlamda çiçek ve sebzeler üzerindeki kotalar kaldırıldı. Borç krizinin ortaya çıkması ile kooperatif odaklı yatırım politikası çöktü. 90’ların ilk yarısında ihracat odaklı alt sektör rekabete açıldı ve planlamada devletin etkisi azaltıldı. Monopolleri kaldırmak ve ihracatçı firmalar arasında rekabeti kuvvetlendirmek için adımlar atıldı. Un, süt ve yumurta dışındaki ürünlerin fiyatları serbest bırakıldı. Suyun etkin kullanımını teşvik etmek için yüksek su miktarlarına artan fiyat politikası getirildi. 90’ların ikinci yarısında, imzalanan uluslararası anlaşmalar dâhilinde, ithalat koşulları da liberalleştirildi. Piyasaya erişim kolaylaştırıldı, ihracat sübvansiyonu kaldırıldı, yurt içi desteği azaltıldı. 1999’da su kullanım kotası yüzde 40 düşürüldü ve suya ek vergiler getirildi. 2000’li yıllarda piyasa koşulları özellikle fiyat serbestleştirilmesi ve devlet desteğinin azaltılması ile daha da liberalleştirildi. Suyun etkili kullanımı adına suya yine ek vergiler getirildi. Bugün devlet halen, süt ürünleri, yumurta ve ekmeğin tüketici fiyatlarını kontrol etmektedir.

 

Tarım alanlarının yüzde 94’ü ve su kaynaklarının neredeyse tamamı devlete aittir. Devlet, tarım yapılacak alanları 49 yıllığına kiraya verir. Kibbutz ve moşav’lar toplam üretimin yüzde 80’ini teşkil etmektedir. İsrail, tarım tüketiminin yüzde 95’ini kendisi karşılar. Geri kalan yüzde 5’i tahıl, yağlı tohumlar, et, kahve ve şeker ürünleri olarak ithal edilir. Ülke topraklarının yaklaşık yüzde 14’ünde ekim veya hayvancılık yapılır. 1948’de 1.650 km2 olan ekim alanları 2010’da 3.000km2’ye çıktı. 1960’ların başında tarım çalışanları bütün çalışanların yüzde 15’ini, tarım üretimi GSMH’nın yüzde 10’unu teşkil ediyordu. Son yıllarda tarımda çalışanların oranı yüzde 3’e, ekonomideki payı yüzde 2’ye kadar geriledi. 1990’dan 2008 yılına kadar çalışan sayısı düşerken, kişi başı verimlilik iki katına yükseldi. Bu, bütün sektörler arasındaki en yüksek verimlilik artışıdır. Suyun etkili kullanımı, 1960’lardan beri damla ve yeraltından sulama gibi etkili tekniklerin icat edilmesi ve geliştirilmesi ile sağlandı. Devlet tarafından desteklenen projeler sayesinde, sulama sistemleri dışında tohum teknolojisi alanında da iddialı konuma gelindi.

Ülkenin gayri safi yurtiçi hasılasının 2.8% i tarımdan gelir. 2.7 milyonluk iş gücünün 2.6% sı tarımsal üretimde, 6.3%ü tarım hizmetinde çalışmaktadır [45]. İsrail tahıl üretiminin büyük bir kısmını (Lokal tüketimin aşağı yukarı 80% i ) ithal etse de, diğer tarım ürünleri ve yiyecek üretiminde kendi kendine yetmektedir. Yüzyıllar boyunca, İsrail’deki çiftçiler, birçok turunçgil çeşidi yetiştirdi. Turunçgiller İsrail’in en önemli tarımsal ihracatıdır. Buna ek olarak, İsrail dünyanın lider sera ürünleri ihracatçısıdır.

 

Kaynak: Apelasyon 

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Başkan Erdoğan  balkon konuşması yaptı
Başkan Erdoğan balkon konuşması yaptı
Muharrem İnce'den ilk seçim açıklaması
Muharrem İnce'den ilk seçim açıklaması