escort bodrum bodrum escort kuşadası escort

PARALEL KARİYER (Alternatif Güç)


Bu makale 2017-09-18 15:34:36 eklenmiş ve 1436 kez görüntülenmiştir.
EYÜP AL

Geçmişte insanlar işletmelerde ve kamu örgütlerinde ücret temelli, sivil toplum kuruluşlarında ise daha çok gönüllülük esasına dayalı olarak yer almaktaydılar. Ancak günümüzde sivil toplum kuruluşları da ekonomik anlamda başlı başına büyük bir mali sektör konumuna gelmiştir. Birçok insan geçimlerini garanti altına aldıkları işlerini yaparken ekonomik ve sosyal nüfuz alanı kazanma gibi nedenlerin de içinde bulunduğu farklı gerekçelerle sivil toplum kuruluşlarında faaliyetlerde bulunuyor. Yapılan araştırmalara göre, kamu kuruluşlarında ya da özel sektörde mevcut bir kariyere sahip olan sivil toplum kuruluşu veya sendika yöneticilerinin paralel kariyer yapmasında etkin sebepler şöyle sıralanmış: “çevre edinme ve nüfuz alanını genişletme”, “farklı tecrübeler elde etme ve öğrenme”, “toplumsal sorunlara karşı duyarlılık”, “iş yaşamındaki monotonluğu azaltmak” ve “toplumsal saygınlık ve statü kazanma” gibi sosyolojik, psikolojik ve mevcut işiyle ilgili nedenlerin ön planda olduğu görülmüştür.

            STK’lar (Vakıflar, Dernekler, Sendikalar, Odalar, vs.) her ne kadar birçok isimle ifade edilse de ortak özelliklere sahip organizasyonlardır. Bu özellikler; örgütlülük, özerklik, kâr amacı gütmemek, gönüllülük, kamu yararı gözetmek, yatay ilişkileri ön plana çıkarmak, belli bir konuda uzmanlaşma ve bir kamu alanına sahip olmak gibi maddelerle niteleyebiliriz.  Bu özelliklere bakarak genel bir tanımlama yaptığımızda; STK’lar siyasi irade ve organizasyonlardan bağımsız, hukuk çerçevesinde yapılanmış ve faaliyetlerini yürüten, gönüllüğe ve rızaya dayalı olarak belirli uzmanlık alanlarında kamusal hizmet ve fayda sunan, kendi kendini yönetebilen organizasyonlardır, demek doğru olur.

Bu örgütler günümüzde yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası düzeyde çok sayıda örgütlenmiş ve çok büyük miktarlarda maddi güce ve sair unsurlara hükmeder duruma geldi. STK’lar, işletme ve kamu kuruluşlarıyla birlikte örgütlü toplumun üç temel unsurundan biridir; ve günümüz iş hayatında pek çok kişi STK’ları bir kariyer manivelası olarak görme eğiliminde. Bu nedenle STK’ların hâlihazırdaki görünen resmi; gönüllülükten ziyade profesyonellerin oluşturduğu örgütsel çizgidir. Ülkemiz özelinde mevcut yasaların da izin vermesiyle birlikte kamu örgütlerinde, işletmelerinde ya da kendi işlerinde çalışan birçok kişi ücretli olarak yahut medet umarak STK’larda çalışmakta ve paralel kariyer yapma hedefine odaklanmaktadır.

            Dolayısı ile bugün devletin birçok kurumunda ve diğer önemli dernek ve vakıfların belirleyici gücü ve faktörü olmasıyla baskı grupları haline gelen STK’lar bürokrasiden, siyasete, dış politikadan, ekonomiye her alanda yapılan atama ve görevlendirmelerde yönlendirici, etkileyici adeta devletin ikinci bir kolu, ya da siyasi iradenin yönlendiricisi şeklinde güçlenmiştir. Bununla birlikte bu gücü kullanmak isteyen ve siyasi iradenin de buna imkân ve fırsat tanımasıyla; iş görenlerde beklenen “ehliyet, liyakat, devlete sadakatin” yerini, yukarıda saydığımız alanlarda faaliyet gösteren STK’ların büyümesiyle ile güç/nüfuz etkisinin gelişmesine paralel olarak STK (Vakıf, Sendika, Dernek, Oda) yöneticilerine “itaat ve biat” kültürü aldı. Kamu kurumlarımızdaki atamalarda bu uygulamalara çokça rastlar olduk. Ancak, bu tehlikeli bir boyut kazandığında devletin bekası ve iş görme kabiliyetinde büyük zafiyetler oluşturduğu herkesin malumudur. Devlet ve vatan meselesinde milletimizin fertleri kendi varlığını hiçe saymada emsalsiz kahramanlıklar gösterir. Fakat mevzu izzet ü ikbal olduğunda ucuz süvariler gibi meydanda caka satanların, milletin kahraman evlatlarını rencide ettiklerini ve gücendirdiklerini görüyoruz. Örneğin; şimdiye kadar sendikacılıkta çokça izhar edilen rakip sendikalı, ya da sendikasız ayrımı bu gün sendikanın kendi bireyleri arasına girmişse bu hareket, devletle çalışan arasında ara bulma ya da çalışanın hakkını kayırma çabasını çoktan terk ettiğini gösterir. Evet bu gün sendikacılık; mevkiini muhafaza etme ve kariyer basamaklarına takılmadan atlamak için asansör vazifesiyle iş görmek desek sezadır.

            STK’ların varoluş amacını irdelersek şahsın etkinliğini katlayıp, bir cemiyet gücü elde etmek olduğunu görürüz. “Tek taştan duvar olmaz” sözünün güzel bir tezahürü olan STK’lar mali kaynakların önlerinde açılmasıyla gönül bağlarını yitirip, birer zombi gibi madde bağımlısına dönüşüyorlar. 

Milliyet davası fıska büründü” mısraına adeta hedef olan hareketleriyle safî zihinleride iğfal ediyorlar. Milletin yararına milletin parasıyla faaliyetini devam ettirmek bu mudur?  Farz-ı misal, teşbihte hata olmasın, koroda şarkı söylerken diğer sesler arasında kaybolup gideceğini düşünen bariz cırtlak ve berbat sesler dahi bu kalabalığın içinde curcuna havası estiriyor, adeta kaynayıp gidiyor. Eğitimde, sağlıkta ve diğer sosyal hizmetlerde kalite artırması, sorumluluk (Dikkat edin ‘görev’ değil! Görev almakta pek mahirler.) alması gerektiği halde, almayan, başarı çıtasının yükseltilmesi için elini taşın altına koymayan Sendika, Vakıf,  Dernek her ne ise; iş kamu alanındaki atamalara geldiğinde, kendini devletin devamı gibi görüp nüfuzlarını daha da güçlendirmek için her noktaya temas etmekte ciddi ve gayretliler. (Buna da müdahale edilmesine tahammülsüzdürler, her şeyi yaparlar alimallah...  iyi biliriz J)  Bunlar tarihten ve kültürden haberdar olsalar Merkez Efendi merhumun darb-ı meselinden istifade edebilirlerdi.

Peki, bütün bunlar olurken elde ne mi var? Nitelik yönünden güçlü bir programımız ve kaliteli iş veya ürünümüz yok!..  Kaldı ki meziyetsizlerden üretkenlik, icraat, aksiyon beklemek hayalden öte bir şey de değil! Üretmek şöyle dursun, rutin bir işin yerine gelmesi dahi hayal oluyor, peki kim kaybediyor? Tabi ki ülkemiz, milletimiz, yani topluca biz...

 

 

Eyüp AL / SAĞLIK-DER KONYA İL BAŞKAN YARDIMCISI


Kaynak belirtmeden yazıların herhangi bir yerde yayınlanması kesinlikle yasaktır. Aksi takdirde 5846 sayılı kanunun gereği yapılır. Sitedeki yazılardan yazarların kendisi sorumludur; site yönetimi yazılardan sorumlu tutulamaz. Yazıların kullanımı için yazarın ve site yetkililerinin izni alınmalı ve kaynak gösterilmelidir.
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Türkiye yüzünü hangi tarafa dönmeli?
1. Avrupa Birliğine.
2. Avrasya Birliğine.
3. İslam Birliğine
4. Türk Birliğine
5. Şanghay beşlisine.(Şanghay İşbirliği Örgütü)
Üretici Haber sanalbasin.com üyesidir
© Copyright 2013 Üretici Haber. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA