escort bodrum bodrum escort kuşadası escort

Çalışarak, yorularak, üreterek, haysiyetini korumak


Bu makale 2017-01-28 16:54:06 eklenmiş ve 2113 kez görüntülenmiştir.
ÖNSAL ÜNAL

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bugün hayatımızın her alanına işleyen güzel bir sözü vardır. “Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar."

Yazıma niye mi böyle başladım. Okudukça tabiri caizse cuk diye oturduğunu göreceksiniz.

Bu sıralar Şeker Kurumu tarafından İstanbul'da organize edilen Uluslararası Şeker Örgütü 49. Konsey Toplantısı, Türkiye'de bazı zihniyetlerin şeker sektörünü tamamen ortadan kaldırmaya yönelik sergilenen oyunlara alet olduğunu bir kez daha gözler önüne sererken, milli düşünen sektör paydaşlarını hiç de şaşırtmadı. Aslında konseyde kullanılan slogan kimin neye hizmet ettiğini, toplantının hangi çizgide gideceğini, hatta sonucunu bile başından belirlemişti.

'Şeker: gerçekler ve efsaneler"…

Bu slogan başını Cargill'in çektiği nişasta üreticilerinin ortak, kamuoyunda tamamen algıda değişikliğe yönelik bir slogan olarak göze çarpıyor. Sloganlar tükenmiş, deniz bitmiş. Halbu ki internette slogan yarışması başlatsanız neler neler çıkardı?… Ama gel zaman git zaman keramet kel başa şimşir tarak misali NÜD'ün sloganında imiş. Oysa ki sokakta, pazarda, vapurda bağıra bağıra söylenen sloganlarda bile bir çabanın, üretimin kokusu vardır. Hele hele hangi takımın taraftarı olursanız olun, duyduğunuzda yaratıcılığına şapka çıkarttığınız slogan replikleri vardır ki üretim, üretim, üretim diye haykırır...

Ben olsam, bu Şeker Konsey Toplantısının sloganının …

'gözümüz kör olsa, dilimiz tutulsa, vazgeçmeyiz senden asla' ya da

'…sevdik seni vazgeçmedik, uğruna cefalar çektik, bir gün olsun terketmedik, inadına peşindeyiz.'

olmasını arzu ederdim.

***

Gelelim asıl konumuza.

Bir kurum düşünün ki kuruluş amacı Türkiye'nin stratejik şeker sektörünü korumak ve kollamak olduğu halde gece gündüz demeden çalışanı, üreteni, yorulanı hazmedemeyen bir anlayışla hareket etsin. Uluslararası Şeker Örgütü ISO 49. Konsey Toplantısı'nda hünerlerini bir kez daha sergiliyor bu önemli kurumumuz.

Bir acziyetle kendi markalı oyununu yeri geldiğinde başka kurumlara, bürokratlara, siyasilere söylettirerek, şeker sektörünün kurtuluşu için politikalar üretmek yerine, önünde sürüyle alternatif seçenekler olduğu halde yok etme şıkkını seçen ve bundan haz duyan Şeker Kurumundan bahsediyorum…

Şeker fabrikalarının teknolojik yenilenmeden ve kalifiye işgücünden yoksun olduğu halde 15 yılı aşkın süredir üretimin sürekliliği için fabrikalarda yaşanan olası aksaklıkları bertaraf etmek, üretimi imkansız hale getiren şartlara dikkat çekmek için üç işçinin yapması gereken işi tek kişiyle sürdürdüğünü biliyoruz.

Üstelik geçtiğimiz günlerde iki saat ücretsiz fazla mesaiyle hayatta kalmak adına fedakarlık gösteren nasırlı elleri öpüyoruz.

***

Maliye Bakanı Sayın Naci Ağbal'ın şeker sektörüyle yakından ilgilenmesi bu konuda felaket çığırtkanlığı yapanların kursaklarını düğümlerken, söylemlerini de boşa çıkarttı.

Şeker işçisi, pancar üreticisi, nakliyecisi, besicisi üretiyor. Artık bir şeylerin değişmesinin zamanı geldi. Hatta geç bile kalındı. Şeker fabrikalarının bu haliyle üretimini sürdüremeyeceği gerçeği de ortada. Çare Devletin şeker fabrikalarından elini çekmesinde değil, bizzat bu fabrikalara el atmasında.

Yıllardır siyaset, bürokrasinin yanlış politikalarıyla hareket etti. Bundan sonra Devletin denetim mekanizmasıyla içinde olacağı üretici-işçi ve devlet eksenli yeniden yapılanma modelinde ısrar edilmeli. Umutların belirsizliğini koruduğu bir dönemde Maliye Bakanı Sayın Naci Ağbal'ın, bir ilki gerçekleştirerek şeker sektörünün tüm dosyalarını kapsamlı bir şekilde önüne alması kayda değer.

***

Sektörün tüm paydaşlarını Türk Şeker Kurumunu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nı, Şeker-İş Sendikasını, taraflı tarafsız bıkmadan, usanmadan dinliyor. Doğru bilgilere ulaşmaya çalışıyor. Toplantı üstüne toplantı yapıyor. Bu hareketlilikten belki birileri rahatsız oluyor.

Yürütülen kapsamlı çalışma şeker sektöründen ekmek yiyen milyonlarca insanın kurtuluşu olarak görülüyor. Yıllardır üretenin değil de al sat yapanların yüceltilmeye teşvik edildiği bir piyasada siyasetin bürokrasi tarafından yanlış yönlendirilerek suça alet edilmesinin önüne geçmeyi planlıyor Sayın Bakan.

Alnından öpülmeyi hak eden şeker işçileri gibi eli öpülmeyi hak ediyor. Çalışarak, yorularak, üreterek, insanların rahat yaşamaları için haysiyetlerini, hürriyetlerini, istiklal ve istikballerini kaybetmemeleri için kılavuzluk ediyor.


Kaynak belirtmeden yazıların herhangi bir yerde yayınlanması kesinlikle yasaktır. Aksi takdirde 5846 sayılı kanunun gereği yapılır. Sitedeki yazılardan yazarların kendisi sorumludur; site yönetimi yazılardan sorumlu tutulamaz. Yazıların kullanımı için yazarın ve site yetkililerinin izni alınmalı ve kaynak gösterilmelidir.
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Türkiye yüzünü hangi tarafa dönmeli?
1. Avrupa Birliğine.
2. Avrasya Birliğine.
3. İslam Birliğine
4. Türk Birliğine
5. Şanghay beşlisine.(Şanghay İşbirliği Örgütü)
Üretici Haber sanalbasin.com üyesidir
© Copyright 2013 Üretici Haber. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA