escort bodrum bodrum escort kuşadası escort

ALLAH ÖNCE MUHAFAZAKAR'LARA AHLAK VE VİCDAN NASİP ETSİN


Bu makale 2017-09-24 19:35:13 eklenmiş ve 2720 kez görüntülenmiştir.
CÜNEYT DİLER

BU yazıyı yazmamak adına uzun zaman kendimle mücadele ettim, ahlak, fazilet, erdem, vicdan gibi insan için, çok önemli olan özellikleri benden çok daha fazlası ile taşıyan ama her nedense bu konuda yazmak ve harekete geçmek noktasında bir çaba ve cesaret göremediğim için ben yazmak zorunda kaldım.

İşin en acı olan yanı, bu ahlak, fazilet ve erdem sahibi olan büyüklerimiz, gerçekten yaş olarak bir hayli büyümüş olacaklar ki, artık muhakeme güçlerini de yitirip sürmenaj olmuşlar, 40 sene sabretmek imandan mıdır, bilmiyorum ama 41. sene artık harekete geçmek adına çok geç oluyor.

Çevresindeki ahlaksızlıklara, uğursuzluklara, hırsızlıklara zamanında müdahale etme gücü var iken susanlar, bu ahlaksızlıkların, uğursuzlukların, hırsızlıkların dilsiz ortaklarıdır, susmakla bu ahlaksız kişi ve gurupları teşvik etmektedirler, bizi yok sayın, uğraştırmayın, başımıza ekşimeyin, alın istediğiniz gibi at oynatın ezin geçin, çalın çırpın, nasıl olsa sizinle aynı siyasi görüş, ideolojik kimlik ya da inanç sahibiyiz, bir önceki devrin mazlumu bizdik şimdi sıra bizde …………. Vesaire düşüncelerle, yada bu dönemde işim gücüm yok bunlara neden bulaşayım Allah’ından bulsunlar, bizden uzak olsunlar, kaybedecek çok şeyim var gibi sözlerle her devrin zalimlerini, ahlaksızlarını, arsız, uğursuz ve hırsızlarını daha da azdırırlar, bir de zulmün artsın diye buğz ederler, Hadisle sabit “Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.-( Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248)”

En yüce ahlâka sahip olduğuna şüphe olmayan; yüzyıllar boyunca, dost ve düşman, herkesin üzerinde ittifak ettiği tek bir insan vardır: Peygamberimiz Hz. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselam.

Hz.Muhammed (sav) alemlere rahmet olarak gönderilmiş olan en son peygamber ve bütün insanlık için en güzel ahlak örneğidir. Yüce Mevla’mız Kuranı Kerimde onun için şöyle buyurmaktadır.

“ Şüphesiz sen yüce bir ahlak üzeresin” Kalem Suresi 4

Zaten o, yeryüzünde bulunuş maksadını, " Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim ” buyurarak net olarak ifade ediyordu.

“Andolsun size bir Peygamber geldi ki sizin sıkıntıya uğramanız onu incitir ve üzer. Çünkü o size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatli ve merhametlidir.” Tevbe Suresi 128

“ Rasulüm biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik” Enbiya Suresi 107

“ Andolsun ki Rasulullah sizin için, Allah’a ve ahıret gününe kavuşmayı umanlar için ve Allah’ı çok zikredenler için güzel bir örnektir” Ahzab Suresi 21

Alemlere rahmet olarak gönderilen o Yüce Rasul güzel ahlak konusunda şöyle buyurmuştur:

“ Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim”

“ Sizin en hayırlınız ahlakça en güzel olanınızdır”

“ Kişi güzel ahlakı ile geceleri ibadetle gündüzleri oruçla geçirenin derecesine yükselir”

“ Su buzu erittiği gibi, güzel ahlakta günahları eritir (yok eder); sirke balı bozduğu gibi kötü ahlakta ameli bozar.”

“ Allah’ım beni güzelleştirdiğin gibi ahlakı mı da güzelleştir”

Hz. Aişe Validemize Hz.Peygamber (sav)’in ahlakı sorulduğu zaman “Siz hiç Kuran okumuyor musunuz. Onun ahlakı kurandı.” cevabını vermiştir.

Kuran ahlakı; Yüce Mevla’mızın Kuranı Kerimde bize bildirdiği, Hz. Peygamber (sav)’inde bizzat yaşayarak örnek olduğu ahlaktır.Bu ahlak ile bezendiğimize öncelikle kendimiz inanıyormuyuz ki,çevremizdekilerin inanmasını bekliyoruz,bu beklenti adına olduğumuz gibi görünmekten bir hayli uzak münafıkça roller yapıyoruz?

Hayatına Kur'an ve Sünnet doğrultusunda bir düzen verdiğini, siyaseti,ticareti ve aile ilişkilerini bu doğrultuya göre icra ettiğini ima veya direkt ifade eden bazı münafık tiplerin hiç bir zaman dilinden düşmez yukarıda yazdıklarım, bunun üzerine yorum yaparlar, şiir yazarlar, sohbet ederken coşarlar,Allah kelâmı, peygamber sözü, sahâbe tavrı bahsedildiği için yanlarında edep dairesini aşmamaya gayret edersiniz ama iş aile içi ilişkilere, ticaret ve siyasete geldiği zaman, yukarıda yazdığım ölçü birden bire kayboluverir, zenginleşmek ve kuvvetli olmak için,dönemin kuvvetli partisine  ve yan kuruluşlarına yakın dururlar, hatta kontrollü olarak içine dahil olurlar,dışarıdan görünümleri farklıdır, iç alemleri çok daha farklı

 Ben bunlara "TUHAFAZAKÂR" adını verdim. MUAHAFAZAKÂR'lıktan beslenen MÜNAFIK'LAR.

Sayın Milletvekilimiz, kıymetli Ağabeyimiz; Metin KÜLÜNK'ün basın ile paylaştığı, bir olay akabinde kendi tatlı sert üslûbu ile sorduğu bir soru vardı, biz bu sorunun haberini yaparken altına şu cevabı da vermiştik;

"Gerek küçük ve orta ölçekli ve gerekse büyük şehirlerde, o şehrin ekseriyetle yerlilerinden oluşan bir Şehir Dükalıkları vardır,birde bu dükalıkların başlarına hizmet eden çanak yalayıcıları... bu şehir dükalıkları, zamanla gelişir büyür ve o şehrin her türlü sosyal ve ekonomik gücünü ve etkinliğini elinde tutarlar, şehir dükalıklarının mensupları, her partide, her cemaatte, her dernekte, kulüpte, her resmi kurum ve kuruşuta, ekonomik ve sosyal etkinliklerde, her türlü kurumsallaşmış yahut kurumsallaşmamış yapının içinde ve bürokraside yönetici olarak başrolde bulunurlar,bu dükalıkların mensupları, çocuklarını birbirileri ile evlendirerek, dükalığın etkinlikliğini artırılır ve bir nev'i bir başka paralel yapılar kurarlar, bu yapının mensupları her oluşum içinde bulundukları için, Devlet Erk''nin Terörist ilan ettiği kişileri kolay kolay gözden çıkaramazlar çünkü Paralel Şehir Dükalıkları'nın mensupları birbirlerini çok iyi tanır ve açıklarını yakından bilir ve takip ederler,yasa dışı yahut etik olmayan geçmiş ve şimdiki bilgilerine ciddi derecede vakıf oldukları için,Dükalık mensuplarından birine  zarar gelirse;o biri tüm Paralel Şehir Dükalığını çok kısa bir sürede açık eder,tüm sırlarını ifşa eder ve Dükalığı yerle yeksan eder,bu Dükalıkların her parti, her sosyo ekonomik yapı,bürokrasi, cemaat ve derneklerde olduğundan hareket edersek ikitdarı elinde tutan siyasi organizasyon'un içinde de taşra ve merkez yönetimlerinde bu Dükalık mensupları vardır.

Yerel Basın ve kamoyu nezdinde bu durumun tartışılamamasının sebepleri bu yazdığımız cevabın içinde gizlidir,temenni ederiz ki, Sayın milletvekilimiz ve Tüm Siyasi Partilerin Ana kademe yöneticileri cevabımızı alıp, değerlendirsinler,Dükalıklar Kamoyu oluşturmaya çalışan ama asla ve asla Kamuoyu olmayan, şişirilmiş, pohpohlanmış, semirtilmiş yada semirmesine gözyumulmuş spekülatör sülük örgütlenmelerdir, Dükalıklar şehirlerin kanını emen talihsizliklerdir." şeklinde yaptığımız cevabi yorum bir hayli konuşulmuş, tartışılmış ki, yayınlandığı andan iki saat kadar sonra telefonla dahi bir çok olumlu, olumsuz tepki aldım, bu tepkilerin hepsi benim için saygıdeğerdir, haber ve yorumumuzun üzerine internet üzerinden www.ongunhaber.com haber portalımıza yazılı olarak yorum yapanlar da oldu edep ve haysiyet haddini aşanları hariç hepsini dikkate alıyorum, hadsiz ve depsiz yorumları, önce Allah (c.c) ve Millet'in sağduyusu sonra da gerçekten halen sarsılmaz bir inançla saygı duyduğum, hakim ve savcılarımıza gereğini arz ile havale ediyorum.

Şehirler, nüfus ve yüzölçümleri her ne olursa olsun kesreti kadarınca keyfiyet ve kemmiyet oynanılan sahnelerdir, bu sahnelerde, dağıtılan roller vardır, rollleri oynayanlar vardır (oyuncular her an değişebilir), bu oyunculara sufle verenler vardır (sık olmamamakla beraber ,bunlarda değişebilir), izleyiciler vardır, hem izler, hemde not verirler,izleyiciler'in değişimi çok zor ve çok zaman gerektiren bir süreçtir,oyuncular ile suflörler'in istikbal ve istiklallleri izleyicilerce belirlenir,izleyicileri, çevresinde ruhen inanmadıkları ama ağızlarından düşürmedikleri, Allah kelâmı, peygamber sözü, sahâbe tavrı ile hizmetçileri aracılığı ile parya gibi gören münafık ve seçkinci rüzgar gülü gibi her yöne rahatça,yüzü kızarmadan dönebilen oyuncu ve suflörler sakın şunu akıllarından çıkarmasınlar; not verip istikballerine basamak olan izleyiciler asla parya değildir, sahneyi inşaa eden asıl onlardır,o asıllar üzerine basanlar tarafından küçük görülürse, tüm küçük görenleri ayaklarından çekildiği gibi sahne dışına alıverirler, sahne dışı olanların hiç biri daha da o sahneyi göremezler,Millet adını verdiğimiz izleyiciler,sizin ilanihaye şakşakçılarınız değildirler,Allah kelâmı, peygamber sözü, sahâbe tavrı hayatınız'ın bütününe isabet etmez ise mutlaka ve mutlaka bir hatta birçok yerde hata yapar, asıl olan siz'i gösterir ve sahne dışına alınırsınız, arkasından türlü fesatlıklarla ahlaksızca işler çevirdiğiniz insanlardan birkaçı sizin yüzünüzdeki boya'yı, işlerinizdeki binbir foya'yı ortaya döker, rezil, rüsva halde sizi toplum içine çıkamayacak şekle getirir.

Bir de bu sahne'nin izleyiciler'in suflörler'in, Oyuncuların ve Roller'in tümüne sahip olan vardır ki...

Kader'in üstünde, kader'e yön veren bir sahip; Zatında, sıfatlarında ve fiillerinde O’nun dengi, eşi-benzeri yoktur. Hiç kimse ve hiçbir şey O’nun karşısında ikinci bir kutup teşkil etmez. Her şey ve herkes O’na muhtaçtır, O ise hiçbir şeye ve hiç kimseye muhtaç değildir.

Ey Tuhafazakârlar öncelikle siz o'nu hiç unutmayın olurmu?

 

 



Kaynak belirtmeden yazıların herhangi bir yerde yayınlanması kesinlikle yasaktır. Aksi takdirde 5846 sayılı kanunun gereği yapılır. Sitedeki yazılardan yazarların kendisi sorumludur; site yönetimi yazılardan sorumlu tutulamaz. Yazıların kullanımı için yazarın ve site yetkililerinin izni alınmalı ve kaynak gösterilmelidir.
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Hangi Tür Haber Görmek İstersiniz
Ulusal ve Dünyadan
Magazin
Asayiş
Bölgesel
Siyasi
Ekonomik
Üretici Haber sanalbasin.com üyesidir
© Copyright 2013 Üretici Haber. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA