escort bodrum bodrum escort kuşadası escort

15 Temmuzun tekrarlanma ihtimali var mı?


Bu makale 2017-07-19 23:48:04 eklenmiş ve 1134 kez görüntülenmiştir.
CEMİL PASLI (Cemil Paslı com)

23 Eylül 2008 tarihiydi.

 

Ramazan ayının son 10 gününe girmiştik.

 

İddia edilen Ergenekon terör örgütüne dair bir yazı yazmıştım.

 

Yazının başlığı: ‘İÇİMİZDEKİ ERGENEKONLARI TEMİZLEME ZAMANI’ idi.

 

Bu gün 08 Ocak 2015 Perşembe.

 

Yeni Türkiye’yi, 2023 ve 2053 ve 2071 hedeflerini konuşuyoruz.

 

O  tarihte farklı bir Ergenekon(etö) tarifi yapmıştım.

 

http://www.cemilpasli.com/ahlak/yeni-turkiye-ye-gecisin-yolu-icimizdeki-ergenekon-lari-temizlemekten-geciyor

 

Maalesef zaman beni haklı çıkardı ve o gün en yüksek sesle Ergenekon diye feryat edenler, o gün şikayet ettikleri tüm olumsuz olayların başka bir versiyonu ile olarak karşımıza çıktılar.

 

O gün Kırmızı renklisini gördüğümüze Ergenekon’un bu gün yeşil renkli olanını yaşıyoruz.

 

8 0cak 2015 tarihinden 1 yıl 7 ay 7 gün sonra 15 Temmuz 2016 da yeşil renkli Fetö  tarihimizin en büyük ihanetlerinden birisine kalkıştı ve 249 kardeşimizin şehit ve 2193 kardeşimizin gazi olmasına sebep oldular.

 

Şimdi travmanın üzerinden 1 yıl geçti ve taakkul, tefekkür, tezekkür, tedebbür, tedbir zamanı.

 

Bir daha 15 Temmuzun yaşanma ihtimalini sıfırlamak için ne yapmak gerekiyor?

 

Dostlar;

 

O  günkü(23 Eylül 2008) yazından kısa bir alıntıyla tespitimi sizinle paylaşayım, zamanın  tarifi ne kadar doğruladığına siz de hak vereceksiniz.

 

Ramazan ayının son 10 gününün verdiği manevi havanın da etkisiyle şöyle yazmıştım;

 

‘’ Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu günahlardan bağışlanmak olan Ramazan ayının son günlerindeyiz. Yani final oruçlarını tutuyor, sahurlara kalkıyor, hatimlerimizin son cüzlerini okuyoruz.

 

Peki Ramazan orucu bizde nasıl bir değişiklik yaptı.  Ramazan ayına başladığımız 1 eylül tarihi ile bu gün arasında bizde ne gibi değişiklikler oldu. Başımızı iki elimizin arasına alıp bu muhasebeyi yapmanın tam zamanı dostlar.

 

Muhasebemizi iyi yapalım ki son düzlüğüne girdiğimiz bu rahmet ayında ,  unuttuğumuz ihmal ettiğimiz,  yapmayı planlayıp ta yapmadığımız bir faaliyetimiz kalmasın.  Çünkü 2009 Ramazan ayına kavuşacağımıza dair hiç birimizin senedi yok.

 

Hepimizin artık öğrendiği ve dalga dalga genişleyen bir Ergenekon yapılanması var. Bu rahmet ayında  şöyle bir muhasebe yapabiliriz.

 

Ben bir fert olarak ne kadar bu gibi örgütlerden uzağım ya da ne kadar bu örgütlere yakınım?

 

Sosyolojik ve iktisadi bir kuraldır dostlar:

 

Arz talep dengesi.

 

Bir toplumda neye talep varsa , talep edilen o mal, o ihtiyaç arz edilir.

 

Bu gün ülkemizde oluşmuş bu mafyavari  teşekküller toplumun talebi olmasa bu kadar çoğalabilir mi, genişleyebilir mi ?

 

Kanaat etmeyen, hırsla yaptığı ticarette bir an evvel köşeleri dönmeye çalışan tüccarın, bürokrasi basamaklarını 2’şer,3’çer çıkmak isteyen, başkalarının 30 yılda gelemediği makam ve mevkilere 3-5 yılda yükselmek isteyen bürokratın, bir an evvel meşhur olup yıldız olmaya çalışan sanatçının yolları mutlaka Ergenekon’la kesişecektir.

 

Zaten bu gibi yapıları oluşturan , geliştiren,  çoğaltan insanlardaki bu hırs ve kanaatsizliktir.

 

Hayat,  dünya ve ahiret sermayesinin birlikte kazanılacağı, sınandığımız denendiğimiz bir alandır Müslüman için. Hayatı boyunca dünya ve ahiret kazancının peşinde koşan insan için en gerekli  4 şey çalışmak, sabır, tevekkül ve kanaattir. Bu gün %99 u Müslüman olan bu ülkede Ergenekonvari yapıların bu kadar çok olması Müslümanların bu 4 vasıftan ne kadar uzaklaştıklarının ispatıdır.’’

 

23 Eylül 2008 de Ergenekon terör yapılanması(etö) üzerinden, 08 Ocak 2015 7 yıl sonra Fetö üzerinden uyarılarımı yazmıştım.

 

09 Aralık 2016 da ise ''15 Temmuzları bir daha asla yaşamamak için' başlıklı yazımı yazmıştım.

 

http://www.cemilpasli.com/sosyal/15-temmuzlari-bir-daha-asla-yasamamak-icin

 

Bu gün 17 Temmuz 2017.

 

Eğer bireysel ve toplumsal değişimi gerçekleştiremez, liyakat, adalet ve adaletin hakim olduğu bir sistemi kuramazsak, bireysel gelişim ve değişimi çalışma, sabır, tevekkül ve kanaat esasları üzerinden tesis edemezsek en geç 2022 de 15 Temmuzun çok daha ağır şeklini yaşamamız sünnetullahın gereğidir.

 

Zira aynı sebepler , aynı şartlarda aynı sonuçları doğurur.

 

‘’Eğer o memleketlerin ahalisi iman edip Allah'tan sakınsalardı elbette üzerlerine yerden gökten bereket kapıları açardık. Ama gerçeği yalanladılar ve biz de yaptıklarından dolayı onları kıskıvrak yakaladık. ‘’ A’raf,7/96

 

‘’Şüphesiz sen onları doğru bir yola çağırıyorsun. Fakat ahirete inanmayanlar, ısrarla bu yoldan sapıyorlar. Eğer onlara acıyıp da içinde bulundukları sıkıntıyı giderseydik, iyice körleşerek azgınlıklarında büsbütün direneceklerdi. Andolsun, biz onları azap ile kıskıvrak yakaladık da yine Rablerine boyun eğmediler ve O'na yalvarıp yakarmadılar. Sonunda, üzerlerine azabı şiddetli olan bir kapı açtığımızda, onlar bunun içinde şaşkına dönüp umutlarını kaybettiler.  Hâlbuki O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. (Buna rağmen) ne kadar az şükrediyorsunuz!  Sizi yeryüzünde yaratıp türeten O'dur ve O'nun huzurunda (diriltilip) toplanacaksınız. Müminun,23/73-79

 

‘’Başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizin yaptığı işler yüzündendir.  (O,) yine de çoğunu affeder.’’ Şura,42/29

 

Tablo son derece net.

 

Eğer bireysel ve toplumsal olarak 15 Temmuz 2016 tarihinden bu güne olumlu anlamda hayatımızda değişiklikler %50’yi geçmemişse 15 Temmuz daha ağır bir biçimde tekrarlayacağını tekrar ifade edelim.

 

Değişim olmadan gelişim olmaz.

 

Kartalın değişim hikayesi, ülkemizin yapmakta olduğu değişim hikayesine aynen, tıpa tıp benziyor.

 

Kartalın değişim hikayesi için: http://www.cemilpasli.com/tarih/size-buyuk-bir-fetih-verdik

 

Musibetler karşısında İblis gibi savunmaya geçip hatayı başka bir yerde aramak yerine, Müminler olarak bizler ; Hz. Adem ve Havva’nın yaptığı şekilde dua ederek ‘’

(İkisi de:)  “Ey Rabbimiz! Biz kendimize yazık ettik; bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, hiç şüphesiz kaybedenlerden oluruz!” tevbe ve istiğfarımızı yapıp hayatımızı Kur’an ve Sünnet çerçevesinde yeniden formatlamalıyız.

 

Değişim, inovasyon şart,

 

Zira ‘’İnnallahe yuhibb-ul muhterif:Allah kendisini her gün yenileyen,inove eden kulunu sever.’’

 

Hadis-i Şerif


Kaynak belirtmeden yazıların herhangi bir yerde yayınlanması kesinlikle yasaktır. Aksi takdirde 5846 sayılı kanunun gereği yapılır. Sitedeki yazılardan yazarların kendisi sorumludur; site yönetimi yazılardan sorumlu tutulamaz. Yazıların kullanımı için yazarın ve site yetkililerinin izni alınmalı ve kaynak gösterilmelidir.
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Türkiye yüzünü hangi tarafa dönmeli?
1. Avrupa Birliğine.
2. Avrasya Birliğine.
3. İslam Birliğine
4. Türk Birliğine
5. Şanghay beşlisine.(Şanghay İşbirliği Örgütü)
Üretici Haber sanalbasin.com üyesidir
© Copyright 2013 Üretici Haber. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA