escort bodrum bodrum escort kuşadası escort

Gazete Patronu mu? Gazete Çalışanı mı? Köşe yazmalı


Bu makale 2017-10-06 00:50:43 eklenmiş ve 1356 kez görüntülenmiştir.
İMDAT YAYLA

Bugün bir iş için    Konya bölge gazetelerinden Anadoluda Bugün gazetesinin  yazı işleri müdür olan kardeşim sevgili Erhan Dargeçit Beyi ziyaret ettim hoş sohbetten sonra çayımızı yudumlarken   bir vatandaşın köşe yazısını okudu ve tuhafıma gitti güldüm. Yazıyı yazanda bir gazetenin sahibi  yahu  kardeşim, günümüz dünyasında nereye giderseniz gidin gazetecilik mesleği artık çok zorlukla  ifa edilen bir meslek haline geldi. Hele Konya’da gazeteci iseniz daha bir zor zanaat gazeteci olmak. Yazını günün çok erken bir saatinde de yazabilirsiniz, gecenin ortasında da yazabilirsin. Okuyanlar  için fark etmiyor.  Şunu asla unutmayın sakın  gazetede çalışan reklamcıdan tutunda genel yayın yönetmenine kadar  onlar  dinlerinken çalışın, çalışırken dinleniyorlar. Kimi zaman klavyeleri kameraları ve fotoğraf  makinaları  onlar  için  bir yastık bile olabiliyor. Gazetecilikte ne İsa’ya yaranıyorlar , ne Musa’ya. Gerçi onların da yaranmak gibi de bir dertleri yok zaten.  Dertleri, görevlerini adam gibi yapmak Yeter ki kimse kimseye  ayak bağı olmasın.

 Güncel haberleri yazdığınız, yazabildiğiniz kadar gazetecisinizdir, yazmazsanız zaten yok demeksinizdir.

Kısa sürede olsa 3 yıl gibi mesleki yaşantımda bir çok zor günler yaşadım, güzel günler de yaşadım. Ben  bir fabrikada çalışarak emekli oldum. Fakat bazı sebeplerden dolayı (Sağlık sorunlarım) bir  kenara köşeye çekilemedim. Mesleğe yatkın olduğumdan gazetecilik yapmaya çalışıyorum. O yüzden kimi zaman Bizim evle derin görüş ayrılığına girdiğim günlerim oldu. Bana manen destek olan ömrünü gazetecilik mesleğine adamış kardeşim Duran Çölcü’den öğrendiğim ilk kural gazetecilikteki zorlukları evinize, evinizdeki sorunları gazetecilik yaşantınıza sokmayacaksınız. bu çok önemli bir husustur.

 

Ha bu konuda her zaman insan dikkat edemez, ancak bunların ayırt edilebilmesi önemlidir . Öğrendiğim diğer husus ise  gazeteciliğin emeklisi yok emekliliği de yok. Gazeteciliğin  gecesi-gündüzü, ayazı, soğuğu da yok. 30 Yılını gazetecilik mesleğine vermiş  Dostlarımın Anlattıklarına göre  gazetecilik eskiden daha zormuş, bugün ise daha kolay fakat adam gibi bu işi yapan arkadaş yok denecek kadar  az.  Duran Çölcü’ye  geçmiş yılların gazeteciğini  sorduğumda anlatmaya başladı; ‘’Eskiden gazetecilik gerçekten daha zor . Ayaklarım ağrır  mesai yapardım, fotoğraf makineleri devamlı şekilde film harcar. Dijital ortam yok, Net Ortamı yok, Arkadaşlar ve kurumlar arasında öyle şimdiki gibi net bağlantısı yok. İnternet hiç yok. Zor ama güzel günlerdi o günler. Gazeteci arkadaşlar arasındaki dostluklar da bir bambaşka ve daha güzeldi. İnternet çıktı her şey kolaylaştı ama bir çok anlamda da gazetecilik mesleğini kökünden değiştirdi.

İnternet gazeteciliği çıkınca  birbirinin emeğine de saygı kalmadı. Bu durum 80’li, 90’lı yıllar arasında gazeteciler arasında var olan o güzel arkadaşlıklarda da önemli değişiklikler getirdi. İnternetin ortaya çıkması ile birlikte  “Seç-kopyala-yapıştır” gazeteciliği türedi.“El emeği göz nuru” gazetecilik böylece tarihe karıştı. Bu hususu gazeteciliğin bir başka  önemli ismi ve duayeni olan  Uğur Özteke  Abime sorun! O da size aynısını söyleyecektir.

Şimdi  meslekte yeni olan bazı arkadaşlarıma bakıyorum, (bazılarını elbette tenzih ediyorum) Pek öyle büyük bir sıkıntıya gelemiyorlar. Sonra eleştiriye kızan bazı arkadaşlara bende kızıyorum,  Eğer eleştiriye açık değilsen sende eleştirmeyeceksin, Bir okuyucu sizi yazınızla veya haberinizle ilgili sizi eleştirebilir. Bundan dolayı hemen kızıp parlamayacaksınız, Bir Ağabey tavsiyesidir ‘’diyerek  tavsiyede bulundu.

 Bir köşe yazını anlattım bin ah işittim. Ben bu mesleği bırakırım herhalde Benim yazılarımı da  herkes beğenecek diye bir durum yok İyi yazarsanız alkışlanırsınız. Kamuoyuna da bir iki çift sözümüz var. Biz  gazeteciler iyi yazarsak iyiyiz, biraz eleştirel bir haber ya da yazı yazarsak kötü oluyoruz neden acaba?

Peki biz birileri mutlu olsun diye sadece baldan tatlı yazı mı yazacağız?

Hiç gerçekleri yazmayalım mı? Yerel yetkililerle her zaman beşeri ilişkilerim kişisel ve  Gazeteci anlamında iyi  lakin elbette bazı yanlış uygulamaları eleştiririm, ama bu hiç bir zaman yıkım sal anlamda bir eleştiri olmaz, Erhan Kardeşimin okumuş olduğu köşe yazısını da o anlamda eleştirmiştim.

Ben   gazeteciyim, kimsenin sözcüsü değil. Nabza göre de şerbet sunmam.

 Bu mesleğe  her geçen gün yeni arkadaşlarımız geliyor, ama tabi bunların sayısı çok değil. Meslek  yeni yüzler görmeli. Gelen yeni yüzler basın-ahlak kuralları içinde bu mesleği icra etmeli ki bu meslek daha da yücelsin!

 Şunu da belirteyim, eskiden gazetecilik zormuş  ama bugün gazetecilerin  örgütlü bir biçimde KGC örgüt çatısı altında olmaları da bence sevindirici bir durumdur. Saygı ve Hürmetlerimle 


Kaynak belirtmeden yazıların herhangi bir yerde yayınlanması kesinlikle yasaktır. Aksi takdirde 5846 sayılı kanunun gereği yapılır. Sitedeki yazılardan yazarların kendisi sorumludur; site yönetimi yazılardan sorumlu tutulamaz. Yazıların kullanımı için yazarın ve site yetkililerinin izni alınmalı ve kaynak gösterilmelidir.
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Türkiye yüzünü hangi tarafa dönmeli?
1. Avrupa Birliğine.
2. Avrasya Birliğine.
3. İslam Birliğine
4. Türk Birliğine
5. Şanghay beşlisine.(Şanghay İşbirliği Örgütü)
Üretici Haber sanalbasin.com üyesidir
© Copyright 2013 Üretici Haber. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA